ameliyatlar.gen.tr https://www.ameliyatlar.gen.tr Ameliyat, Riskleri ve Sonrası tr-TR hourly 1 Copyright 2019, ameliyatlar.gen.tr Fri, 01 Apr 2016 00:00:00 +0000 Thu, 23 May 2019 00:00:00 +0000 60 Meme Kanseri Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/meme-kanseri-ameliyati.html Tue, 19 Jun 2018 00:19:41 +0000 Meme Kanseri Ameliyatı, Meme kanseri son yıllarda görülme oranı artan bir hastalıktır. Meme kanseri ameliyatında en büyük önem, ameliyatın teknik olmasından ziyade hangi hastaya ameliyatın yapılacağına doğru karar veril Meme Kanseri Ameliyatı, Meme kanseri son yıllarda görülme oranı artan bir hastalıktır. Meme kanseri ameliyatında en büyük önem, ameliyatın teknik olmasından ziyade hangi hastaya ameliyatın yapılacağına doğru karar verilmesidir.  Bu sebeple cerrahın deneyimi çok önem taşır. Günümüzde esas olarak meme kanseri ameliyatları, memenin hepsinin alınması yada bir bölümünün alınması şeklinde yapılır. Memenin yalnızca bir bölümünün alınmasına meme koruyucu cerrahi olarak da bilinir. Bunların dışında yani bunlardan başka, memedeki kanserin koltuk altı lenf bezlerine gidip gitmediğinin kontrol edilmelidir.

Meme kanseri ameliyatı nasıl yapılır

Meme koruyucu cerrahi radyoterapi yani ışın tedavisi ile beraber yapılmakta olup belirli kriterleri taşıyan hastalarda yapıldığında memenin hepsinin alınması ile aynı tıbbi olarak sağ kalım sürelerini sağlamaktadır. Bir de kozmetik olarak çok daha iyi sonuç verdiği beraber. Kanserin olduğu doku ile beraber çevresinde yeter kadar sağlam dokunun alınması ile yapılan cerrahi bir girişimdir. Meme kanseri ameliyatında tümör ile birlikte çevresinden ne kadar fazla sağlam doku alınır ise aynı yerde kanserin tekrar meydana gelme  riski o kadar azalır. Bunlardan başka göreceli olarak meme koruyucu cerrahi önerilmeyen hastalar da vardır.
  • Meme kanserinin tipi invaziv lobuler karsinom ise bu kişilerde meme kanserinin tekrar etme riski nispeten çok daha fazla olduğu için önerilmez.
  • Lobuler karsinoma insitu olan hastalarda meme kanseri gelişme oranı arttığı için önerilmez.
  • Ailede meme kanseri hikayesi riskli olan hastalarda önerilmemektedir.
  • Tümörün yapısında kanal içi kanserin yoğun olduğu zaman önerilmez. 
 Hangi hastalara meme koruyucu cerrahi yapılmaz 
  • Meme koruyucu cerrahi ışın tedavisi ile beraber yapıldığı için sistemik lupus hastalığı gibi durumlarda meme koruyucu cerrahi yapılamaz.
  • Memede birden daha fazla yerde kanseri varsa meme koruyucu cerrahi yapılmaz. 
  • Yaygın mikro kalsifikasyonlar yani kireç çökeltileri varsa meme koruyucu cerrahi yapılmaz. 
  • Memede olan tümör boyutu büyükse 5 cm yada daha büyük yada memenin yapısı küçükse, tümör alındıktan sonra kalan memede yeterli kozmetik görünüm olmayacağı için memeye koruyucu cerrahi yapılmaz.
  • Genetik bir yapı değişikliği var ise meme koruyucu cerrahi yapılmaz.
  • İnflamatuvar meme kanseri olan hastalarda meme koruyucu cerrahi yapılmaz. 
Meme kanseri ameliyatında memenin tamamının alınması 

Belirtilen kriterlere uymaya hastaları memenin tamamen alınması ile karşılaşabilir. Memenin tamamı ifadesi; memenin dokusu, derisi ve meme ucu ile birlikte alınması anlamına gelir. Yalnızca memenin hepsinin alındığı durumlarda basit mastektomi, beraberinde koltuk altı lenf bezlerinin de alındığı zamanlarda da modifiye radikal mastektomi adını alır. Vücudun başka bir yerinde, meme kanserinin ameliyatı sonra görülmesi riski ise seçilen iki ameliyat biçiminde de herhangi bir değişiklik yoktur.
]]>
Diş İmplant Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/dis-implant-ameliyati.html Tue, 19 Jun 2018 10:49:55 +0000 Diş İmplant Ameliyatı; İmplant Nedir, İmplant günümüz çağında doğal dişlere en yakın çözüm olan alternatif diştir. Ağız içinde eksik dişin yerine yapılan implant, dişler arasına yapılan köprüden veya damak g Diş İmplant Ameliyatı; İmplant Nedir, İmplant günümüz çağında doğal dişlere en yakın çözüm olan alternatif diştir. Ağız içinde eksik dişin yerine yapılan implant, dişler arasına yapılan köprüden veya damak gibi hazırlanan protez dişlerden çok daha fazla etkili ve kullanışlıdır. Diş implantı 6 yada 9 ay süren bir süreçten ibarettir. Öncelikle çene kemiğinin implant için uygun olup olmadığına bakılarak gerekli durumlarda kemik grefti uygulanarak kemik dokusu sağlamlaştırılarak diş olmayan kemik köküne bir delik açılarak implant yerleştirilir. İmplant aşamasına enfeksiyon ihtimalinin çok yüksek olması nedeni ile implantı yapan hekimin bu alanda uzman olması gerekir. Aksi halde kötü sonuçlara neden olabilir. Daha sonra üç aylık bekleme süresinde implantın durumuna bakılarak yerinin kaynaması halinde impant tedavisine devam edilir. 

Diş İmplant Ameliyatı Birinci Aşama:

İmplant tedavisi için belirli bir gün verilerek hasta cerrahi koltuğa oturur ve ağızdan lokal anestezi uygulanır. Uyuşan çene kemiği ile eksik olan dişin üzerine küçük bir kesik atılarak çene kemiğinin ortaya çıkması sağlanır. Daha sonra çene kemiğine bir delik açılarak implant kökü yerleştirilir. Daha sonra üzeri hava almasın diye implantın üzerine kapağı vida ile kapatılır. Daha sonra yerinin kaynaması için üzerine dikiş atılarak iyileşmesi beklenir. Yeri iyileşen implantın üzerine bir kesik atılarak iyileşme başlığı çıkarılır ve başka bir kapak takılır. Burada implant kökü kemik içinde kalarak sadece kapağı değişilir ve daha uzun bir kapak takılır. Buna diş tacı denir. İmplantın özel başlıklarından biridir. Daha sonra diş ölçüleri alınarak diş kalıpları alınmaya başlanır. Son aşama dişin kalıbını oluşturan ve artık ağızda kalması gereken diş tacı kapağıdır. Daha sonra 6 ayda bir düzenli olarak kontrolleri yapılır.

Diş İmplant Ameliyatı Acı Verir Mi

Belki de en çok merak edilen ve diş impantını yapmaktan çekinenlerin en büyük korkusu implant ameliyatının acı verip vermediğidir. Oysa ki bu kesinlikle korkulacak bir durum değildir. Çünkü diş implant ameliyatı yapılırken hastaya lokal anestezi verilerek hastanın diş implant ameliyatında bir şey hissetmemesi ve rahat olması sağlanmaktadır. Aksi taktirde dişin uyuşmadan implantın yapılması mümkün değildir. Ameliyat başarılı bir şekilde geçtikten sonra doktorun verdiği ilaç ve serumlar sayesinde herhangi oluşabilecek bir ağrıyı engellemek amaçlanır. Pek nadirde olsa bazı hastaların bağışıklık sisteminde ki zayıflık nedeni ile ağrı kesiciler alınmasına rağmen çok hafif ağrılar oluşabilir. Ancak en fazla bir kaç gün içinde kendiliğinden geçer. Özellikle ameliyattan çıktıktan sonra implantın yapılmış olduğu çene kemiğinde şişme ve morluk oluşur. Bu durum çene kemiğinin açılmasından kaynaklanır. Bu nedenle ameliyattan çıkar çıkmak her beş dakika bir buz kompleksi uygulamanız gerekir. Bu yöntemde hem şişliği, hem morluğu hem de ağrıyı azaltan çok etkili bir yöntemdir. 
]]>
Ses Teli Nodülü Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/ses-teli-nodulu-ameliyati.html Wed, 20 Jun 2018 04:38:05 +0000 Ses teli nodülü ameliyatı, yapılan davranışsal tedavilere, medikal tedavilere ve ses terapisine rağmen düzelmeyen ses teli nodülleri ya da ses teli polipleri için yapılan mikroskop altında, ağız içerisinden sokulan metal Ses teli nodülü ameliyatı, yapılan davranışsal tedavilere, medikal tedavilere ve ses terapisine rağmen düzelmeyen ses teli nodülleri ya da ses teli polipleri için yapılan mikroskop altında, ağız içerisinden sokulan metal laringoskop yardımı ile eksize edilerek çıkarılma operasyonudur. Bu teknik tıpta Microlaryngeal Surgery olarak adlandırılır. Fono Cerrahi ya da Ses Cerrahisi kapsamında yer alan bu teknik ile boyundan ilave kesi yapılmadan hastanın başını ameliyat masasında geriye yatırarak ve sonrasında ağız içerisinden saplı bir metal boru sokulur ve ses telleri görülür hale getirilir, sonrasında bu metal boru sabitlenerek mikroskop yardımı ile ses tellerine müdaha edilir. Son zamanlarda mikrodebrider yardımlı, radyofrekans ve karbondioksit yardımı ile modifiye edilmiş teknikler de kullanılmaktadır. Her iki teknikte ses tellerinin alt tabakası olan Lamina propria tabakasının bozulması riski vardır. Her iki teknikte yıkıcı vokal komplikasyonların oluşmasını önlemek amacı ile çok dikkatli ve iyi bir cerrahi teknik gerekir. Bunların dışında lazer hava yolunda termal hasar oluşturma riski vardır. Son 10 senede, termal hasar ve ses teli hasarı riskinin en aza indirgendiği çelik materyallerin kullanıldığı klasik tekniğin kullanımının tercih edildiği görülmektedir. Microlaryngeal Surgery de mikrocerrahi aletleri kullanılır. Genel anestezi altında yapılan bu operasyonda ağız içerisinden yerleştirilen ve havayolunun mikroskop altında değerlendirilmesini sağlayan MSL aletleri ile ses teli nodülü ameliyatı yapılmaktadır. MSL ameliyatında farklı boyutları ve açıları olan punç biyopsi, açılı makas ve diğer mikrocerrahi aletleri kullanılarak ses telleri üzerinde bulunan nodül ve polipler çıkarılabilmektedir. Bir çok kulak burun boğaz uzmanının sıklıkla karşılaştığı bir durum olan ses teli nodülü, davranış terapisi, ses teli terapisi, medikal tedavi seçenekleri ile tedavi edilemez ise biraz önce bahsettiğimiz ses teli nodülü ameliyatı (MSL tekniği) ile eksize edilerek tedavi altına alınmaktadır. 

Ses teli nodülü ameliyatı sonrasında oluşan durumlar ve riskler: 

Ses teli nodülü ameliyatı sonrasında en sıklıkla görülen problemler aşağıdaki gibidir:
  • Dilde uyuşma
  • Geçici tat değişikliği
  • Dişlerde meydana gelen minör travmalar
  • Ağız içinde ve yutak bölgesinde meydana gelen ağrılar
  • Ses telinde skar oluşumu
  • Ses kalitesinde kötüleşme
  • Kanama
  • Enfeksiyon
  • Laringeal süspansiyon sebebi ile ağız içerisinde yaralanmalar
Bunlardan kaçınmak amacı ile iyi bir cerrah ve iyi bir teknik kullanılmalıdır ve çok iyi araştırma yapılarak bu ameliyata karar verilmelidir.
]]>
Bel Kayması Ameliyatı Sonrası https://www.ameliyatlar.gen.tr/bel-kaymasi-ameliyati-sonrasi.html Thu, 21 Jun 2018 00:06:45 +0000 Bel Kayması Ameliyatı Sonrası; Her ameliyatta olduğu gibi bel kayması ameliyatlarında da yaşanan zorluklar illaki bulunmaktadır. Bel kayması ameliyatlarında ameliyat sonrası hastanın çok dikkat etmesi gerekir doktorun vermiş old Bel Kayması Ameliyatı Sonrası; Her ameliyatta olduğu gibi bel kayması ameliyatlarında da yaşanan zorluklar illaki bulunmaktadır. Bel kayması ameliyatlarında ameliyat sonrası hastanın çok dikkat etmesi gerekir doktorun vermiş olduğu tavsiyelere harfiyen olması hayat önem taşımaktadır. Bel bölgesine geçen omurilik çok hassas bir organ olduğundan en ufak bir yanlış sonucu hastanın felç kalma durumunun söz konusu olması sebebi ile ameliyat sonrası çok daha dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Bel kayması ameliyatlarında hastanın bel bölgesine vida takılarak müdahale edilmektedir. Bel kayması ameliyatı sonrası iyileşme süresi oldukça uzundur fakat herhangi bir sakatlanmaya daha da ciddisi felç olma gibi durumlara sebebiyet vermemek için doktorun vermiş olduğu tavsiyelere azami riayet etmek önemlidir. Doktorun vermiş olduğu tavsiyeler doğrultusunda bel kaslarını güçlendirmesi son derece ameliyat sonrası iyileşme için gereklidir. Bu bel kaslarının güçlendirilmesinde en etkin yol olarak su içerisinde yürümek ile mümkün olduğu bilinmektedir. Girmiş olduğunuz bir havuz yada denizde düzenli şekilde günlük yürünmesi bel kaslarının çok kısa zamanda geliştireceği ve güçlendireceği bilinir. Bel kayması ameliyatından sonra hastanın en az bir iki gün hastanede yatması ve sonrasında bel bölgesine bir korse takılarak hareket yaptırılması gereklidir. Bel kayması ameliyatından 15 gün sonra yüzme ile alakalı su sporları yapılması fazla zorlamadan önerilmektedir.

Bel Kayması Ameliyatı Sonrası Egzersizler;

Doktorların vermiş olduğu egzersiz hareketleri ve tavsiyeleri uygulanırsa bel kayması ameliyatından sonra kişinin eskisi gibi hareket yapma yetenekleri eğilmeleri, yürümeleri, koşmaları gibi bütün hareketleri rahatlıkla yapabilirler. Bel kayması ameliyatından sonra eklemlerin ve kasların güçlendirilmesi çok önemlidir. Özellikle bel kayması ameliyatı olan bir kişinin ilk üç ay çok dikkatli olması çok fazla zorlamadan kasları güçlendirici hareketler yapması önemlidir. 3 ay diyoruz neden üç ay bunun sebebi ise bu ameliyatta bel bölgesine konu konulan vidanın vücuda kaynama süresi olduğundandır. Ayrıca kilolu olan hastaların bel kayması ameliyatından sonra kilo vermeleri ameliyat sonrası için çok önemlidir. Ve yine bel kayması ameliyatından sonra kemiğin kaynaması ve vidaların vücuda adapte olması için hastanın çok dikkatli olması bu süre içerisinde herhangi bir ağır tramvaya karşı maruz kalmaması, ağır efor sarf edecek sporlardan uzak durması, kalsiyum içeriye bol bulunan ( yoğurt, peynir) gibi yiyecekler tüketmesi ve son olarak güneş ışığından oldukça fazla faydalanması bel kayması ameliyatından sonra hastanın iyileşmesi için uygulaması gerekli olan durumlardır.
]]>
Göz Kuruluğu Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/goz-kurulugu-ameliyati.html Thu, 21 Jun 2018 09:49:45 +0000 Göz Kuruluğu Ameliyatı; Göz kuruluğu yaşlanmadan çeşitli ilaçların kullanılmasından genetik şeker hastalığı ve diğer dış etkenlerden dolayı oluşabilmektedir.Gözyaşları gözler için son derece önemlidir. Gözya Göz Kuruluğu Ameliyatı; Göz kuruluğu yaşlanmadan çeşitli ilaçların kullanılmasından genetik şeker hastalığı ve diğer dış etkenlerden dolayı oluşabilmektedir.Gözyaşları gözler için son derece önemlidir. Gözyaşları gözlerdeki bakterilerle savaşır ve gözlerdeki sağlık için protein barındırır. Gözyaşı olmazsa göz kuruluğu problemi yaşayabilirsiniz. Göz kuruluğu gözyaşı şiddetine göre değişen belirtiler verir. Hafif yanma, sulanma ve kızarıklık gibi şikayetlerle başlayarak görme kaybı gibi yaşam kalitesini bozabilecek kadar ağır sağlık sorunları ile karşılaşılabilir. Göz kuruluğu hafif olanların tedavisinde yapay gözyaşı kullanılır. Ağır göz kuruluğu olanlarda daha farklı ciddi tedaviler uygulanmaktadır. 

Göz Kuruluğu Damlası Kullanın  

Göz damlaları göz kuruluğu için üretilmiş olup göze damlatılarak gözü nemlendirmek için kullanılmaktadır. Fakat göz damlaları ile göz kuruluğu tedavisi yapılamamaktadır. Göz kuruluğunu geçici bir süre engellemek için kullanılır. Göz damlası ile gözde oluşan kızarıklığı ve kuruluğu giderir. Gözde rahatlama yaşanır ancak çok aşırıya kaçmadan günde en fazla 4 kere kullanılmalıdır.  Göz kuruluğu ve kızarıklık için en çok bilinen 'Visine' adlı göz damlası kullanılmaktadır. 

Göz Kuruluğu İçin Göz Doktoruna Danışın

Göz damlası kullanılmasına rağmen göz kuruluğu ve gözdeki kızarıklık devam ediyorsa mutlaka göz doktoruna gidilmelidir. Göz doktoru muayene ettikten sonra size en uygun göz kuruluğu tedavisi yöntemini sunacaktır. Eğer göz kapağında şişme, kaşıntı, kızarıklık gibi rahatsızlık veren durumlar varsa bunlarda göz doktorunuza mutlaka söylenmelidir. 

Göz Sağlığı İçin Öneriler

Omega-3 barındıran besinler tüketmeye özen gösterin. Bolca sebze ve meyve tüketin. Vitamin eksikliğinden kaynaklanan göz kuruluğunu önlemek için vitamin deposu olan yiyecekler tüketin. Tuz tüketimini azaltarak da göz kuruluğu şikayetinizin azaldığını görebilirsiniz. 

Göz Kuruluğu Ameliyatı, 

Bir çok kişi hayatının büyük bir bölümünde göz kuruluğu sorununu yaşamaktadır. Göz kuruluğu ileri düzeyde olanlar için doktorlar ameliyat önermektedir. Ameliyat en son çare olarak önerilmektedir. Yetişkinlerde tıkalı kanalı açmak yerine gözyaşı torbası ile burun arasında yeni bir yol açılır. Göz kuruluğu ameliyatı burun içinden yada cilt yolu tarafından yapılır. Cilt yolu ile yapılan ameliyatın başarı oranının daha yüksek olması göz kuruluğu ameliyatında tercih sebebidir. Ciltte rahatsız edici bir iz kalmamaktadır.                            
]]>
Koklear İmplant Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/koklear-implant-ameliyati.html Fri, 22 Jun 2018 02:42:02 +0000 Koklear İmplant Ameliyatı; Koklear implant halk arasında Biyonik kulak olarak bilinir. İşitme cihazlarından yeterli yarar göremeyen veya işitme cihazı yeterli gelmiyorsa işitme kaybı ileri derecede olanlara yardımcı olmak için ta Koklear İmplant Ameliyatı; Koklear implant halk arasında Biyonik kulak olarak bilinir. İşitme cihazlarından yeterli yarar göremeyen veya işitme cihazı yeterli gelmiyorsa işitme kaybı ileri derecede olanlara yardımcı olmak için tasarlanmış olan cerrahi müdahale ile takılabilen iç kulak protezidir. 
İşitme kaybı doğuştan olabildiği gibi daha sonradan da oluşmuş olabilir. İnsanın hiçbir şeyi duymaması ne kadar kötü televizyonun sesini açarız az geliyor ses diye öyle değil mi İlerleyen tıp sayesinde koklear implant cerrahi operasyonla nasıl biyolojik kulak takılıyor, duymayı nasıl sağlıyor birlikte göz atalım.

Koklear İmplant Ameliyatı; 

Koklear implant operasyonu genel anestezi ile yapılmaktadır. 2 aşamadan oluşur. Ameliyattan 3-6 hafta sonrada yeniden işlemci takılır. Operasyonun riski diğer kulak operasyonları ile aynıdır. Ameliyat  genelikle 2-4 saat sürmektedir. Kulak arkasında bulunan kemikte koklear implant için yer açılır. İç kulağa küçük delik açılır. Elektrot taşıyıcısı iç kulağa sokularak sabitlenir. Yara kapatılmadan önce elektrot fonksiyonları kontrol edilmelidir. Koklear implant operasyon sonrasında genellikle hastalar ayılınca rahatsızlık yaşamazlar. enfeksiyon riski için antibiyotik ağrılar içinde ağrı kesiciler verilir. hastanede ameliyat sonrası 3-5 gün yatar ve taburcu olurlar.

Ameliyattan 3-6 hafta sonrada Odyolog tarafından hastaya özel hazırlanmış olan konuşma işlemcisi takılır. Bilgisayarla bağlanan konuşma işlemcisinin programı sesin tınısı, sesin gürlüğü ve zamanlama ayarlarını içermektedir. Bilgisayar kontrol edilmiş seviyelerle ürettiği sinyalleri konuşma işlemcisi aracılı ile hastaya iletecektir. Kişi duyabileceği en az ses seviyesi en rahat ses seviyesi olarak belirlenmektedir. En yüksek ses ama rahatsız etmeyecek ses seviyesi belirlenir. Tüm elektrotlar için bu iki seviyeye göre ayrı ayrı bağlanır. Artık hasta böylece sesleri duyacak ve kimseye yük olmayacaktır. Takip edilerek bu ayarlar yeniden ayarlanır. Hasta bu takip programına mutlaka uyması gerekir.
]]>
Mikrocerrahi Fıtık Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/mikrocerrahi-fitik-ameliyati.html Fri, 22 Jun 2018 09:23:12 +0000 Mikrocerrahi fıtık ameliyatı, Bu ameliyat şekli Mikroskop ve mikro cerrahi ameliyatına özgü bir takım malzemeler ile yapılan bir ameliyat yöntemidir. Hastanın 2 yada 3 dikiş  ciltte çok küçük kesisi olur. Mikrocerrahi fıtık ameliyatı, Bu ameliyat şekli Mikroskop ve mikro cerrahi ameliyatına özgü bir takım malzemeler ile yapılan bir ameliyat yöntemidir. Hastanın 2 yada 3 dikiş  ciltte çok küçük kesisi olur. Mikro cerrahi ameliyat sayesinde vücutta en az acıya en az tahribata rastlanır. Bu yöntem sayesinde hastalar kısa sürede sosyal hayata dönerler.

Mikrocerrahi  fıtık ameliyatı işlemi; 

Hastanın bel fıtığının olduğu yere göre epidural veya genel anestezi yöntemi altında, hasta yüzüstü yatırılarak yapılabilen bir ameliyattır. Daha sonrasında hastanın cildinde 2 ile 5 santimetrelik bir kesi uygulanır. Kesi sonrasında kas dokusu sıyrılarak o bölgeye ekartör yerleştirilir. Omurganın arasında olan kemik dokudan küçük bir yer açılarak hemen altında bulunan bağ dokusuna ulaşılır ve bu doku bazen alınarak bazen de çok küçük bir giriş yeri açılmasına takiben omurilik kesesi ve buradan çıkarılan sinir kökü görülür. Hastanın ağrılarının sebep olduğu yakınmayı artıran sinir köküne baskı oluşturan fıtık görülür ve hemen gerekli müdahale ile çok kolay bir şekilde çıkarılır. Fıtık çıkarıldıktan hemen sonra fıtığın oluştuğu disk mesafesine ulaşılarak diskektomi işlemi yapılır ve ardından kanama kontrolü yapılarak ameliyat işlemi sonlandırılır.

Mikro cerrahi yöntemiyle fıtık ameliyatının yararları;

Microcerrahi bel fıtığı ameliyatında bel kasları yapışmış olan bölgelerden kesilmez. Kaslar Sıyrılarak aralarına girildiğinden operasyon dan sonrası hastanın duyacağı ağrı minimum seviyede en az sayıda olur. Bel kaslarında hiç tahribat olmadığın dan dolayı hastanın iş hayatında sorun yaşamayacağı manasına gelmektedir. Mikro cerrahi bel fıtığı ameliyatı mikroskop ile yapıldığı için ameliyat sahası ve fıtık bölgesi, sinirler daha net seçilerek, Mikroskop yardımıyla ameliyat edilecek bölge 3 ile 4 kat büyük ve net görüldüğünden sinirin kesilme yada zarar görme ihtimali oldukça zayıftır. Çevreye gizlenmiş olan küçük kıkırdak parçaları varsa bunlarında alınması ve kolaylıkla seçilmesi operasyonun çok başarılı olduğunu gösterir. Bel fıtığı ameliyatından hemen bir gün  sonra hasta rahatlıkla ayağa kalkar  8 saat sonrasında taburcu olur. Ağır nesne yada yük kaldırmayan hastalar 7 gün sonra normal olarak çalışmaya başlayabilir. Ağır işte çalışanlar ise 1 ay gibi kısa süre sonra çalışmaya başlayabilir. 

Geçmiş olsun.

]]>
Kapakçık Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kapakcik-ameliyati.html Sat, 23 Jun 2018 05:34:05 +0000 Kapakçık Ameliyatı: Kalp vücuda gerekli olan oksijenli kanı hiç durmadan pompalayan bir pompadır. Kalbin içindeki dört kapakçık, kanın kalp içerisinde tek yönde pompalanmasını sağlar.Kalp kapakçıklar Kapakçık Ameliyatı: Kalp vücuda gerekli olan oksijenli kanı hiç durmadan pompalayan bir pompadır. Kalbin içindeki dört kapakçık, kanın kalp içerisinde tek yönde pompalanmasını sağlar.Kalp kapakçıkları kanın kalbinizin çeşitli kısımlarına doğru olarak ilerlemesini sağlayan kapı gibidir. Eğer kalp kapakçıklarda bir sorun varsa kanın kalbinizin içinde ve vücuttaki normal akımı bozulur. Bu durum sağlığın bozulmasına sebep olur. Kapakçık cerrahisi sayesinde kapakçıklarda oluşan sorunlar iyileştirilebilir.

Kapakçık Ameliyatı Uygulaması: 

Bu ameliyatla bir veya daha çok kapakçığın tamiri yapılır veya yeni bir kapakla değiştirilir. Kapakçık tamiriyle hasta kapakçığın iyileştirilmesi ve daha iyi çalışması sağlanır. Kapakçığın değiştirilmesi de eski ve hastalıklı olan kapağın alınarak, yerine yeni bir kapakçığın konulmasıdır. Bazen bu kapağın tamir edilmesi veya değiştirilmesine, cerrah operasyon esnasında karar verir. Cerrah kalbe ulaşmak için göğüs önündeki iman tahtası kemiğini açar. Ameliyat sonunda bu kemik çelik tellerle tekrar birleştirilir. Kemiğin kaynaması yaklaşık 6 hafta sürer.

Kapakçığın Tamiri: Kapakçığın tamiri esnasında, kapakçığın bir kısmı yeniden yapılanır ya da bir kısım kapakçık dokusu alınarak, kapakçığın daha iyi çalışması temin edilir. Sızıntı yapan kapaklardan bir kısım dokunun alınması, kapakçığın daraltılıp, daha iyi kapanmasını sağlar. Dar olan kapakçık dokusunun serbestleşmesi, kapakçığın daha iyi şekilde açılmasını sağlar.

Kapakçık Değiştirilmesi: Şayet kapakçık tamir edilemeyecek durumdaysa, suni bir kapakçık ile değiştirilir. İki tür suni kalp kapakçığı vardır.

Mekanik Kapakçıklar: Biyolojik olmayan bir maddeden yapılmıştır. Bu kapakçıktan takılan hasta ömrü boyunca kan sulandırıcı ‘Coumadin’ adında bir ilaç kullanır.

Biyolojik Kapakçıklar: Bu kapakçıklar değişik hayvan ve bazen de insan dokusundan yapılır. Bu kapakçık takılan hasta, ameliyat sonrası kanı sulandırıcı almasına gerek yoktur, ancak bu tür kapakçıklar mekanik olan kapakçıklar kadar uzun ömürlü değildir.

Cerrah hastanın kapak türünün hangisi olacağı konusunda, ayrıntılı bilgi verir. Hastanın yaşı, mesleği, kapak büyüklüğü, kalp ritmindeki bozukluklar ile hayat boyu kanı sulandırıcı ilaç alıp alamayacağı ve müdahale edilecek kapakçığın sayısı bu konuda dikkate alınacak hususlardır.

Ameliyat Esnasında Kan Dolaşımı: Kapakçık ameliyatı başında kalbin geçici durdurulması gerekebilir. Bu süreç içerisinde, kan dolaşımı bir kalp akciğer makinesi tarafından yapılır. Ameliyat sonunda kalp ve akciğer tekrar devreye sokulur ve normal işlevine devam eder

Kapakçık Ameliyatında Cerrahi Ekip: 

Ameliyatta emeği geçen herkesin, ameliyat esnasında vazgeçilmez bir görevi vardır. Kalp cerrahı ve yardımcıları, hemşirelerin de yardımıyla ameliyatı gerçekleştirir. Anestezi uzmanı, sürekli olarak hastayı takip eder ve ağrısız bir ameliyat olmasını sağlar. Perfüzyonist ise ameliyat esnasında kan dolaşımını sağlayan kalp akciğer makinesini yönetir. Yaşamsal bulgular ameliyat süresince devamlı olarak kontrol edilir

]]>
Şeker Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/seker-ameliyati.html Sat, 23 Jun 2018 23:23:03 +0000 Şeker ameliyatı, Şeker hastalığı derecesine göre gruplara ayrılır. İlk olarak hap ile tedavi edilir. Eğer şeker yükselmeye devam ederse doktor tavsiyesi ile insülin kullanılmaya başlanır. İnsülin iğnesinden sonrada ş Şeker ameliyatı, Şeker hastalığı derecesine göre gruplara ayrılır. İlk olarak hap ile tedavi edilir. Eğer şeker yükselmeye devam ederse doktor tavsiyesi ile insülin kullanılmaya başlanır. İnsülin iğnesinden sonrada şeker yükselmesi devam ederse ameliyat edilir. Şeker hastalığı tıp dalında ileal ınterpozisyon olarak bilinir. Şeker hastası bireyin kullandığı haplara ve insülin iğnelerine rağmen şekeri yükseliyorsa eğer şeker hastalığı ameliyatı doktorlar tarafından önerilir. Şeker hastalığı ameliyatı toplum arasında çok bilinmez. Şeker hastalığın diğer bir adı da diyabettir. Diyabet hastaları  şeker hastalığı ameliyatı sonrasında sadece şeker haplarında veya iğnelerinde kurtulmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyon ve kolesterol için kullandığı hapları da bırakır. 

Şeker ameliyatı nasıl yapılır

Şeker hastalığı tıp dalında ileal ınterpozisyon olarak bilinir. Şeker hastası bireyin kullandığı haplara ve insülin iğnelerine rağmen şekeri yükseliyorsa eğer şeker hastalığı ameliyatı doktorlar tarafından önerilir. Şeker hastalığı ameliyatı toplum arasında çok bilinmez. Şeker hastalığın diğer bir adı da diyabettir. Diyabet hastaları şeker hastalığı ameliyatı sonrasında sadece şeker haplarında veya iğnelerinde kurtulmaz. Aynı zamanda yüksek tansiyon ve kolesterol için kullandığı hapları da bırakır. İnsan vücudunda ameliyatla bağırsakların yer değiştirmesi sonucunda yapılan bir ameliyattır. İnsülin hormonunun önündeki doku direncini ortadan kaldıran, ince bağırsakların besin ile temas etme sırasında yapılan bir değişikliktir. İleal interpozisyon sonrasında ince bağırsakların salgılanımı yapılan vücutta bulunan gpl 1 hormonunun salgısını sağlam bir şekilde salgılamasına sebep olur. Günümüzde hap ve insülin ile şeker hastalığını tedavi etme yöntemi daha yaygındır. Fakat bu yöntemler hastalığın sadece o anlık iyileşmesine sebep olur. Şeker  hastalığı ameliyatında sonra hastanın şeker ve kan değerleri sağlıklı bireyin kan değerleri ile aynı olur. O yüzden doktorlar şeker hastalığına kesin çözüm olması için ameliyatı önerir. Her ameliyatın hayati riski bulunur fakat şeker hastalığının ameliyatı çok riskli değildir. 

Şeker ameliyatının riskleri;

Şeker ameliyatından sonra hasta herhangi bir risk taşımaz. Eğer ameliyattan sonra hastanın şekerinde yükselme olursa doktora başvurulması önerilir. 
]]>
Mide Kanaması Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/mide-kanamasi-ameliyati.html Sat, 23 Jun 2018 23:26:39 +0000 Mide kanaması ameliyatı; mide ameliyatları sindirim sistemlerinin en önemli organını düzeltmek için yapılır. Kanamanın belirtileri; mide duvarının hasar görmesi ile ortaya çıkar fark edilmemiş mide kanamasında yoğun Mide kanaması ameliyatı; mide ameliyatları sindirim sistemlerinin en önemli organını düzeltmek için yapılır. Kanamanın belirtileri; mide duvarının hasar görmesi ile ortaya çıkar fark edilmemiş mide kanamasında yoğun miktarda kan kaybı ortaya çıkar.

Mide kanaması belirtileri şunlardır;
  • Tuvalet dışkısında kan olması
  • Siyah renkte dışkı
  • Kahverengi kan kusmak  
Mide kanaması nedenleri ise ülser ve gastrit, aspirin, kanser, strestir. Mide kanamasını alkol, sigara, baharatlı gıda tüketmek, romatizma ilaçları v.b şeyler tetikleyebilmektedir. 55 yaşından sonra mide kanserine çevirme riski çok fazladır. Mide kanaması mide kanserlerinden yada iyi huylu tümörlerden ortaya çıkabilmektedir. Mide kanaması olan bir kişinin çok fazla kan kaybetmeden biran önce hastaneye kaldırılması gerekmektedir.Mide kanaması bir hastalık değil başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkar mide kanaması çok fazla olan bir kişinin midesinin yıkanması gerekmektedir. 

Mide kanamasına yol açan mide ülserinde 3 farklı mide kanaması ameliyatı bulunmaktadır.
  • Vagotomi: Beyinden mideye asit üretmesi için gönderilen sinir üzerine yapılan operasyondur.
  • Antrektomi: Mide asidinin azaltılması için alt kısımdan parça alınma ameliyatıdır.
  • Piloroplasti: Yiyeceklerin kolay geçmesi için mide tabanının genişletilmesidir.
Mide kanaması çeşitleri ise 2 çeşittir; akut mide kanaması ve kronik mide kanamasıdır. Akut mide kanaması kısa 1-6 hafta arasında değişirken kronik mide kanaması 6 haftadan fazla sürmektedir. Tedavi yöntemleri ikisininde farklıdır. Mide kanamasının korunma yolları; iyi ve dengeli beslenmek, çevre temizliğine ve kişisel temizliğe dikkat etmek, sigara ve alkol ortamından uzak durmak ve aralıklarla doktor kontrolü yapmak gerekmektedir. Mide kanaması ameliyatı sonrasında da dinlenmek ve doktor kontrolüne gitmek gerekmektedir.
]]>
Ses Teli Polip Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/ses-teli-polip-ameliyati.html Sun, 24 Jun 2018 07:46:16 +0000 Ses Teli Polip Ameliyatı, ses teli üzerinde oluşan ve nodül tarzı doku büyümelerinden biraz daha iri olan kitleye ses teli polipi denir. Ses teli polipi düzgün bir yüzeye sahip, içerisinde genellikle dokunun benzer tür Ses Teli Polip Ameliyatı, ses teli üzerinde oluşan ve nodül tarzı doku büyümelerinden biraz daha iri olan kitleye ses teli polipi denir. Ses teli polipi düzgün bir yüzeye sahip, içerisinde genellikle dokunun benzer türevlerinin bulunduran özelliktedir. Ses teli polipleri iyi huylu urlar olup, genelde ses telinde bir kanama veya ses telinin dokusu içinde bir bozulmaya uğramasıyla ile oluşur. Bu bozulma ya yanlış bir kullanım sonucu, ya ani bir ses yükselmesi sonrası ya da sigara kullanımıyla oluşur. Polip iki türlü olur. Bunlardan birincisi kanama sonucu oluşur. Diğeri bozulmadır (Deformatif) Bu polipler genelde aşırı bir kullanım veya sigara kullanımı sonucu olur. En kötüsü ise Polipoid Dejenerasyon ya da Reinke hastalığı denilen sigara kullanımı ile oluşan polipleşmedir. Burada kişinin sesinde kalınlaşma, ses kalitesinde bozulma ve zamanla ses kaybı olur. Bilhassa kadınlarda ses kaybı çok ciddidir ve bunun tedavisi ancak ses teli polip ameliyatıyla mümkün olur.

Ses Teli Polibi İçin Neden Ameliyat Gerekli: Ses teli polipi için medikal tedavi ile ses terapisi etkinliğinin yetersiz kalması nedeniyle tamam bir tedavinin sağlanabilmesi için polip ameliyatına gerek duyulur.

Ses Teli Polip Ameliyatı Uygulaması: Polip ameliyatı için, öncesinde bir takım testler yapılarak hastanın genel anestezi ile uygunluğu tespit edilir, bir sorun yoksa bu aşamadan sonra ameliyata geçilir. Polip Ameliyatı çoğunlukla, genel anestezi uygulanır, ağızdan gırtlağa girilerek yapılır.

Bu ameliyat süresi 10-15 dakika kadar olur. Ameliyatta alınan bir parça, patolojik araştırılma yapılmak üzere laboratuvara gönderilir. Hasta ameliyattan çıktıktan 4 saat kadar sonra, eğer kendisini iyi hissediyorsa taburcu edilir. Ertesi gün işbaşı yapabilir. Ameliyattan sonra 15-20 gün ses istirahatı yapması istenir. Zira ses telinden çıkarılan parçanın yerinde oluşan ödem ve yaranın iyileşmesi için ses telinin çok fazla kullanılmaması gerekir. Polip ameliyatı olan kişi, acı, ekşi, çok soğuk, sıcak, yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalıdır

Ses teli polip ameliyatı Sonuçları: Ameliyattan sonra en çok görülen sorun, ameliyat sonrasında dil uyuşması, geçici bir tat değişikliği, dişlerde minör zedelenme ile ağız içi yutak bölgesinde ağrı oluşmasıdır.

Yapılan cerrahi müdahalenin önemi ve seçilen tekniğin (klasik teknik, lazer uygulaması, mikrodebrider (tıraşlama) uygulaması ve radyo frekans kullanımı) ile alakalı handikaplar;

Burada en önemli tehlike, iyileşme aşamasında, asabi doku çıkarmaya bağlı olarak ses telinde yara meydana gelmesi, ses kalitesinin kötüleşmesi, enfeksiyon, diş zedelenmesi, kanama, polip süspansiyonu sebebiyle ağız içerisinde yaralanma olmasıdır.

 

]]>
Göz Beni Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/goz-beni-ameliyati.html Sun, 24 Jun 2018 12:03:36 +0000 Göz beni ameliyatı: Göz insan için hayati fonksiyonlarını sağladığı önemli vücut bileşenlerinden biridir. İnsan gözü çok hassas yapıya sahip olduğu için en ufak bir temas sonucunda hemen etkilenir. Eğer göze herhangi bir Göz beni ameliyatı: Göz insan için hayati fonksiyonlarını sağladığı önemli vücut bileşenlerinden biridir. İnsan gözü çok hassas yapıya sahip olduğu için en ufak bir temas sonucunda hemen etkilenir. Eğer göze herhangi bir temas olduğu zaman gözün görme derecesini etkiler. 
Doğuştan  veya sonradan gözün içinde göz beni diye adlandırdığımız leke şeklinde bir şey çıkar. Göz beni insanı rahatsız eder. Çünkü sürekli gözünün içerisinde bulunur.

Göz beninin iyi huylusu ve kötü huylusu olmak üzere iki çeşitte olur. O yüzden göz beni gözde belirgin hale geldiği zaman doktora başvurulmalıdır.  Çünkü kötü huylu olduğu zaman göze zamanla yayılarak zarar verebilir. Ve gözün içine yayıldığı zaman gözün görme derecesini çok aza düşürebilir. 
İyi huylu göz beni her ne kadar iyi huylu olsa da gözün görme derecesini etkiler ve zamanlar göze yayılır. Göz beni için ilk doktora gidildiği zaman göz damlası uzman doktorlar tarafından tavsiye edilir. Çünkü kimi göz beni daha yeni oluşma aşamasında olduğu için göz damlası ile yok edilebilir. O yüzden en son tedavi yöntemi olarak göz beni ameliyatı olunmalıdır. Göz damlası ile yapılan göz beni ameliyatı kesin çözüm vermeyebilir. 
Göz beninin oluşması zamanlar genlerde ve dış faktörlerden dolayı meydana gelir. O yüzden gözde oluşan kahverengi veya siyah renkte oluşan benlerde hemen doktora başvurulmalıdır. 

Göz beni ameliyatı nasıl yapılır: Göz beninin iyi huylu olduğu zaman ameliyat ile aldırabilir. Fakat kötü huylu olması durumunda ilk olarak göz beni için kemoterapi uygulanır. Kemoterapi sürecinde kullanılan ilaçlar göz beninin alınmasını sağlar. Göz beni ameliyatı iki farklı şekilde yapılır. Göz bebeklerine yakın olmayan göz benleri kesme ve çıkarma yöntemleri ile ameliyat edilir. Göz bebeklerine yakın olan göz beni ise konjoktive adı verilen tıp yöntemi ile alınır. Bu yöntemler göz bebeğindeki saydamsı yapı kaldırılır, göz benine neden olan pigment alınır.

Göz beni ameliyatı riskleri: Görme kaybının yaşayan hasta  ise eski sağlığına kavuşamayabilir. O yüzden çok titiz ve özenli bir ameliyat olunmasına dikkat edilmelidir.  Göz beni ameliyatından sonra hasta bir süre gözlerini çok yormamalıdır. Göz yorulduğu zaman göz beni gözde tekrardan oluşabilir.

Göz beni ameliyatından sonra: Göz insan vücudu için çok  önemli olduğundan dolayı bakımına da oldukça dikkat edilmelidir. Doktor kontrolleri ihmal edilmemelidir. Ve ameliyatta sonra yaklaşık iki ay kadar göz çok yorulmamalıdır. Televizyona veya telefona çok uzun süre bakılması önerilmez. Bayanlar göz beni ameliyatı olduktan sonra yaklaşık bir ay kadar göz makyajı yapılması önerilmez. 


]]>
Mide Kapakçığı Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/mide-kapakcigi-ameliyati.html Sun, 24 Jun 2018 18:17:20 +0000 Mide kapakçığı ameliyatı, ağza alınan besinlerin çiğnenerek yemek borusundan mideye geçirilmesine izin veren kapakçıkla ilgilidir. Kapakçık vasıtası ile geri yukarı çıkamayan besinler geçici bir süreliğine midede dep Mide kapakçığı ameliyatı, ağza alınan besinlerin çiğnenerek yemek borusundan mideye geçirilmesine izin veren kapakçıkla ilgilidir. Kapakçık vasıtası ile geri yukarı çıkamayan besinler geçici bir süreliğine midede depolanır. Fakat gebelik, obezite, gazlı içecekler, kahve, yağlı ve baharatlı besinler, çikolata, alkol ve sigara bu kapakçığın işlevini yitirmesine sebep olurlar. Fonksiyonunu kaybeden kapakçık boğazda bir şey varmış hissine neden olur ve yutkunma sırasında zorlanma ve ağrıya sebep olur. Bu hal da yemek borusundaki normal hücrelerin kötü huylu urlara dönüşmesine ve reflü hastalığının meydana gelmesine sebebiyet verir. Mide kapakçığının işlevini yitirmesinde ilaçla tedavi ya da cerrahi operasyon ile besinlerin yukarı çıktığını hissetme, ağza acı suyun gelmesi, göğüste yanma hissi, süreğen öksürükler, kalp çarpıntısı, solunum problemleri ve midede şişkinlik gibi rahatsızlıklar ortadan kaldırılır. Genellikle mide kapakçığı cerrahi operasyonlarında başarı seviyesi yüzde 90‘dır. 

Mide kapakçığı ameliyatı: Mide bedenimizde mühim roller oynayan mühim organlardandır. Midenin fonksiyonlarını yerine getirmesi içerisinde mide kapağı ve mide kapakçığı midenin en mühim parçalarındandır. Mide rahatsızlığı yalnızca kendi fonksiyonlarını değil bütün bedenin fonksiyonlarını etkilediği için mühim bir rahatsızlıktır.

Mide Kapağı Ameliyatına Götüren Nedenler
  • Hasta hayat boyu ilaç kullanmak istemiyor, yan etkileri ve sıkça kullanma zorunluluğu yüzünden hastalar ilaç kullanmak istemiyor
  • Hasta reflü hastalığı yanı sıra mide fıtığı gibi diğer rahatsızlıklara da sahipse, 
  • Hastanın diğer bir rahatsızlık için ömrü süresince kullanmak mecburiyetinde bulunduğu ilaçlar varsa; tansiyon, kemik erimesi, doğum kontrol ilacı gibi, 
  • Hasta yaşantısını değiştiremiyorsa; kilolu ise kilo vermek yada uyumadan 3-4 saat evvel yemek yemeyi bırakmak gibi, 
  • Vücudunda reflüye bağlı hasarlar oluşmuşsa; yemek borusu yaraları, ses kısıklığı, akciğer rahatsızlıkları gibi,
  • Beslenme alışkanlıklarından vazgeçemiyor, kızartma, kahve ya da gazlı içeceklerden uzak durmak istemiyorsa,
Mide kapakçığı ameliyatı ve Uygulama
Laparoskopik cerrahi operasyon hastaya az ağrı ve kısa sürede iyileşme gösterdiği için tercih edilmektedir. Yemek borusu ve mide arasında bozulmuş olan kapak laparoskopik cerrahi operasyonla tekrardan oluşturulur ve midenin içerisindekilerin yemek borusuna kaçması önlenir. Yaklaşık 1-1,5 saat süren cerrahi operasyon son teknik gelişmelerden yararlanılarak yapılır ve hasta ertesi gün ağızdan beslenmeye başlayabilir. 7 gün ardından normal hayatına dönebilir ve iş başı yapabilir. Bu sayede hasta sürekli ilaç kullanmak, yemek borusu enfeksiyonu ve buna bağlı olarak kanser riskinden de korunmuş olur. Hastalar cerrahi operasyondan buruna takılı bir sonda ile çıkarlar. Sonda mide kapakçığı ameliyatı sırasında mide ve yemek borusundan dışarı uzanan 4-5 milimetre genelinde bir hortumdur.


]]>
Kese Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kese-ameliyati.html Mon, 25 Jun 2018 00:30:23 +0000 Kese ameliyatı, poliplerin ve taşların farklı olarak sorun oluşturduğu durumlarda kesesinin laparoskopik olarak yani kapalı yöntemle alınması olayıdır. Kesede iltihaplanma durumu olmasında, taşlardan kaynaklanan tekrarlayıcı ve Kese ameliyatı, poliplerin ve taşların farklı olarak sorun oluşturduğu durumlarda kesesinin laparoskopik olarak yani kapalı yöntemle alınması olayıdır. Kesede iltihaplanma durumu olmasında, taşlardan kaynaklanan tekrarlayıcı ve şiddetli nöbetler dahilinde sancıların tetikleyeci olmasında, taşlardan kaynaklanan durumdan dolayı hastada yavaş yavaş ilerleyen bulantı, midede hazımsızlık, karın bölgesinde ilerleyen ağrı gibi şikayetlerin beraberinde, pankreatit olarak bilinen hastalık gelişme göstermiş ise, kanalda tıkanıklık olduğu ve sarılık görüldüyse ameliyat kesinlikle kaçınılmaz olur.
Kese ameliyatı öncesi yapılması gerekenler

Doktorun kontrolünden sonra verilmiş olan ameliyat kararı sonrasında öncelikle hastalar tekrardan anestezi uzmanı tarafından detaylı bir şekilde muayene edilir. Hastanın doktor reçetesi altında coraspin, aspirin gibi kanı sulandırmaya yardımcı ilaçlar kullanması durumunda, ilaçlar kesilerek ortalama yaklaşık 5-6 gün süre kadar beklenir. Bu işlem yapılmadığı takdirde hasta ameliyata alındığı zaman kanama riski oldukça fazla olacaktır. Ameliyat gününden önce gece 12  den sonra hastanın kesinlikle suda dahil olmak üzere hiç bir şey yiyip, içmemesi şarttır. Sarılık gibi rahatsızlıklar geçirmiş olan hastalar bununla ilgili tüm genel kan testlerini yaptırmaları gerekir. Daha farklı hastalıkları olan kişiler, bunlarla ilgili tetkiklerini yaptırmalı, bu hastalılarla ilgili ilaçlarını oldukça az suyla içmeleri gerekir. Hasta kişi ameliyatla ilgili detaylı bir şekilde aydınlatılmalı, riskleri bilmeli ve onay formunu doldurarak imzalaması gerekir. Kese ameliyatında yapılan tüm işlemler karın bölgesinden aletler yardımıyla yapılır. Ameliyatta genel anestezi tercih edilir. 

Kese ameliyatında yapılan işlemler

Öncelikle göbek çevresinden küçük boyutta bir boru sokularak başlamış olunur. Daha sonra karın boşluğu yaklaşık olarak 4 litre kadar gaz ile şişirilir. Karın içerisine doğru sokulan borunun içinden çubuk inceliğinde görüntülemek amaçlı bir kamera sokularak işleme devam edilir. Hastanın sağ kaburga yayının hemen altından üç tane daha küçük borular yerleştirilir ve içerisinden tekrar ince çubuk şeklindeki cerrahi aletler içeriye doğru sokulur. Kese ameliyatı sırasında uzman doktor bu esnada karnın hemen içindeki organları, kullanmış olduğu aletleri ve yaptığı çoğu işlemleri ekranda bulunan görüntüden takip ederek ameliyatı gerçekleştirir. Burada kamera kullanılmasındaki en büyük nedenlerden biriside her an görüntüyü istenilen boyutta büyüterek, ekrana kolayca yansıtarak ameliyatı yapan doktorun görüş açısını olabildiğince en üst seviyeye taşımaktır. Bunun için normal açık olarak yapılan çoğu ameliyatlardan daha üstün bir yöntem olarak kabul edilmiştir. 

Yapılan bu ameliyat sırasında ilk önce kesenin kanalı ve damarı doğru bir şekilde bulunarak, titanyum zımbalar denilen aletler yardımıyla düzgün bir şekilde kapatılır, kesilir ve güzelce ayrılır. Ardından hemen sonra ise  kesenin karaciğere yapışık bir halde bulunan kısmı çıkarılarak, serbest bir duruma getirilir. Bu işlemler tamamlandıktan hemen sonra, içeride bulunan gaz tamamıyla boşaltılarak, açılmış olarak bulunan küçük kesiler gizli bir şekilde yapılan dikişlerle kapatılarak, ameliyat güzelce sonlandırılır. Ameliyat yaklaşık zaman dilimi olarak 15-45 dakika arasında sürebilir. Erken teşhis edilen bazı durumlarda, tecrübeli doktorlarla yapılan çoğu ameliyatlar oldukça yüksek oranda başarı sağlamıştır.

]]>
Safra Ameliyatı Sonrası https://www.ameliyatlar.gen.tr/safra-ameliyati-sonrasi.html Mon, 25 Jun 2018 21:20:57 +0000 Safra Ameliyatı Sonrası; safra kesesi karaciğerden salgılanan safranın karaciğerin alt kısmında bulunan torba şeklindeki bir organdır. Safra kesesinin görevi safrayı depolamak, yoğunlaştırmak ve aralıklarla on iki parma Safra Ameliyatı Sonrası; safra kesesi karaciğerden salgılanan safranın karaciğerin alt kısmında bulunan torba şeklindeki bir organdır. Safra kesesinin görevi safrayı depolamak, yoğunlaştırmak ve aralıklarla on iki parmak bağırsağına safra salgılamaktır. Safra kesesi şekil olarak bir armuda benzemektedir. Safra kesesi karaciğerin alt yüzeyindeki çukurda yer almaktadır. Safra kesesi uzunluğu 8-12 cm arasında genişliği ise 4-5 cm arasındadır. Sağlam bir yapıya sahip genişleme kabiliyeti fazla olan bir organ olduğu için bazı durumlarda çok sıvı aldığında patlamadan durabilir. Safra kesesi 3 kısımdan oluşmaktadır. Safra kesesinin altta ve ön kısımda bulunan kalın ve geniş ucuna kese tepesi denmektedir. Ayna zamanda üst kısmına kese gövdesi denmektedir. Yukarı ve arkada bulunan dar kısmına ise kese boynu denmektedir. İnsanların safra kesesi duvarının kas tabakası zayıf ve ince bir yapıya sahiptir. Bu nedenle kaslar yaptıkları hareketlerle kesede bulunan safrayı tam olarak boşaltamamaktadır. Safra kesesi ameliyatı iki şekilde yapılabilir. Kolesistektomi dediğimiz ilk yöntemde karın bölgesinde daha geniş bir alanda cerrahi operasyon gerçekleştirilir. İkinci ve en sık tercih edilen yöntem olan Laparoskopik cerrahide ise yalnızca safra kesesinin bulunduğu alandan yüzeysel olarak ufak delikler açılarak safraya ulaşılır. Delikler yardımıyla operasyon gerçekleşir ve safra kesesi alınır. Safra kesesi ameliyatlarında hangi tekniğin kullanılacağı hastanın sağlık durumuna göre belirlenir. 

Safra Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir

Safra kesesi ameliyatı olan hastaların ameliyat sonrası beslenme şekillerinde bir takım değişiklikler oluşmaktadır. Bu beslenme şekline safra diyeti de diyebiliriz. Safra kesesi ameliyatı günümüzde çok sık yapılan basit bir cerrahi operasyondur. Fakat diğer cerrahi operasyonlarda olduğu gibi ameliyat sonrası bazı komplikasyonlar ve problemler gelişebilir. Safra kesesinin cerrahi ile alınması vücutta bazı işlevlerin zorlanmasına neden olabilir. Safra ameliyatı sonrasında çok sık görülmese de safrada sızıntı ve hastada uzun süreli ishal görülebilir. Safra ameliyatı sonrasında oluşan sızıntıyı tedavi etmek için drenaj tüpü kullanılabilir. Safra ameliyatı sonrasında hasta birkaç gün sıvı ağırlıklı beslenmesi gerekir. Safra ameliyatı sonrası iyileşme safhasında asitli ve yağlı besinlere ara verilmesi gerekir. Safra ameliyatı sonrası hasta vitamin ve mineral ağırlıklı beslenmelidir. Eğer ameliyat sonrasında sürekli alkol kullanımı yapıyorsak pankreatit dediğimiz pankreasın iltihaplanması gibi  bir komplikasyona sebebiyet vermiş oluruz. Buna bağlı olarak pankreasta yaşanan problemler nedeniyle kan şekerinde yükselme ve hazımsızlık meydana gelir. Ayrıca safra ameliyatı sonrasında; yarayı temiz ve kuru tutmaya yapılan bandajı ıslanmadığı süre içinde yaklaşık 48 saat çıkarmamaya dikkat etmemiz gerekir. Safra Ameliyatı sonrası ikinci günden başlamak suretiyle yaklaşık 10 gün yara bakımı ve pansumanı yapılmalıdır. Bandajların ıslanması veya kirlenmesi halinde hemen değiştirilmelidir. Safra ameliyatı sonrasında hasta banyosunu dikişleri alındıktan sonra yapmalıdır. Safra ameliyatı sonrası yara etrafını su ve sabunla temizleyebilir.



]]>
İdrar Kesesi Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/idrar-kesesi-ameliyati.html Tue, 26 Jun 2018 05:16:35 +0000 İdrar kesesi ameliyatı, İdrar kesesinin genel görevi böbrekler tarafından süzülen idrarın dışarı atılmadan önce biriktiği bölümdür. İdrar kesesi içinde yaklaşık 400 ml. kadar idrar birikebilir. İdrar kesesinin içinde 2 İdrar kesesi ameliyatı, İdrar kesesinin genel görevi böbrekler tarafından süzülen idrarın dışarı atılmadan önce biriktiği bölümdür. İdrar kesesi içinde yaklaşık 400 ml. kadar idrar birikebilir. İdrar kesesinin içinde 280 ml kadar idrar biriktiğinde idrara çıkma isteği oluşur. Küçük pelvis boşluğu içinde yer alır.

Kişilerin çok uzun süre idrarını tutması, bazı hastaların uzun süre sonda kullanmak zorunda kalması gibi durumlarda idrar kesesinde ve idrar boşaltma kanalında çeşitli yaralanmalar ve tahribatlar oluşur. Bu tip rahatsızlıklarda idrarın normal şeklide boşaltılması önerilmez. Ameliyat ile idrar kesesinin karın duvarına birleştirilmesi yöntemiyle idrar boşaltımının doğrudan yapılması sağlanır. Zor olmayan bir ameliyat türüdür. Ayrıca günümüzde yaşanan ve idrar kesesi rahatsızlıklarından biride idrar kesesini sarkmasıdır. Mesane yada üretranın vajinanın içerisine yada dışarıya doğru sarkması sonucu meydana gelir. Tıptaki ismi ''sisterol''dür. Genelde bu tip rahatsızlıklar kadınlarda daha fazla görülmektedir. Bu tip durumlarda karın içinde oluşan baskıdan dolayı idrar kaçırma durumları gözlemlenir. İdrar kesesi sarkan kişilerde böbrek ile ilgili sorunlarda yaşanabilir. 

İdrar kesesi ameliyatı nasıl yapılır

Ameliyat oldukça kolaydır. Yarım saat kadar sürer ve bu ameliyatların %95' i başarılı sonuç vermektedir. Müdahale vajinanın içinden yapılır. Doğurganlığını tamamlamış olan bayanlarda vajina çıkartılır ve fazla dokular alınır. Bebek sahibi olmak isteyen kadınlarda ise rahim alınmadan vajinanın arka duvarındaki fazla doku alınarak rahim daraltılır. Bir çok hastaya çok fazla korkunç gelen bu durum yüzünden kişiler ameliyatı tercih etmez ve bu hastalıkla yaşamlarına devam ederler. Bebek sahibi olmak isteyen kadınlar da ise idrar kesesi sadece yukarı kaldırılıp bu şeklide ameliyat edildiğinden dolayı başarı sansı yayı yarıya düşer. Ameliyat sonrası ağrılar muhakkak olacaktır. Bunun için doktor çeşitli ağrı kesici ilaçlar önerir. Eğer ameliyat karın açılarak yapılmış ise yumuşak gıdalar (Haşlanmış gıdalar çorbalar) alınması önerilir.  Hastanın en az günde 1,5 litre su tüketmesi şarttır. Kişinin durumuna göre 4-6 gün sonra banyo yapılabilir. Hasta ne kadar çabuk ayağa kalkarsa o kadar çabuk iyileşir. Bu ameliyattan sonra 3 ay boyunca kesinlikle hastanın çok dikkat etmesi ağır kaldırmaması ve vücudunu zorlayacak hareketler yapmaması, taburcu olduktan sonra ateş, ağrı, bulantı gibi durumlarda acilen hastane ile irtibata geçilmesi gerekir.
]]>
Laparoskopik Kasık Fıtığı Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/laparoskopik-kasik-fitigi-ameliyati.html Tue, 26 Jun 2018 17:41:21 +0000 Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı; erkeklerde daha sık görülen fıtık rahatsızlığı, bilinen en eski hastalıklardan biridir. Kasık fıtığı, kasık bölgesinde meydana gelen ve kendini şişlik, ağrı ile gösteren bir Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı; erkeklerde daha sık görülen fıtık rahatsızlığı, bilinen en eski hastalıklardan biridir. Kasık fıtığı, kasık bölgesinde meydana gelen ve kendini şişlik, ağrı ile gösteren bir hastalıktır. Başlangıçta, karın içine gönderilebilen fıtık, zamanla kalıcı bir şişlik halini alabilir ve hatta, sıkışabilir, karın içine gönderilemeyen bir tabloya sebep olabilir. Bu durumda ameliyatın yapılması bir hayat kurtarıcıdır. Çünkü, fıtık içinde sıkışan bağırsak, yaşamı tehdit eder ve maalesef ilaç ile tedavisi bulunmamaktadır.

Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı yapılışı;

Kasık fıtıkları küçük ise, ağrı ve hareket etmede güçlüğe sebep olmuyor ise tedavi edilmesine gerek kalmayabilir. Yakın zamana kadar, fıtık ameliyatları açık yöntem ile yapılmaktaydı. Günümüzde uygulanan laparoskopik kasık fıtığı ameliyatına göre hastalar, açık ameliyattan sonra daha çok ağrı hissetmekte, uzun iyileşme süresine ihtiyaç duymakta ve fıtık tekrar edebilmekteydi.

Ancak gelişen teknoloji ile birlikte, fıtık ameliyatları, kapalı yöntem yani laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı ile, genel anestezi uygulanarak, 1 santimden küçük 3 küçük kesiden yapılabilmektedir. Karın içindeki boşluk olan bölgeye girilmeden, karın kasları arasından, kamera ile ilerlenerek kasık bölgesine ulaşılmakta ve fıtığın olduğu alana greft yani bir başka deyişle plastik bir materyal konulmaktadır.

Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatlarının en önemli avantajı, ameliyat sonrası daha az ağrı hissedilmesi ve büyük ameliyat izlerinin olmamasıdır.

İlerleyen cerrahi yöntem sayesinde, ameliyatta kasık fıtığının anatomik yapısına göre greft kullanılarak fıtık açıklığı kapatılmakta ve böylece yüzde 1'in altında tekrar etme oranı ile ameliyat başarı ile, yaklaşık 15 dakikada tamamlanmakta ve hasta ertesi günü normal hayatına devam etmektedir. Ameliyat sonrası ağrı yok denecek kadar azdır ve hastanın işe dönüş süreci ameliyat sonrası 3-5 günü bulmaktadır. 

Laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı sonrası;

Kasık fıtığı ameliyatından sonra hasta 3-4 saat içerisinde su ve sulu gıda almaya başlayabilir. Aynı günün akşamı katı yiyeceklere geçilebilir. Kasık fıtığı ameliyatı sonrası yara kısımları 2 gün kapalı tutulmalıdır. 3. gününden sonra pansumanlar alınır ve hasta rahatlıkla banyo yapabilir. Ameliyat sırasında kullanılan yamalar bazen dikiş bazen de vidalarla tutturulur. Bu yama ve vidalar ömür boyu hastanın vücudunda bulunacağı için ameliyat sonrası hastaya ameliyat raporu verilmektedir. Bu ameliyat raporunda ameliyata dair bilgiler bulunmakta ve raporun üzerinde kullanılan yamanın ve vidanın etiketi de bulunmaktadır.




]]>
Omuz Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/omuz-ameliyati.html Wed, 27 Jun 2018 16:02:47 +0000 Omuz ameliyatı, vücudumuzda birçok eklem bölgesi bulunmasına karşın en hareketli ve en fazla rahatsızlık görülen eklem bölgelerin başında omuzlar yer almaktadır. Gün içerisinde birçok ihtiyaçlarımızın karşılanmasında o Omuz ameliyatı, vücudumuzda birçok eklem bölgesi bulunmasına karşın en hareketli ve en fazla rahatsızlık görülen eklem bölgelerin başında omuzlar yer almaktadır. Gün içerisinde birçok ihtiyaçlarımızın karşılanmasında omuzlar en önemli destekçidir. Bu sebepten dolayı omuzlarda rahatsızlıklar ve ağrılar yaygın bir şekilde görülmektedir. Omuzlarda ağrılar ve sancılar birçok etkene bağlı olarak gerçekleşmektedir. Uzman doktor kontrolünde tedavisi gerçekleştirilmesiyle genel olarak doktorlar özellikle omuzlarda bulunan rahatsızlıkların ilaç ya da krem yerine tedavisi mümkün olmadığı takdirde direkt ameliyata sevk etmektedirler. Ameliyatların özellikle çok fazla tercih edilmesinin asıl nedeni omuzlarda birçok rahatsızlıklara daha çabuk sonuç vermesi ile birlikte kapalı ameliyatların yaygınlaşması gibi etkenlerden dolayı ameliyat tercih edilmektedir.

Omuz ameliyatına sebep olan rahatsızlıklar nelerdir

Kist,
omuzlar eklem bölgesi olması nedeniyle olası bir kist sorununda hareket alanlarını kısıtlamakla birlikte kişide ağrı ve sancılara neden olmaktadır. Bu sebepten ötürü ilaç tedavisi yerine direkt ameliyat önerilmektedir. Günümüzde özellikle kistten kaynaklı olan omuz ameliyatlarında kapalı ameliyat tercih edilmektedir. Bu şekilde çok kısa sürede iyileşme sağlanmakla birlikte aynı zamanda ameliyata bağlı olarak çok ciddi tahripler meydana gelmez.

Omuz çıkıkları, özellikle sürekli meydana gelen omuz çıkıkları sorunu ciddiyetini korumakla birlikte genelde çocuklarda meydana gelen rahatsızlıktır. Bu sebepten dolayı, omuz ameliyatları ile sık sık çıkıklarından kurtulmaktadır.

Omuzlarda manşet yırtıkları, belli branşlarda spor yapan kişilerde sürekli meydana gelen rahatsızlıktır. Omuzlarda oluşan yırtıklar kişide tarif edilmez sancı ve ağrılara neden olmakla birlikte kişinin hayatında hareket alanını kısıtlamaktadır. Ve tek çaresi olarak ameliyat gerekir. Açık ameliyat olmakla birlikte kapalı ameliyat ile omuz ameliyatı gerçekleşmektedir.

Bağ onarımı, omuzlarda meydana gelen omuz bağlarında tahribatlar geçmiş dönemdeki zorlanmalara bağlı olarak gerçekleşen rahatsızlıktır. Bağların tedavisinde kremler ve ilaçlar, yalnızca ağrıları hafifletmek için kullanılırken omuz bağlarının onarımı gerçekleşmez ve ilaçların kullanımı durdurulması ile birlikte ağrı ve sancılar tekrardan devam etmektedir. Kesin çözüm ise sadece omuz ameliyatı ile gerçekleşir.
]]>
İç Basur Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/ic-basur-ameliyati.html Thu, 28 Jun 2018 06:06:32 +0000 İç basur ameliyatı, ilerleyen basura başka bir çare kalmadığında yapılır. Ameliyatın amacı, makatın  içinde zarar görmüş olan dokuyu çıkarmak ve kişinin tekrar eski haliyle yaşamasını sağlamaktır. Bu ameliyat birkaç İç basur ameliyatı, ilerleyen basura başka bir çare kalmadığında yapılır. Ameliyatın amacı, makatın  içinde zarar görmüş olan dokuyu çıkarmak ve kişinin tekrar eski haliyle yaşamasını sağlamaktır. Bu ameliyat birkaç farklı yöntemle yapılır.

İç Basur Ameliyatı Longo Yöntemi

Longo yöntemiyle yapılan iç basur ameliyatı; bu ameliyat ile makatın iç taraflarında, yukarıda meydana gelen basur alınır. İç kısımlarda sinir ağları az olduğu için, ameliyattan sonra neredeyse ağrı ve sızı hissedilmez. Bu yöntem 3-4. evredeki basurlarda kullanılır ve yüksek bir başarı oranı vardır. Operasyon yaklaşık yarım saat sürer, sonrasında da eğer hasta doktorun tavsiyelerine uyarsa, bir kaç gün içinde normal hayatına dönebilir. Ameliyat iç kısımda olduğu için, tuvalet ihtiyacı giderirken ameliyatlı kısım baskıya maruz kalmaz ve ameliyattan bir iki gün sonra rahat bir şekilde tuvalete gidilebilir. Bu yöntemde,sarkıp dışarıya çıkan kısımlar bir cihazla yukarıya doğru çekilerek, dışarıda bir şeyin kalmaması sağlanır. Yine bu yöntemle operasyon geçiren hastalar genellikle ağrı kesici kullanma ihtiyacı duymamaktadır.

İç Basur Ameliyatı Klasik Yöntem

Klasik yöntemle yapılan iç basur ameliyatı; bu operasyondan önce, hastaya bir takım bilgiler verilerek, operasyonun kolay geçmesi sağlanır. Örneğin, ameliyattan bir gün öncesinden başlayarak hastaya ishal yapıcı ilaç verilir. Böylece hastanın bağırsakları boşaltılır ve hastaya gıda ile su takviyesi yapılmaz. Böylece ameliyat sırasında kolaylık sağlanmış olur. Ayrıca, ameliyat sonrasında da hasta rahat eder. Aksi takdirde ameliyat sırasında bağırsaktan gelen artıklar doktorun işini zorlaştırıp, ameliyatlı kısma baskı yapar ve sürtünür ve başarı oranını düşürür. Bu ameliyatta spinal anestezi (belden aşağısını uyuşturan) tercih edilir. Çünkü bu ameliyattan sonrası birkaç saat süresince sancı-ağrı hissedilir. Bu anestezi ile bu süre atlatılmış olur. Bu ameliyat legisure adı verilen bir aletle yapılır. Bu alet yardımı ile pratik, kansız ve dikişi olmayan bir ameliyat gerçekleştirilir. Ayrıca, operasyon anında oluşabilecek ağrı ve kanamalarda da hastaya kolaylık sağlanmış olur. Bunda, fazla olup sarkan dokular kesilerek alınır, ortaya çıkan boşluklar dikilir, böylece makat eski haline döner. Ameliyatta ne kadar dokunun alınacağına doktor karar verir. Eğer fazla doku alınırsa, makat darlığı meydana gelebilir. Eğer gereğinden az doku alınırsa da bu defa basurun tekrar ortaya çıkma riski ile karşı karşıya kalınabilir.

THD-HAL ile yapılan iç basur ameliyatı; 

Basura kan veren memeler bağlanır. Bir cihaz ile makatın içine girilerek basurun içindeki atardamar bulunur ve bağlanır. Kesme ve ağrı az olur. Birkaç günde normale dönülür. Tuvaletini tutamama ve gaz kaçırma gibi yan etkileri yoktur. 




]]>
Nazal Polip Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/nazal-polip-ameliyati.html Fri, 29 Jun 2018 02:45:47 +0000 Nazal Polip Ameliyatı, Nazal polipler burun boşluğu içinde anatomik olarak yüzeyin genişlemesini sağlayan üç katlı tabakada hücrelerin sayıca değil de hacimce artış göstermesidir. Bu burun ve sinüs mukozasından kaynaklana Nazal Polip Ameliyatı, Nazal polipler burun boşluğu içinde anatomik olarak yüzeyin genişlemesini sağlayan üç katlı tabakada hücrelerin sayıca değil de hacimce artış göstermesidir. Bu burun ve sinüs mukozasından kaynaklanan mat pembe renkte tüm burun ve sinüs boşluklarını doldurabilen kötü huylu olmayan oluşumlardır. Toplumda erişkin bireylerin yaklaşık %1-4 ünde, çocukların %0.01 inde nazal polip zaten vardır. Ayrıca asetilsalisilik asit (aspirin) duyarlılığı olan vakıaların burunda nazal polip varlığı açısından değerlendirilmesi gereklidir. Nazal polipler büyük boyutlara ulaşmadıkça ve sinüs ağızlarını tıkamadıkça genellikle çok belirti vermemektedir. Fakat sinüs ağızlarını tıkarlarsa bu boşluklarda oluşan mukus dolaşımı olamaz ve koyulaşarak sinüs içerisinde iltihap ve kist oluşumuna neden olabilir. Ayrıca ileri boyuttaki polipler ağızdan nefes almaya bağlı horlama, ağız kuruluğu boğazda yanma, burun boşluğunu doldurduğunda burun tıkanıklığı koku almada bozukluk, geniz akıntısı gibi belirtilere neden olabilir.

Nazal Polip Ameliyatı ve Sonrası; Burun polipleri normal burun etlerinin haricinde genellikle alerjik veya müzmin burun, sinüs iltihapları sonrasında gelişebilen üzüm tanesi büyüklüğünde et parçacıklarıdır. Bazen tek bir parça şeklinde gelişebildiği gibi bazen de yaygın olarak birçok boşluğu dolduracak biçimde büyüyebilirler. Genellikle burun içerisinden köken almakla beraber nadiren sinüslerin içerisinden de gelişebilirler. Geç fark edilen rahatsızlıkta polipler genellikle sinüsleri dolmuş olurlar. Bu gibi durumlarda sadece burun içindeki poliplerin temizlenmesi yeterli olmaz, sinüslerin de temizlenmesi gerekir. Polipler eskiden çıplak gözle yapılan klasik yöntemlerle temizlenirdi, günümüzde ise bu işlemler endoskopi sistemleri ile yapılmaktadır. Hem daha iyi görüş alanı sağlanmakta hem de polipler en ince noktasına kadar temizlenmekte ve çevre dokulara mümkün olduğunca az zarar verilmektedir.

Nazal polipler sinüs girişlerini tıkadıklarında sinüslerde drenaj bozukluğuna bağlı mikrobik ajanlar veya toksinlerine karşı vücudun göstermiş olduğu, hararet artması, kızarıklık ile karakter ize iltihabi gibi reaksiyon mevcutsa, nazal boşluğu bütünüyle dolduran ve medikal tedaviye yanıt vermeyen polipler var ise tedavi ameliyattır.  Cerrahi tedavi, endoskopik sinüs cerrahisi olarak burun içine uygulanır. Rahatsızlığa eşlik eden ek bir patoloji bulunup bulunmamasına ve yaygınlığına bağlı olarak sadece nazal poliplerin temizlendiği polipektomi ya da genişletilmiş sinüs müdahaleleri uygulanabilir.

Diğer önemli bir konu ise nazal polip ameliyatı sonrasında çeşitli aralıklarla burun içi pansumanlarının düzenli olarak yapılmasıdır. Genellikle kanama, iltihap gibi nispeten daha az önemli istenmeyen durumlar görülebileceği gibi göz küresinin veya göz sinirinin zedelenmesi, komşu atar damarların kanaması gibi ciddi istenmeyen durumlar nadiren de olsa görülebilmektedir. Ancak dikkatli yapılan ameliyatlarda bu istenmeyen durumların ortaya çıkma ihtimali oldukça düşüktür. Poliplerin en büyük özellikleri yeniden ortaya çıkması etme eğilimi göstermeleridir. Bu tip rahatsızlığın yeniden ortaya çıkmasını önlemek için doktorunuz tarafından size nazal polip ameliyatı sonrası uzun süre kullanmak kaydıyla steroidli burun spreyleri verilecektir, bunları hiç aksatmadan kullanmanız yeniden ortaya çıkmaması açısından büyük önem arz etmektedir.

]]>
Kapalı Mide Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kapali-mide-ameliyati.html Fri, 29 Jun 2018 12:06:40 +0000 Kapalı Mide Ameliyatı, Laparoskopik yöntemler ile kapalı teknikler ile uygulanan mide ameliyatıdır. Açık ameliyat gibi riskler taşımaz. Mideyi küçültmek için, her biri 1-2 cm olan ve 4-5 adet küçük kesikler ile yapılan lapar Kapalı Mide Ameliyatı, Laparoskopik yöntemler ile kapalı teknikler ile uygulanan mide ameliyatıdır. Açık ameliyat gibi riskler taşımaz. Mideyi küçültmek için, her biri 1-2 cm olan ve 4-5 adet küçük kesikler ile yapılan laparoskopik ameliyattır. Laparoskopik ameliyatta, açık ameliyat gibi büyük kesikler atılmaz. Bu nedenle açık ameliyata göre daha sağlıklıdır. Laparoskopik yöntem ile yani kapalı ameliyatta ilk öncelikle karın içi vücuda zarar vermeyen bir gazla şişirilir ve kapalı ameliyat için uygun bir ortam hazırlanmış olur. Mideyi daha iyi gözlemleyebilmek için, karın duvarı altında bulunan boşluğa ince ve uzun bir biçimde laparoskopik bir kamera gönderilir ve burada oluşan görüntü ekrandaki monitöre yansıyarak mideden görüntü alınır ve kapalı ameliyatın seyri izlenir. 

Kapalı Mide Ameliyatı Nasıl Gerçekleşir

Kapalı Mide Ameliyatı, Öncelikle midenin büyük bir kısmı dışarı çıkarılır. Midenin büyük sol kenarı organlardan ve çevre doku elektrikli bir kesme aleti ile serbestleşir. Mideyi sağ kenara yaslamak ve yerleştirmek için, ağızdan 12-13 mm boyutlarında bir boru mideye doğru gönderilir ve mide yerine yerleştirilir. Midenin 2-3 boyutunda sağ kenarı boyunca dikine gelecek bir şekilde yerleştirilir ve midenin büyük bir kısmı ayrılır ve mideden çıkartılır. Böylelikle artık kapalı mide ameliyatında mide küçültme işlemi tamamlanmış olur. Kapalı mide ameliyatında stapler denilen otomatik bir kesme zımbalama yapan cerrahi olan aletler kullanılmaktadır.

Stapler denilen bu alet belli olan bir hat boyunca uzunlamasına olarak 6 sıra şeklinde birçok sayıda küçük zımbalar koyan ve bu çizgi boyunca 3 sıra bir tarafta, 3 sırada diğer tarafta olacak bir biçimde uzunlamasına olarak mideyi ikiye bölen bir cihazdır. Böylelikle mide de ayırma işlemi gerçekleşmiş olur. Daha sonra tüp şeklinde olan midenin zımba hattı boyunca her hangi bir sızma ve kaçak olup olmadığı basınç ve boyalı serum bu hat boyunca gönderilerek kontrol edilir. Daha sonra bu hatta doku yapıştırıcı jel uygulanır ve karın içine 3-4 mm boyutlarında ince bir hortum yani dren yerleştirilir. Bu hortumun ucu dışarı çıkarıldıktan sonra ameliyat tamamlanmış olur. 

Kapalı Mide Ameliyatı Ne Kadar Sürer

Kapalı Mide Ameliyatı, Yaklaşık olarak yarım saat hastanın hazırlanması süresi sürmektedir. Daha sonra kapalı mide ameliyatı için 2 saatlik bir işlem süresi vardır. Yarım saat de hastanın uyanması için beklenilen süre olmak üzere yaklaşık olarak kapalı mide ameliyatı 3 saat sürmektedir. Tüp mide ameliyatı herhangi bir olumsuzluk yaşanması dışında açık olması yerine kapalı olması tercih edilir. Çünkü açık ameliyatta enfeksiyon ve fıtık riskinin oluşma ihtimalleri kapalı ameliyata göre daha fazladır. 


]]>
Burun Ameliyatı Sonrası Burun Tıkanıklığı https://www.ameliyatlar.gen.tr/burun-ameliyati-sonrasi-burun-tikanikligi.html Fri, 29 Jun 2018 21:05:51 +0000 Burun Ameliyatı Sonrası Burun Tıkanıklığı; Burnun en önemli görevi solunumdur. Soluk alıp vermeyen bir burnun güzel olması kişiye hiçbir şey kazandırmaz. Önemli olan doğal, güzel  kişiye uyumlu olmakla birlikte burnu Burun Ameliyatı Sonrası Burun Tıkanıklığı; Burnun en önemli görevi solunumdur. Soluk alıp vermeyen bir burnun güzel olması kişiye hiçbir şey kazandırmaz. Önemli olan doğal, güzel  kişiye uyumlu olmakla birlikte burnun işlevinin rahatça yapabilmesidir.

Burun Ameliyatı Sonrası Burun Tıkanıklığı Belirtileri

Burun ameliyatı sonrası ilk yirmi dört saat boyunca yüzde şişlik morarma, burunda ağrı ve burunda tıkanıklık hissedebilirsiniz. Burun Ameliyatı sonrası burunda oluşan tıkanıklığın oluşmasında burun eti şişmesi burunda tıkanıklığa ve nefes almayı önleyecektir. Burun Ameliyatı sonrası burun da oluşan tıkanıklığın bir diğer nedeni ise burunda ameliyat sonrası oluşan ödemdir. Ayrıca ameliyat sonrası hastanın yatış pozisyonuna bağlı olarak burunda ödem oluşumu meydana gelebilir. Burun ameliyatı sonrası burunda oluşan tıkanıklığı burna yerleştirilen tamponlarda neden olabilir. Bu tamponlar burun ameliyatı sonrasında  burnunuzu tıkayacak ve ağızdan nefes almak zorunda kalabilirsiniz. Burun ameliyatı sonrasında operasyona bağlı olarak kan sızıntıları yaşanabilir. 

Burun Ameliyatı Sonrası Burun Tıkanıklığı Nasıl Önlenir

Burun ameliyatı sonrası burunda oluşan tıkanıklığa neden olan ödem, ameliyat sonrası buruna soğuk uygulamalar ve veya buz uygulanarak ödem ve morluklar önlenmiş olacaktır.Burun ameliyatı sonrası burunda oluşan ödem'in önlenmesi için hasta burun ameliyatı sonrası yaklaşık 30 derece açıyla başı yüksekte olacak şekilde yatmalıdır.Burun Ameliyatı sonrası oluşan kan sızıntılarını  pamuk veya gazlı bez yardımıyla çözebilirsiniz. Ameliyat sonrası ilk gün tuvalet ihtiyacı dışında başınız yüksekte olacak şekilde yatakta yatmalısınız. Burun ameliyatı sonrası  göz çevrenizde morarma ve şişliklere karşı uygulayacağınız buz veya soğuk uygulamalar ile morluklar azalacaktır ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır. 

Şişme ve morarma ilk hafta veya daha uzun bir süre içerisinde kaybolacaktır. Ameliyat sonrası birkaç gün çeşitli enfeksiyon  oluşumları da görülebilir. Çok nadir olan bu durumlara karşı size operasyon sonrası kullanmanız için doktorunuzun önerdiği antibiyotiği reçete edebilirsiniz. Burun ameliyatı sonrasında en riskli durumlardan biri kazayla da olsa burnunuza alacağınız darbelerdir. Eğer şiddetli bir darbe aldıysanız acilen doktorunuza haber vermeniz gerekmektedir. Ameliyat sonrası dokuların iyileşmesi için uzun süre sizden sümkürmemenizi  burnunuzu silmemeniz istenebilir. Burun içinde tampon varsa ameliyat sonrası bir kaç gün içinde alınacak ve kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Bir kaç hafta sonunda tüm pansumanlarınız  ve burnunuzun üzerindeki alçı atel alınmış olacaktır. Ameliyattan bir kaç hafta sonra günlük yaşam temponuza tam anlamıyla dönebilirsiniz.
]]>
Rahim İçi Polip Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/rahim-ici-polip-ameliyati.html Sat, 30 Jun 2018 11:44:53 +0000 Rahim İçi Polip Ameliyatı, Polipler genelde boyları küçük ve iyi huylu tümörlerdir. Vücutta rahim ağzı, safra kesesi, ses telleri, bağırsaklar gibi bir çok yerde çıkabilirler. Rahimde oluşan polipler bulundukları dokunun no Rahim İçi Polip Ameliyatı, Polipler genelde boyları küçük ve iyi huylu tümörlerdir. Vücutta rahim ağzı, safra kesesi, ses telleri, bağırsaklar gibi bir çok yerde çıkabilirler. Rahimde oluşan polipler bulundukları dokunun normalde fazla büyüyerek rahim boşluğuna itilmesi ile ortaya çıkar. iki tür polip vardır bunlardan biri saplı poliplerdir. Bu polipler zaman içinde rahimden dışarı doğru sarkma yapabilirler. Diğer polip şekli ise geniş tabanlı poliplerdir. Polip oluşumuna neden olan sebepler pek bilinmemektedir. Fakat yapılan araştırmalara östrojen kaynaklı olabileceği saptanmıştır. Bazı bilim adamlarına göre genetik patojenlerle ilgili olabileceği ileri sürülmektedir. Bazı yapılan çalışmalarda günümüzde kadınların %50'sinde polip olduğu tespit edilmiştir. Polipler her yaşta kadınlarda görülür. En çok görülme sıklığı ise 39-50 yaş grubudur. Polipler iyi huylu tümörler oldukları için kanserleşme olasılığı oldukça düşüktür.

Rahim İçi Polip Ameliyatı nasıl yapılır

Polipler genelde her hangi bir şikayete neden olmaz kontrollerde yada ultrason muayenesinde tesadüfen ortaya çıkar. Görüldüğü zaman cerrahi müdahale ile alınması gerekir. Eskiden polip ameliyatları kürtaj yöntemi ile yapılmaktaydı. Fakat polipler çok oynak bir yapıya sahip oldukları için kürtaj sırasında alınamama riski çok yüksekti. Bu neden le tıp tarihindeki gelişmelerle birlikte bu tip cerrahi müdahaleler histeroskopi ile yapılmaya başlanmıştır. Histeroskopi, bir teleskopla rahim bölgesine girilerek tanısal ve cerrahi işlemlerin gerçekleştirilmesine yarayan endoskopik bir cerrahi yöntemdir. Bu işlem muayene sırasında ağrısız bir şeklide yapılmaktadır. Fakat bu şeklide müdahale istemeyen hastalara genel anestezi uygulanır. Çok kısa bir operasyondur. Hastanın hastane de yatması gerekmez ve 1-2 saat içerisinde normal yaşantısına geri döner. Yinede o gün dinlenmesi daha faydalıdır. Rahimdeki polip alındıktan sonra herhangi riskli bir duruma karşı patolojiye gönderilmesi gerekir. Menopoz döneminde görülen polipler kanser riski taşımaktadır. Rahimde poliplerin oluşturduğu kanamayı durdurmanın en etkili yolu kanamanın nedenini yok etmektir. Yapılan araştırmalarda 2 santimden küçük olan poliplerin tüp bebek şansını azalttığından dolayı düşüklere neden olabileceği saptanmıştır. Bu yüzden rahim bölgesinin poliplerden temizlenmesi gerekir. 

Yapılan rahim içi polip ameliyatından sonra patolojiye gönderilen poliplerin yaklaşık sonucu 15 gün içinde belli olur. Duruma göre eğer hastada kanser rahatsızlığı gibi bir durum söz konusu ise rahmin komple alınması gerekebilir. Zorlu ve yıpratıcı bir süreç olacağından hastanın psikolojik destek alması gerekebilir. Kişilerin etraflarında bu tarz rahatsızlık yaşayan hastaları yalnız bırakmaması, ellerinden geldiği kadar destek olması gerekir.

]]>
Kemik Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kemik-ameliyati.html Sun, 01 Jul 2018 08:49:45 +0000 Kemik ameliyatı, burun kısmında bazı insanlarda gerek darbelere bağlı olarak gerek doğuştan gelen burun kemiği eğriliği, burnun dışarıdan yamuk görünmesine sebep olmaktadır. Burun kemik eğriliği deviasyon olarak isimle Kemik ameliyatı, burun kısmında bazı insanlarda gerek darbelere bağlı olarak gerek doğuştan gelen burun kemiği eğriliği, burnun dışarıdan yamuk görünmesine sebep olmaktadır. Burun kemik eğriliği deviasyon olarak isimlendirilmiştir. Burun kemik ameliyatı, son zamanlarda insanların estetik güzelliği amacı ile başvurdukları tıbbi operasyonlardan biridir. Genellikle insanlarda estetik sorunların yanı sıra solunum problemlerine sebep olan burun kemik ameliyatı, hep sağlık problemlerinin önüne geçer hem de kişilerde estetik açısından olumlu etkiler oluşturur. Bunların yanında burun kemik ameliyatı, burun eğriliği sebebiyle meydana gelen horlama, faranjit, sinüzit problemlerinin ortaya çıkmasını engellemektedir. Burun kemik ameliyatında yaş alt sınır ve üst sınır bulunmaktadır. Alt sınır olarak 18 yaş, üst sınır ise 65 yaş olarak belirlenmiştir.  

Eğer burun kemik ameliyatı olacak kişi bu yaşların altında veya üstünde ise, herhangi bir özel durum olmadan ameliyat olamaz. Burun kemik ameliyatı yapılmadan önce kişinin ameliyata hazır olması gerekmektedir. Çünkü bu kişilerde yaklaşık 3 ay boyunca sınırlamalar olacak ve kişinin burun bölgesi sargı içinde olacaktır. Bu sebeple sizin için en uygun anı belirleyerek bu ameliyatı olmanız gerekmektedir.

Burun kemik ameliyatı öncesi

Bu ameliyat öncesinde yapmanız gereken en önemli konu doktorunuzun söylediği tüm şeylere uymanız olacaktır. Kişilerin yaklaşık olarak bir hafta önceden kan sulandırıcı ilaçların kullanımını sınırlandırması gerekmektedir. Çünkü burun kemik ameliyatı sırasında ve sonrasında kanama riski oldukça yüksektir. Bunun yanı sıra burun kemik ameliyatı olacak kişilerin bir hafta öncesinden sigara içmeyi bırakması gerekir. Sigarayı bırakmak ameliyat sonrasında da çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü sigara içerisindeki maddeler ve sigara dumanı, direk olarak enfeksiyon riskinin yükselmesine sebep olarak hastanın zor duruma düşmesine neden olabilir.

Ameliyat öncesinde hastaya uygun kıyafetler giydirilerek, hasta ameliyata hazırlanır. Ameliyat, doktorun vereceği karara bağlı olarak lokal ve genel anestezi altında yapılmaktadır. Genellikle hastaların rahatlığı açısından genel anestezi altında yapılmaktadır. Ama bazı insanlarda genel anestezi altında ameliyat yapılsa dahi kişi bazı sesleri baygınken duyabilmektedir.

Burun kemik ameliyatı sırasında kişinin burnuna tampon takılmaktadır. Takılan tampon, bazen burun dışına da takılabilir. Bu durum burnun yapısına ve eğriliğine göre de değişmektedir. Yapılan burun kemik ameliyatı 30 veya 60 dakika arası sürebilmektedir. Bazı insanlarda burun altında ufak kesiler yapılabilir. Bunun yanı sıra ameliyat sırasında kişilerde herhangi bir ağrı veya sızı meydana gelmez. Sadece ameliyat günü ve daha sonraki bir kaç gün küçük kanamalar görülebilir. Bu durum tamamen çok normaldir.

Burun kemik ameliyatı sonrası

Burun kemik ameliyatı sonrasında en önemli konu, kişinin ne olursa olsun burun bölgesine kesinlikle dokunulmamasıdır. Kişinin bu konuda üstüne düşen sorumluluk büyüktür. Kişi en az iki ay burnuna hiç bir darbe almamalıdır. Burnun içine ameliyat sonrası konulan tamponlar delik olduğu için burun kemik ameliyatı sonrasında nefes alabilecektir. Ameliyat sonrasında hasta hemen taburcu edilebilir. Fakat haftada bir veya iki haftada bir doktorun isteğine bağlı olarak muayeneler gerekebilir.






]]>
Kornea Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kornea-ameliyati.html Sun, 01 Jul 2018 14:29:38 +0000 Kornea Ameliyatı, kornea üzerinde oluşan hastalıkların ya da hasarların tedavisi için yapılan operasyondur. Genellikle gözün ön tabakası olan kornea enfeksiyonlara ve yaralanmalara en açık olan bölümdür. Kornea gözün renkli Kornea Ameliyatı, kornea üzerinde oluşan hastalıkların ya da hasarların tedavisi için yapılan operasyondur. Genellikle gözün ön tabakası olan kornea enfeksiyonlara ve yaralanmalara en açık olan bölümdür. Kornea gözün renkli kısmıdır ve görme işleminin gerçekleşmesi için gereken imgeler gözün ağ tabakasından korneaya yansır. Kornea hastalıkları görme yetisi açısından önem arz eder. Bu sebeple gözde oluşabilecek hasarların en başında kornea rahatsızlıkları gelir. Kornea da oluşan enfeksiyon ya da yaralanmalar ilaç ile tedavi edilebilir iken ilerleyen durumlarda operasyon yapılması hatta kornea nakli gerekebilir. Kornea nakli genellikle organ bağışı ile beyin ölümü gerçekleşen hastalardan alınan kornealar ile gerçekleşebileceği gibi hasta yakınlarının bağışı ile de gerçekleşebilir.

Kornea Ameliyatı Nasıl Yapılır:

Kornea gözün renkli bölümüdür ve gözün ön kısmında yer alması sebebi ile bir çok hastalığın, enfeksiyonun ve kazanın ilk ulaşabileceği bölgedir. Kornea; alerji, konjoktivit, kornea enfeksiyonları, kornea ülseri, kornea distrofileri, pterigium, kuru göz ve keratokonus gibi hastalıklardan en sık olarak etkilenen göz bölgesidir. Bu hastalıklardan bir çoğu ilaç tedavisi ya da lazer tedavisi ile tedavi edilebilir iken, bazı durumlarda operasyon gerekebilir. Özellikle kornea da oluşacak geri dönüşü olmayan hasarlara sebep olan kazalar ve enfeksiyonlar için lazer ameliyatı, açık göz ameliyatı ya da kornea nakli gerekebilir. Kornea ameliyatları genellikle lokal anestezi ya da hafif sedasyon altında gerçekleştirilebilir. Bu durumlarda hasta tamamen baygın olmaz ve hekim operasyon sırasında hastadan göz hareketlerini değiştirmesini isteyebilir. Kornea nakli ise daha meşakkatli ve zor bir ameliyattır. Kornea nakli gerektiren durumlarda özellikle görme kaybının yüzde yüze yakın olduğu hallerde uygun donör aranır. Bulunan uygun vericiden alınan kornea hastaya operasyon ile nakil edilir ve kornea da oluşan tahribat giderilir. 

Kornea Ameliyatı Sonrasında Bakım:

Kornea ameliyatları gayet hassas ameliyatlardır ve tüm göz hastalıklarında olduğu gibi kornea ameliyatlarından sonra da hastanın çok dikkatli olması gerekmektedir. Kornea ameliyatı sonrasında hijyen en çok dikkat edilmesi gereken şeydir. Olası bir enfeksiyon tüm operasyonun gidişatını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durumda kornea ameliyatı olan hasta sık sık ellerini yıkamalı ve özellikle yüz bölgesine sürekli tek kullanımlık havlular ile dokunmalıdır. Bu durum göz tamamen iyileşene kadar devam etmelidir. Hekimin verdiği ilaçlar dikkatlice kullanılmalı ve özellikle göze damla ya da merhem uygulanırken eller temiz olmalıdır. Göz bölgesi kurutulmamalı ve güneşe çıkılmamalıdır. 

Kornea Ameliyatı Risk Taşır Mı:

Her operasyon gibi kornea ameliyatları da belli oranda risk içerirler, özellikle operasyon sırasında enfeksiyon kapma, ki bu hastane enfeksiyonu olarak da bilinir, kornea yırtılması veya nakil ameliyatlarında gözün nakledilen korneayı kabul etmemesi gibi riskler mutlaka vardır. Bunun dışında operasyon sırasında anesteziye karşı gelişen ataklar ve alerjiler olabilir. Kornea ameliyatlarının risklerini en aza indirmek için mutlaka operasyonlar hijyenik ortamlarda uzmanlar tarafından gerçekleştirilmeli ve operasyon sonrasında hasta bakımında çok dikkatli olunmalıdır. Kornea ameliyatı sonrasında oluşacak olumsuzluklar genellikle kortizon içeren damlalar ile tedavi edilebilir.
]]>
Ameliyat Pozisyonları https://www.ameliyatlar.gen.tr/ameliyat-pozisyonlari.html Mon, 02 Jul 2018 01:13:18 +0000 Ameliyat pozisyonları, öncelikle pozisyon, hastanın dolaşım, solunum ve reflekslerin uyarılmasına etki eden, yapılacak cerrahi müdahalenin ve ameliyata uygun olarak verilen vücut şekline denilmektedir. Hastaya farklı pozisyon Ameliyat pozisyonları, öncelikle pozisyon, hastanın dolaşım, solunum ve reflekslerin uyarılmasına etki eden, yapılacak cerrahi müdahalenin ve ameliyata uygun olarak verilen vücut şekline denilmektedir. Hastaya farklı pozisyonların verildiği çalışma ortamlarından biri de bilindiği gibi ameliyathanelerdir. Hastalara, başta cerrahi müdahale ve ilgili bölgeye müdahalenin kolaylaştırılması, kanamayı azaltmak, bölgesel anestezi yapmak, düzeyini kontrol etmek, mide içeriğinin aspirasyonunu önlemek gibi nedenlerden dolayı çeşitli ameliyat pozisyonları verilmesi gereklidir. Bu pozisyonları verebilmek için fizikte denge kuralları ile birlikte insan anatomisini ve fizyolojisini bilmek gereklidir. Hastaya verilmekte olan bazı pozisyonlar şu şekildedir;

  • Sırtüstü (supine) pozisyon; Ameliyat sırasında hastanın sırt üstü yatırılıp kollarının vücuduna abdüksiyonda birleştirildiği pozisyon olarak tanımlanır. Genellikle, hasta muayeneleri de bu pozisyonda yapılmaktadır. En sık kullanılan pozisyon olmakla birlikte anestezi indüksiyonu için de standart bir pozisyondur.
  • Yüzükoyun (prone) pozisyon; Hastanın, karın üzerine yatırılıp, kollarının yanlara ve başın bir tarafa çevrildiği pozisyondur. Omurga veya sırt bölgesindeki ameliyatlar için hastaya bu pozisyon verilmektedir. Rahat bir pozisyon olup genellikle çocuklarda da uygulanan bir pozisyon şeklidir.
  • Trendelenburg (baş aşağı) pozisyonu; Hastayı önce sırt üstü yatırıp daha sonra baş aşağı ve bacaklar yukarı gelecek şekilde masanın ayak ucuna 10 veya 30 derecelik eğim verilerek ve vücut düz bir şekilde tutularak elde edilen pozisyondur.
  • Ters trendelenburg (baş yukarı) pozisyonu; Hastanın, önce sırt üstü pozisyonda yatırılıp baş kısmının 10 veya 30  derece arasında yukarı kaldırıldığı pozisyondur.  
  •  Lateral (yan) pozisyonu; Hangi tarafta cerrahi müdahale yapılacaksa, onun aksi yönünde hasta yan döndürülerek verilen pozisyondur. Yatırılan tarafa göre sağ yan ve sol yan ismini almaktadır.
  • Litotomi pozisyonu; Hastanın sırt üstü yatırılarak bacakların birlikte kaldırılıp, birlikte dizlerden fleksiyona getirilerek önceden takılıp ayarlanmış ayaklıklar üzerine yerleştirildiği ve tespit edildiği bir pozisyondur.
  • Sims (yarı yan) pozisyon; Yarı yüz üstü yatılan bir pozisyondur.
  • Secde pozisyonu; Hastanın diz çöküp femurla diz arasına 90 derece açı yapacak şekilde göğsün masaya temas etmesini sağlayarak başın eğildiği ve bacakların hafif açıldığı pozisyondur.
  • Fowler pozisyonu; Dik oturur pozisyondur. Anestezide regürjitasyonu önlemek için indüksiyon esnasında uygulanmaktadır. Yatak başının 45 derece yükseltilmesi ile bu pozisyonunun bir modifikasyonu olan yarı dik oturur pozisyon elde edilmektedir.
  • Tiroid pozisyonu; yatak başının kaldırılıp, omuzların alt kısmına rulo yerleştirilerek boynun ön plana çıkarıldığı pozisyon şeklidir.
  •  Spinal anestezi pozisyonu; Oturur ve yatar durumda olmak üzere iki farklı şekilde yapılan bir ameliyat pozisyonudur. Oturur pozisyonda, pozisyon verilirken hasta önce ameliyat masasının kenarına oturtulur ve ayaklar sarkıtılır ve daha sonra kollar göğüste birleştirilerek baş öne eğdirilip bel açığa çıkarılmaktadır. Yatar pozisyonda ise hasta yan yatırılır ve dizlerini karnına doğru, başını ise öne doğru çekerek bel kısmı açığa çıkarılması şeklidir.
  • Dorsal rekümbent (sırt üstü dizler bükük) pozisyonu; bu pozisyonda hasta sırtüstü yatırılarak, dizlerinin bükülüp, bacaklarının karına doğru çekilerek verildiği bir pozisyon şeklidir. Jinekolojik muayenelerde ve idrar yolu kateterizasyonunda kullanılan bir pozisyondur.

Ameliyat pozisyonları amaçları;

  • Cerrahi müdahale için ilgili bölgeye yaklaşımı kolaylaştırmak
  •  Kanamayı azaltmak
  •  Bölgesel anestezi yapmak
  •  Normal solunumu sağlamak ve bunu sürdürmek
  • ]]> Topuk Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/topuk-ameliyati.html Mon, 02 Jul 2018 06:27:13 +0000 Topuk ameliyatı, kalkaneus denilen topuk kırıkları yüksekten düşme veya trafik kazası gibi nedenlerden sonra oluşan kırıklardır. Topuk kırığında topuk kemiği yüksekliğini kaybederek, genişler. Ve bu duruma bağ Topuk ameliyatı, kalkaneus denilen topuk kırıkları yüksekten düşme veya trafik kazası gibi nedenlerden sonra oluşan kırıklardır. Topuk kırığında topuk kemiği yüksekliğini kaybederek, genişler. Ve bu duruma bağlı olarak çevredeki damar, sinir ve tendonlara baskı gerçekleşir. Gerekli tedavi uygulanmadığında ayağın içe ve dışa doğru olan hareketleri kısıtlanır ve ağrılar oluşur.  İdeal olan tedavi şekli topuk yüksekliğinin sağlanmasıdır. Topuk ameliyatı uygulanması gereken durumlarda 1 hafta 10 gün beklenerek, şişliğin geçmesi sağlanmalıdır. Bu süre içerisinde ayağa basınç uygulanmamalıdır.

    Topuk ameliyatı nasıl yapılır

    Topuk kırıklarında en fazla karşılaşılan durum tarsal kemik kırıklarıdır. Topuk kırıklarının %80'i topuğun arka eklem yüzünü ve subtalar eklem bütünlüğünü etkileyen eklem içi kırıklardır. Bu kırıklar klinik sonuçları bakımından oldukça problemli kırıklardır. Topuk bölgesi vücudun yükünü taşımada önemli bir yere sahip olduğundan kırıkla birlikte ağır bir travmaya maruz kalır.3 haftayı geçen kırıklarda yer değiştiren kırık parçalarının redüksiyonu sırasında daha fazla doku disseksiyonu ve kısalan deri örtüsünün redüksiyon sonrası gerilmesi nedeni ile cilt nekrozu artar. Fazla yer değişimi gösteren kırıklar ile eklem yüzeyinde 2 mm yada daha fazla basamaklanma yapan topuk kırıkları kesinlikle cerrahi yöntem ile tedavi edilmelidir.    

    Topuk ameliyatı için oluşan şişliğin inmesini sağlamak amacı ile topuk kırığı oluşur oluşmaz, ayak kompresyon bandajına yada basınçlı ayak pompasına koyulur. Röntgen, bilgisayarlı tomografi ve MRG ile kesin analiz yapılır ve tanı koyulur. Topuk kırıkları sıklıkla yüksekten düşme neticesinde oluştukları için, topuk kemiği ciddi bir şekilde ezilir. Günümüzde topuk kırıklarında en öenmli ve kesin tedavi şekli topuk ameliyatıdır. Ameliyat ile tedavi edilen topuk kırıkları 2 aylık bir süreç ile hastanın sağlıklı ayak yapısına kavuşmasını sağlar.

    Eskiden topuk kırıklarında ameliyat ile tedaviden kaçınılırdı. Çünkü topuk kırıkları ortopedistlerin tedavi etmekte en zorlandıkları kırıklardandır. Topuk kırıklarında ciddi bir ezilme ve ayrışma söz konusu olduğu için topuk ameliyatı en etkili yöntemdir. topuk ameliyatı sonrası topuk kemiğinin kaynaması 6-12 haftalık bir süreci kapsamaktadır. Bunlar çok ciddi kırıklardır, ve bu maksimum süredir. Daha az ezilme olan durumlarda bu süre 4-6 hafta kadardır. Topuk kırığının üzerinden çok uzun süre geçmiş olsa bile hatta yanlış tedavi yöntemleri uygulanmış olsa dahi sonradan da topuk ameliyatı yapılabilmesi mümkündür. Tabi ki sonradan yapılan topuk ameliyatı kırığın ilk oluştuğu zamandaki kadar kolay değildir, fakat yine de çok iyi sonuçlar alınmaktadır.

    Topuk ameliyatı sonrası hasta hemen kalkamaz ve bir süre yere basamaz. Tam olarak iyileşmemiş bir ayağın üzerine yük bindiğinde yeni komplikasyonlar ortaya çıkar.

    ]]>
    Gögüs Büyütme Ameliyat https://www.ameliyatlar.gen.tr/gogus-buyutme-ameliyat.html Tue, 03 Jul 2018 00:57:13 +0000 Göğüs büyütme ameliyat, kadınların göğüslerinin büyüklüğünde değişiklik istemesi oldukça sık rastlanan durumlardandır. Meme dokusunun yeterince gelişmemesi, gelişmiş olan meme dokusunun kilo verilmesi sonucunda kü Göğüs büyütme ameliyat, kadınların göğüslerinin büyüklüğünde değişiklik istemesi oldukça sık rastlanan durumlardandır. Meme dokusunun yeterince gelişmemesi, gelişmiş olan meme dokusunun kilo verilmesi sonucunda küçülmesi veya emzirme sonrası meme dokusunun küçülmeye maruz kalması sonucu, meme dokusu bireylerin arzu ettikleri ölçülerden küçük olabilmektedir. Bu durumda augmentasyon denilen göğüs büyütme ameliyatları yapılmaktadır. Göğüsleri küçük olan kadınlar meme implantları ile göğüslerini büyültebilmekte veya yaşlanma, hamilelik gibi nedenlerle göğüslerinde sarkma yaşayan kadınlar meme protezleri ile göğüslerini bir miktar dikleştirebilmektedirler. Göğüs büyütme ameliyatlarında, hastanın var olan meme dokusu, şekli ve hastanın ulaşmak istediği ölçü göz önünde bulundurularak bir planlama yapılmaktadır. Hastanın bireysel özellikleri göz önünde bulundurularak yapılan bu planlama sonrasında, hangi tip, hangi boyutta protezin daha uygun olduğu ve bu protezin hangi seviyeye yerleştirileceği kararlaştırılır. Bu işlem estetik bir işlem olmasa da gerçekleştirilirken dikkate alınması gereken bir takım tıbbi kurallar vardır. Bu sebeple bireyin istekleri dikkate alınsa da ameliyatın başarılı olması ve doğal görünümler elde edilmesi için bu kurallar, plastik cerrahlar tarafından öncelikle göz önünde tutulmaktadır.

    Göğüs büyütme ameliyatı yapılma nedenleri;

    • Göğüslerinin küçük olduğunu düşünen kadınlarda, vücut hatlarındaki orantısızlığı, özellikle kalça-göğüs oranını düzeltmek amacıyla göğüs büyütme ameliyatları yapılmaktadır.
    • Gebelik sonrası meme hacmindeki kaybı gidermek için yapılmaktadır.
    • Meme büyüklüğünde simetrinin sağlanması için yapılır. Çoğu kadında memeler simetrik değildir ve bu durum çok belirginse göğüs büyütme ameliyatı gerekebilir.
    • Bazı durumlarda memeyi yeniden oluşturmak için yapılır. Mesela meme kanseri ameliyatı sonrası veya doğuştan meme olmaması gibi durumlarda yapılır.
    • Tıbbi ya da kozmetik nedenlerden dolayı  yerleştirilen meme protezlerinin eskimesi, özelliğini kaybetmesi veya o bölgede bir sıkıntı oluşması nedeniyle değiştirilmesi için yapılır.

    Göğüs büyütme ameliyatı öncesi;

    • Kullandığınız herhangi bir ilaç varsa, daha önce herhangi bir ameliyat olduysanız bunu cerrahınıza söyleyin.
    • Doktorunuz koltuk altından yerleştirme tekniğine karar vermiş ise koltuk altınızı tüylerden arındırıp ameliyata gelin. .
    • Ameliyat öncesi mamografi ve ultrason gibi tetkiklerinizi son güne bırakmamalısınız. Bu tetkiklerin sonuçlarına göre doktorunuz, bir genel cerrahi muayenesi olmanızı isteyebilmektedir. Bu tetkik sonucuna göre ameliyat tarihinizde değişiklik yapılabilir.
    • Ameliyat şartları sebebiyle, ameliyatınız öncesinde belli bir süre aç kalmanız gereklidir.
    • Ameliyat süresi yaklaşık 1-1.5 saattir.
    • Yakın bir tarihte herhangi bir tatil planınız varsa bunu doktorunuza söyleyin.  Ameliyattan sonrasında ne kadar süre kollarınızı zorlamamanız gerektiği konusunda size bilgi verecektir.
    • Yeni doğum yaptıysanız eğer emzirme döneminiz bittikten 9 ay sonra ameliyat olmanız uygundur.
    • Göğüslerinizi büyütmek istediğiniz ölçüyü, sutyen ölçüsüne göre belirlenmelidir.

    Göğüs büyütme ameliyatı sonrası;

    • Ameliyattan sonra ortalama 3-4 gün kadar kollarınızı zorlamamanız gerekir.
    • Operasyondan sonrasındaki  6-12. aylar arasında hissizlik durumları normaldir.
    • Protezleri istediğiniz zaman çıkarabilirsiniz. Çıkarıldığında meme eski haline dönecektir.
    • Ameliyat sonrası silikonun yerleştirildiği kesi yerlerinde flaster bantlar bulunacaktır.
    • İlk gün biraz ağrılarınız olacaktır. Ağrılarınızın olmaması için ağrı kesici kullanabilirsiniz. Ağrı kesicilerinizi doktorunuzun belirttiği saat aralığında içmeye özen gösterin.
    • 2-3 hafta kadar göğüs bölgenizde hassaslık olacaktır. Darbelere karşı ke]]> Ortopedi Ameliyatları https://www.ameliyatlar.gen.tr/ortopedi-ameliyatlari.html Tue, 03 Jul 2018 08:43:08 +0000 Ortopedi Ameliyatları, Ortopedi orthos ve paedia kelimelerinin birleşiminden oluşmuş düzgün (orthos) çocuk (paedia) anlamına gelir. Temel olarak kas iskelet sistemini ve onun sorunlarını inceleyen cerrahi bir bilim dalıdır. Ortopedi Ameliyatları, Ortopedi orthos ve paedia kelimelerinin birleşiminden oluşmuş düzgün (orthos) çocuk (paedia) anlamına gelir. Temel olarak kas iskelet sistemini ve onun sorunlarını inceleyen cerrahi bir bilim dalıdır. Diz, omuz, ayak bileği, el bileği ve dirsek eklemlerinin sportif yaralanmaları veya diğer hastalıkların artroskopi (kapalı yöntem) ile ameliyatlarının Ortopedi ve Travmatoloji servislerinde yapılmaktadır. Fiziksel aktiviteleri daha rahat gerçekleştirile bilinmesi ve vücudun tam olarak çalıştırıla bilinmesi ve hareket ettire bilinmesi için en kısa zamanda tedavi yada ameliyat olunması şarttır. Ortopedi ameliyatları genelde; diz ve menisküs ameliyatları, kalça diz ve eklem protezleri, ortopedik mikro cerrahi, dirsek ve omuz cerrahisi, doğumsal omuz kırık ve çıkıkları ile kemik ve eklemlerin travmatik kırık-çıkıkların tedavisi yapılmaktadır. Bunun dışında kemik ve yumuşak doku tümörlerinin ve spor yaparken meydana gelen yaralanmaları içermektedir.

      Ortopedi Ameliyatları Dalları

      Kemik Kırıkları Ve Ameliyat Alanları

      • Çocukluk döneminde dirsek kırıklarında,
      • Kalça kemiği kırıklarında,
      • Bel ve boyun omurga kırıklarında,
      • Pelvis kırıklarında,
      • El bileği ve ayak bileği kırıklarında,
      • Alt ve üst ekstremite kırıklarında,
      • Diz, dirsek, omuz eklem çevresi kırıklarında ve bunun gibi durumlarda ameliyat yapılır.

      Protez Cerrahisi Ameliyatı Alanları

      • Kalça ve diz eklemleri ameliyatı,
      • Omurga diski ameliyatı,
      • Parmak eklemleri ameliyatı,
      • Omuz, dirsek, ayak bileği ameliyatları,

      Diz Eklemi Ameliyat Alanları

      • Eklem içi enjeksiyon, total eklem protezi, kısmı eklem protezi,
      • Protezsiz kemik düzleme ameliyatı,
      • Menisküs, ön çapraz bağ, arka çapraz bağ, kıkırdak nakli,
      • İç dış yan bağ, kombine bağ yaralanmalarında, kıkırdak yaralanmalarında ameliyat gerekir.

      Artroskopik Cerrahi Ameliyatları Alanları

      • Diz, omuz, kalça ameliyatları,
      • Ayak bileği, el bileği ve dirsek eklemlerinde ameliyat,
      • Bağ onarımı, kıkırdak onarımı, bağ eksizyonu ameliyatları,
      • Omuz Eklemleri Ameliyatları Alanları
      • Omuz sıkışma, rotator manşet yırtığı ameliyatı,
      • Donmuş omuz, omuzda kireçlenme ameliyatları,
      • Tekrarlanan omuz çıkıkları, kas içine kireç oturması,

      Kalça Eklemi Ameliyatı Alanları

      • Kalça protezi ameliyatı, açık ve kapalı kemik içi çivileme,
      • Total kalça protezi, protezsiz kemik düzeltme ameliyatları(kalça eklemi kırıklarında),
      • Kalça eklemi kıkırdak hastalıklarında kemik eklemi ve aşılama ameliyatı,

      Omurga Ameliyatları Alanları

      • Kemik erimesi sonrası meydana gelen kırıklarda,
      • Bel kayması ve bel fıtığında,
      • Omurganın doğuştan oluşan şekil bozukluklarında,
      • Omurganın tümör ve enfeksiyona bağlı ameliyatlar,
      • Yaşlanmadan dolayı bel ve boyunda romatizmal hastalıklara bağlı gelişen darlıklara uygulanan ameliyatlar,

      Çocuk Ortpedisi Ameliyatları Alanı

      • Kalça çıkıklarında,
      • Ayak şekil bozuklukları,
      • Düz tabanlık, içe basma ve yürüme,

      El Ve El Bileği Ameliyatları Alanı

      • Damar, sinir ve kiriş yaralanmaları,
      • Bu bölgedeki kırık, tümör ve enfeksiyon,
      • El bileğinde sinir sıkışması, kiriş iltihabı, el bileğindeki şişlikler, tetik parmak tedavisi ameliyatları.

       Ayak Ve Ayak Bileği Ameliyatları Alanı

      • Tırnak batması, baş parmak çıkıntısı,
      • Düz tabanlık, bağ kopmaları, diyabetik ayak yaraları ve benzeri ameliyat çeşitleri vardır.

      ]]>
      Tiroid Nodül Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/tiroid-nodul-ameliyati.html Tue, 03 Jul 2018 17:40:00 +0000 Tiroid nodül ameliyatı, tiroid vücudun çalışması üzerinde etkisi olan hormonları salgılar. Bu hormonlar metabolizmanın hızını ayarlamaya çalışırken tiroidte bulunan hastalıklar metabolizmanın yavaşlamasına veya daha fazl Tiroid nodül ameliyatı, tiroid vücudun çalışması üzerinde etkisi olan hormonları salgılar. Bu hormonlar metabolizmanın hızını ayarlamaya çalışırken tiroidte bulunan hastalıklar metabolizmanın yavaşlamasına veya daha fazla çalışmasına sebebiyet verir. Tiroid bezinde bulunan hastalıklar tedavi edilirken bu tedaviler içerisinde ameliyatta yer alır. Ancak ameliyat dışında ilaçla tedavi veya tiroid nodülleri takip edilmesi ile ilgili ilaç kullanarak tedavi gibi yöntemler uygulanır. Tiroit hastalıkları cerrahi tedavide dikkatle kontrol edilmesi gereken şikayetler arasında yer alır. Kanserle ilişkisi bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi için biyopsi uygulanması gerekir. Hipertiroidi gibi hastalıklar tiroid bezinin fazla çalışmasına sebebiyet verdiği için yüksek oranda tiroit hormonu salgılar. Böylelikle kişide yan etkiler ortaya çıkması sebebiyle ilaç veya Radyoaktif iyot tedavisi kullanılarak tedavi edilmesi amaçlanır. Özellikle bayanlarda hipertiroidi gebelik durumunun engellenmesine sebebiyet verir. Bu sebepten dolayı gerekli düzeyde araştırılması ve gerekli cerrahi tedavinin uygulanması tiroidin tedavisinde önemlidir.

      Tiroid nodül ameliyatı tedavi şeklinin belirlenmesi

      Tiroid nodül ameliyatı tedavi edilmesini sağlamak için çalışma hızının kontrol edilmesi sağlanır. Kişide bulunan tiroidin türüne göre radyoaktif iyot ile hücre zarının yapısına zarar verilerek hormon üreten hacmin azaltılması sağlanır. İki yöntemde de gerekli tedavi sağlanamaz ise tiroid nödülü ameliyatı gerçekleştirilir. Bu bölgede tiroit bezinin tamamen çıkartılmasının yanında bazı durumlarda bir kısmının çıkartıldığı da görülmektedir. Böylelikle hastalığının tedavi edilmesi sağlanır. Hastaya göre tedavi şekilleri doktor tarafından tercih edilir. Ayrıca tiroid nodül ameliyatında hastanın yaşı, daha önce bulunan hastalıkları ve tedavileri, cinsiyeti gibi durumlar tedavinin belirlenmesinde etkin rol oynar.

      Troid nodül ameliyatı işlemi

      Troid nodül ameliyatında tiroitin bulunduğu bölgeye biyopsi yapılarak tiroidde kanser olup olmadığının araştırılması yapılır. Kanser saptanmış ise bu bölgenin ameliyat edilmesi gerekir. Burada amaç hormon üreten tiroid bezinin boyutunun küçültülmesidir. Böylelikle ameliyattan sonra tiroid fonksiyonlarının normale dönmesi amaçlanır. Bazı durumlarda ise hipertiroidi meydana gelirken tedavide sorun çıkabilir. Tiroid dokusunda yeterli hormonun üretilmemesi durumunda hipertiroidi gibi problemler ortaya çıkarken; bu oluşacak komplikasyonlar düşük ihtimalle gözlenir. Ayrıca bu durumu ilaçla kontrol etmek mümkündür. Gelişmiş teknolojiler ile birlikte tiroid ameliyatı küçük kesik açılarak gerekli bölümünün alınması ile uygulanır. Hastanın belirli süre hastanede tedavisinin ardından taburcu edilmesi, daha sonra da takip edilmesi önemlidir. Tiroid bezi nodül ameliyatı ciddiye alınmalı, değerlendirilmesi yapılması son derece önemlidir. Bunun için gerekli tedbirlerin alınması gerekirken cerrahi yöntem ile müdahale edilip tedavi edilmesi gerekir. Ayrıca tiroid nodüllerinde kanserle ilişkisi bulunmadığı halde burada bulunmanın nodül büyüyor ise bu işlemde de cerrahi müdahale ile bu bölgenin küçültülmesi almışlar. Çünkü görüntü itibariyle rahatsız edici bir formdadır. Hastanın takip edilmesi tiroit hastalığının giderilmesinde ve kontrol altına alınmasında son derece önemlidir.
      ]]>
      Safra Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/safra-ameliyati.html Wed, 04 Jul 2018 15:11:07 +0000 Safra ameliyatı; safra kesesinde taşların rahatsızlıklar oluşturması ile alakalı durumlarda safra kesesi ile kapalı yöntem ile alınması işlemidir. Safra kesesinde iltihaplanmalar olmasından, taşların tekrarlayıcı ve ağr Safra ameliyatı; safra kesesinde taşların rahatsızlıklar oluşturması ile alakalı durumlarda safra kesesi ile kapalı yöntem ile alınması işlemidir. Safra kesesinde iltihaplanmalar olmasından, taşların tekrarlayıcı ve ağrılı nöbetler gibi sancılar olması sebebi ile, taşlardan kaynaklı hastalarda bulantılar, hazımsızlıklar, karın bölgesinde ağrılar gibi şikayetler olunca, pankreatit hastalıkta gelişmiş ise, safra kanallarında tıkanmalar başlamış ve sarılık görüldü ise ameliyat ile müdahale edilmesi gerekir.

      Safra ameliyatı öncesinde yapılan hazırlıklar ise;
      Ameliyattan önce anestezi doktoru hastayı muayene eder. Hasta coraspin, aspirin ve benzeri kanı sulandıran ilaçlar kullanıyor ise, bu ilaçların kullanılması bırakılarak 5-6 gün beklenir. Bu işlem yapılmaz ise ameliyat esnasında kanama gibi riskler oluşabilir. Ameliyattan önce gece 24:00 den sonra hasta su dahil içip tüketmemelidir. Daha önce sarılık geçirmiş olan hastalar  bu durumla ilgili bütün kan tahlillerini yaptırmalıdır. Başka olağan hastalıklar da var ise bunlarla alakalı tahlillerde yaptırmalıdır, bu hastalıklarla alakalı ilaçları az su ile içilmelidir. Hastalar ameliyat ile beraber bilgilendirilmeli ve risklerini bilmeli ve onay formunu okuyarak imzalamalıdır.    

      Safra ameliyatı nasıl yapılır;
      Safra ameliyatı genellikle laparoskopik tekniği ile yapılır. Yapılacak işlemler karın bölgesinde açılacak küçük kesiler ile içine girilen çubuğa benzeyen alet yardımı ile yapılır. Ameliyatta  hastalar için genellikle tam uyutulan genel anestezi yöntemi ile edilir. Ameliyat ile amaç safra kesesinin karın kısmındaki bağlantısından ayırarak, içerisinde olan çamur ve taşlar ile beraber tamamını içerisinden çıkarmaktır.
      • İlk baş göbek bölgesinde ince bir boru ile içeri girilerek, karın boşluğu da ortalama 4 litre gaz ile şişirilir.
      • Borunun içerisinden bir kamera sokulur ve karnın içinden görüntüler televizyona aktarılır. Bu yöntem ile yapılacak işlemler ve cerrahi müdahale için aletlerin rahat şekilde çalışmasını sağlar.
      • Sağ kaburga yayı altında üç tane daha küçük borular yerleştirilir ve içlerinden hızlı şeklinde cerrahi müdahale için aletler içine sokulur. Doktorlar bu sırada karnın içinde bulunan organları, ameliyat esnasında kullandığı aletleri ve yaptığı bütün işlemleri ekrandan ve görüntülerden izleyerek ameliyat gerçekleştirir.
      • Kameradan anlık görüntü büyütülür, istenilen şekilde ekrana verilir ve doktorun görüş açısını güzel bir şekilde gösterir. Bunun için yapılan açık bir şekilde yapılan ameliyattan daha iyi bir müdahale şeklidir. İstenilir ise ameliyat kayıt altınada alınabilir. 
      • Safra ameliyatında ilk başt safra kesesinin kanalı ve damarı bulur, titanyumdan zımbalar yardımı ile kapatılarak, kesilirler ve ayrılırlar. Daha sonra safra kesesinin karaciğere yapışık biçimde olan kısmı çıkarılarak, karnın içerisinde bağımsız hale getirilir. Safra keseside karına açılmış olan delikten çıkarılır.
      • Yapılan operasyon bittikten sonra, içerisine basılmış olan gazın hepsi boşaltılır, açılan küçük kesiklerde gizli biçimde dikiş ile kapatır ve ameliyat sonlandırılır.
      • Hastaların genel durumu, safra ameliyatı ile diğer organların ilişkisi ve ameliyat yapan doktorun tecrübeside ameliyatın durumunu etkiler. Ameliyat genelde ortalama 15-45 dakika arasında sürer. Erken teşhislerde, tecrübeli doktorlar ile yapılan operasyonlar başarılı olarak sonlanmaktadır. 
      • Safra kesesi ameliyatı sonrasındaki gelişmeler ise;
      • Hasta ameliyattan sonra 4-6 saat içerisinde kuru olmayan ve hafif gıdalar ile beslenmelidir. 1 gün sonrada hastaneden taburcu edilir. Çalışanlar ameliyattan 3-4 gün sonra işlerine geri dönebilirler. Bundan başka hastalar 1-2 ay kadar yediklerine dikkat ederek kızartmalar ve yağlı besinler tüketilmemelidir.
      ]]>
      Dil Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/dil-ameliyati.html Wed, 04 Jul 2018 19:41:31 +0000 Dil ameliyatı, dilin alt kısmında bulunan bağların kesilmesi olayıdır. Bu sebeple dil bağı ameliyatı olarak da bilinir. Dil bağı, dilin alt yüzeyi ile ağız tabanı arasında olan ve dile dik uzanan bir katmandır. Dilin ö Dil ameliyatı, dilin alt kısmında bulunan bağların kesilmesi olayıdır. Bu sebeple dil bağı ameliyatı olarak da bilinir. Dil bağı, dilin alt yüzeyi ile ağız tabanı arasında olan ve dile dik uzanan bir katmandır. Dilin öne ve yukarı doğru hareketini sınırlamaktadır. Bu bağın kısa ve kalın olması durumunda dil, ağız tabanına yapışık hale gelmektedir.  Bu sorunun çözümü için dil ameliyatı yapılır. Dil ameliyatı genellikle kliniklerde lokal anestezi altında basit şekilde yapılmaktadır.

      Dil bağı, yetişkin insanlar dışında bebeklerde de görülmektedir. Bu sorun bebeklerin emme esnasında zorluk çekmesi ve terlemesine yol açar. Bebeklerde dil ameliyatı dilin çok gelişmemiş olmasından daha basit operasyonla halledilebilir. Yetişkinlerde bağın kalınlaşması nedeni ile lokal anestezi her zaman yeterli olmayabilir. bu gibi durumlarda genel anestezi yapılır. Bazı doktorlar muayenehanede hastayı teşhis eder etmez basit şekilde bu operasyonu gerçekleştirmektedir. Operasyon, uygun bölgenin iğne ile uyuşturulması ile başlar. Daha sonra bir makas veya jilet yardımı ile ufak kesiklerde yapılır. Lokal anestezi etkisi bitmeden işlem çoktan bitmiş ve iyileşme sürecine girmiş olur. Anestezi etkisi geçtikten sonra bir süre konuşurken aşırı ağrılar olabilir.

      Dil Ameliyatı Avantajları

      • Dili rahat hareket ettirme
      • Konuşmada rahatlık
      • “R” Harfini söyleyemeyen hastalarda düzelme

      Dil Ameliyatı Sonrası Sık Karşılaşılan Sorunlar

      • İlk 3 gün aşırı ağrı
      • Bir süre konuşmaya çalışırken başlayan ağrı
      • İlk 1 hafta yemek yemede zorluk çekme
      • Kanamalar
      • Dil altında ülser
      • Enfeksiyon
      • Az da olsa dilde hasar oluşması

      Dil ameliyatından sonra bir süre ağrı kesicilerin alınması ağrıların azalması için gerekli olabilir. Dil ameliyatından sonra dilin bir süre kullanılmaması sebebi ile iyileşme ile birlikte doktorunuzun verdiği dil egzersizleri harfiyen uygulanmalıdır. Dil ameliyatı, ağız içinde olduğu için iyileşmesi kısa süren ameliyatlardandır. Çok kısa sürede normal yaşantıya devam edilmektedir.

      ]]>
      Bademcik Ameliyatı Sonrası Beslenme https://www.ameliyatlar.gen.tr/bademcik-ameliyati-sonrasi-beslenme.html Thu, 05 Jul 2018 07:38:36 +0000 Bademcik Ameliyatı Sonrası Beslenme, bademcik ameliyatı sonrasında hastalar çoğunlukla aynı gün içerisinde taburcu edilmektedir. Ameliyat sonrasında beslenme iyileşme sürecini yakından ilgilendirmektedir. Bazen ameliyat son Bademcik Ameliyatı Sonrası Beslenme, bademcik ameliyatı sonrasında hastalar çoğunlukla aynı gün içerisinde taburcu edilmektedir. Ameliyat sonrasında beslenme iyileşme sürecini yakından ilgilendirmektedir. Bazen ameliyat sonrasına ağrı, kanama, nefes kokusu ve ateş nadir bir şekilde de olsa görülen şikayetler arasında yer almaktadır. Hasta güzel bir iyileşme süreci geçirmek istiyor ise beslenmesine dikkat etmesi gerekmektedir. 
      Bademcik ameliyatı edildikten sonra 4 saat boyunca hastanın gıda tüketmesi önerilmemektedir. Bu zaman içinde anestezinin etkisinin geçmesi beklenmektedir. Bekleme süresi geçtikten sonra hastaya soğuk su içirilir. Hastanın boğazının tahriş olmasını engelleyecek yumuşak yiyecekler verilir. Hasta bademcik ameliyatı sonrasında 10 gün kadar ağrı kesici kullanması gıdaları yerken rahat bir şekilde yutmasını sağlar.

      Bademcik Ameliyatı Sonrası Beslenme (İlk Hafta)

      • İlk gün ufak yudumlarla ve sık olarak ancak azar azar şerbet, soğuk çay, soğuk süt, komposto ve dondurma tüketilmelidir. 
      • İkinci gün de hasta soğuk içeceklerle beraber oda sıcaklığındaki muhallebi,  puding, yoğurt ve benzeri yiyecekler yiyebilir.
      • Üçüncü gün ise rafadan yumurta, sebze püreleri,  ve yumuşak olacak bir şekilde pişmiş makarna tüketilmelidir.
      • Dördüncü günde çok soğuk ya da çok sıcak olmayan çorbalar, meyve püreleri, yoğurt ve kaşıkla ezilmiş yemekleri hasta yiyebilir.
      • Beşinci gün boğazı tahriş etmeyecek olan besinler, aşırı sıcak olmayan doktorun önerdiği besinlerle hasta beslenmeye devam etmelidir. 

      Bademcik Ameliyatı Sonrası Yenilmemesi Gereken Besinler

      • Çikolata ve kakaolu yiyecekler tüketilmemelidir.
      • Portakal suyu, kola, limonata ve asitli içeceklerden uzak durulmalıdır.
      • Baharatlı ve acılı olan gıdalar tüketilmemelidir.
      • İçecek içerken pipet kullanılmamalıdır.
      • Gıdalar yutulurken ameliyatlı bölgeyi tahriş edecek ekmek gibi sert olan gıdalar yenilmemeli ya da bu gibi gıdalar iyi bir şekilde çiğneyerek tüketilmelidir.

      Hasta ameliyat sonrasındaki ağrıların şiddetli bir ağrı olmasını engellemek ve kanamaların önüne geçebilmek için uygun bir şekilde beslenmelidir. Ameliyat sonrasında öncelikle sıvı ve soğuk olan yiyeceklerin ve içeceklerin tüketilmesi önerilmektedir. Kesinlikle katı gıdalar iyileşme sürecinde yenilmemelidir. Katı gıdalara geçme zamanını doktorlar ameliyat sonrası yapılan kontrollerde belirtmektedir.

      ]]>
      Burun Ameliyatı Sonrası Kanama https://www.ameliyatlar.gen.tr/burun-ameliyati-sonrasi-kanama.html Fri, 06 Jul 2018 04:01:18 +0000 Burun ameliyatı sonrası kanama, Burun ameliyatının en büyük sorunlarındandır. Estetik ameliyat denince akla ilk gelen şey burun ameliyatıdır. Burun, geçmişten günümüze güzellik kavramı olarak bilinmektedir. Özellikle ü Burun ameliyatı sonrası kanama, Burun ameliyatının en büyük sorunlarındandır. Estetik ameliyat denince akla ilk gelen şey burun ameliyatıdır. Burun, geçmişten günümüze güzellik kavramı olarak bilinmektedir. Özellikle ünlü isimler güzel gözükmek için burun ameliyatlarına başvururlar. Vücudumuz ve yüzümüz bu altın orantıya göre yaratılmıştır. Sadece güzel bir yüz için bile birçok açı ve yüz oranı tespit edilmiştir. Burada yüzümüzün tam ortasında yer alan ve altın oranımızı en çok etkileyen organımız burun, önemli bir rol oynar. Bu sebeptendir ki Burun Ameliyatı yani rinoplasti, en fazla tercih edilen estetik operasyonlardan biridir. Her ameliyatta olduğu gibi burun ameliyatının da sonrasına birçok sıkıntı yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlisi burun ameliyatı sonrası kanamadır. Burun ameliyatı sonrası kanama diğer ameliyatların aksine hafife alınmamalıdır. Özellikle burun tıkanıklığını önlemek için burunun içine bir operasyon yapılmış ise ameliyat sonrası kanama olma ihtimali bir hayli yüksektir. Burun eti ameliyatlarında bu sebepten dolayı kanama çok görülür. Ancak bu tür basit kanamalar çok ciddi boyutlara ulaşmazlar ve tampon tedavisi ile çözülebilirler.

      Burun Ameliyatı Sonrası Kanama Nedenleri

      • Ameliyatta atılan kesiklerin derinliği
      • Ameliyat sonrası dikişlerde boşluk olması
      • Ameliyattan sonra buruna gelen bir darbe
      • Ameliyat olan bölgenin herhangi bir yolla kurcalanması
      • Ameliyat  sonrası oluşan enfeksiyon, burun tıkanıklığı sonrası başlıca kanama nedenlerindendir.

      Burun Ameliyatı Sonrası Kanama İçin Alınması Gereken Tedbirler

      Burun Ameliyatından sonraki iki hafta içinde kanamadan ve yaralardan dolayı açık kırmızı renkli sıvı gelmesi normaldir. Ayrıca İlk hafta içinde göz çevrenizde morluklar ve yüzünüzde şişlik olması doğaldır. Kanamaları durdurmak için size aksi söylenmediği takdirde buz tedavisi uygulamayın. Burun kanamasının fazla olmaması ve çabuk iyileşmesi için doktorunuzun verdiği reçeteyi ve spreyleri harfi harfine uygulayın. Duş alınacağı zaman sıcak suyla duş almayınız. Bu, kanamalarını arttıracaktır. Ilık bir duş tercih edin. Hapşırmak her ne kadar ameliyat yerine zarar vermese de kanamalara sebep olacaktır. Eğer burun ameliyatı sonrası kanama belirtilen zamanda azalmıyor veya durmuyorsa doktorunuza başvurup gerekli incelemeleri yaptırmanız gerekir. Bunun dışında ilk üç ay güneş gözlüğü kullanmanız kesinlikle yanlıştır. Üç ayın sonunda ancak doktorunuz onay verirse kullanmaya başlayabilirsiniz. Ayrıca burnunuza dışarıdan sert darbeler almaktan kaçının. Kanamalar durduğu zaman, bir süre koku almada zorluk çekebilirsiniz. Bu sorun zamanla kendiliğinden düzelecektir fakat istendiği takdirde günde 2-3 defa çekilmiş kahve koklamak burnunuz için iyi bir egzersiz olacaktır.

      ]]>
      Kapalı Ameliyat https://www.ameliyatlar.gen.tr/kapali-ameliyat.html Fri, 06 Jul 2018 19:27:17 +0000 Kapalı Ameliyat, kelime olarak karın içi gözlemek manasına gelmektedir. Karın bölgesinde olan organların karın üst bölgesinden açılan delikler yardımıyla içeri sokulan kameralar ile gözlenmesi ve cerrahi işlemlerin yapılmas Kapalı Ameliyat, kelime olarak karın içi gözlemek manasına gelmektedir. Karın bölgesinde olan organların karın üst bölgesinden açılan delikler yardımıyla içeri sokulan kameralar ile gözlenmesi ve cerrahi işlemlerin yapılmasına kapalı ameliyat denmektedir. Kadın hastalıkları başta olmak üzere genel cerrahi üroloji gibi alanlarda da kullanılmaktadır. Kapalı ameliyat genel anestezi ile yapılmaktadır. Hasta uyutulduktan sonra karın boşluğundan göbek içine ince bir iğne ile girilerek karın içi karbondioksit gazı ile şişirilmektedir. Bu şişirilme asla kişiye zarar vermemektedir. Belli bir şişme yaratıldıktan sonra 1 cm çaplı ismi trokar olan ve içinden aletlerin geçtiği borular karın boşluğuna göbek deliğinden sokulmaktadır.  Bu noktada karaciğer, mide, rahim, karaciğer, yumurtalıklar, idrar torbası incelenir. Daha sonra hasta başı aşağıya gelecek şekilde yerleştirilmektedir. Yapılacak olan ameliyat şekline göre 0.7 cm. lik borular karın boşluğuna sokulmaktadır. Bu borulardan geçen aletler ile ameliyat yapılmaktadır. Daha sonra aletler çıkarılır ve gaz boşaltılarak hasta odasına alınır. 

      Laparoskopi (Kapalı Ameliyat) İle Yapılan Ameliyatları
      Kapalı ameliyatlar cerrahi ameliyatlara göre en güvenli ameliyat uygulaması olarak bilinir. Hastanın deri kısmında dikiş ve kesi olmamaktadır. Kanama riski çok düşüktür. Laparoskopi kullanılan ameliyatlardan bazıları;
      • Tıkalı tüplerin açılması,
      • Yapışıklıkların açılması
      • Miyomların çıkarılması
      • Dış gebeliğe cerrahi temizlik
      • Yumurtalık kistlerinin alınması
      • Rahim alınması 
      • Yumurtalıkların alınması
      • Kasık ağrısı cerrahisi
      • İdrar kaçırma ameliyatı
      Kapalı Ameliyat olarak yapılabilir.

      Kapalı Ameliyatın Riskleri Nelerdir

      Hayati tehlikesi çok ama çok nadir olsa da kapalı ameliyat deneyimli uzmanlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Kapalı ameliyat sırasında bağırsaklarda delinme damar zedelenmesi oluşabilmektedir. Çok nadir olarak anestezi sorunu yaşayabilmektedir. Kapalı ameliyat sonrası hasta 4-5 saat içinde geri eve gönderilmekte yani taburcu edilmektedir.
      ]]>
      Varis Ameliyatı Sonrası https://www.ameliyatlar.gen.tr/varis-ameliyati-sonrasi.html Sat, 07 Jul 2018 02:04:54 +0000 Varis ameliyatı sonrası; her ameliyattan sonra çeşitli komplikasyonlar gelişebilir, bu komplikasyonlar hastanın yaşına, ameliyat yerine, büyüklüğüne, kullanılan teknolojik cihazların en son teknolojide olması, ameliyatı y Varis ameliyatı sonrası; her ameliyattan sonra çeşitli komplikasyonlar gelişebilir, bu komplikasyonlar hastanın yaşına, ameliyat yerine, büyüklüğüne, kullanılan teknolojik cihazların en son teknolojide olması, ameliyatı yapan ekibin teknik donanım ve tecrübesine göre değişen bir çok faktöre bağlıdır ve her hastada görülme ihtimali bulunmaktadır.

      Varis ameliyatı sonrası meydana gelen komplikasyonlar;
      • İltihap
      • Kanama
      • Geride kalan damarlarda meydana gelen iltihap
      • Emboli görülmesi (Pıhtının akciğer damarlarını tıkamasıdır ve öldürücü olabilir. Çok seyrek görülmektedir.)
      • Bacaklarda oluşan morluklar
      • Ağrıların meydana gelmesi
      • Ameliyat sonrası dikişlerin açılması
      • Ameliyat izi (Komplikasyon değildir her ameliyatta görülen bir doğal sonuçtur.)
      Varis ameliyatı sonrası iltihaplanma meydana gelebilir. Varis ameliyatında çok yerden kesi yapılmaktadır böylece cildin koruyuculuğu bozulmuş olur, cildinin bütünlüğünün bozulduğu her durumda yaralanma alanından mikrop girerek iltihaplanmaya neden olabilir. Ameliyatla cilt kesiğinden kaynaklı iltihaplanma daha seyrektir çünkü ortam sterildir ama buna rağmen her ameliyattan sonra iltihap riski bulunmaktadır. Bütün ameliyatlardan sonra meydana geldiği gibi varis tedavisi ameliyatla yapıldığında ameliyat yada dikiş yerinden mikrop girerek ameliyat bölgesinde iltihap yada apseye neden olabilir, bütün ameliyat sonrası iltihaplanmaları gibi varis ameliyatı sonrası görülen iltihapta da antibiyotik tedavisi ve istirahat önerilmektedir. Ayrıca yara yerlerindeki dikişler alınarak iltihabın akması sağlanır. Genellikle ciddi sorun yaşanmadan tedavi edilmektedir.

      Varis ameliyatı sonrası, damarların olduğu bölge de sertlikler ve kahverengimsi renkler görülmektedir. Bu tür oluşumlar gayet normaldir. Hastanın ameliyat sonrası en çok dikkat edilmesi gereken bir kaç nokta vardır. Sürekli olarak ayakta hareketsiz durmaktan kaçınmalıdır. Bacaklara sıcak su tutmamak şartıyla banyo yapılabilir. Her gün düzenli olarak 1 saat boyunca yürüyüş yapmalıdır ve eğer ayakta şiş meydana gelirse mutlaka ayakları havaya kaldırıp bir süre beklenmelidir.

      Varis ameliyatı sonrası antibiyotik kullanılması gerekir. Doku içinde meydana gelen bu mikrobik durum bazen cilt altından ilerleyerek selülit veya lenfanjit denilen durumun ortaya çıkmasına neden olabilir. İltihabın bu şekilde ilerlenmesi durumunda daha etkili antibiyotikler ve tercihen ağızdan değil kalça veya damardan yapılan antibiyotikler kullanılmaktadır.

      Ameliyat sırasında kullanılan malzemelerin steril olması çok önemlidir. Ameliyathanelerin maksimum seviyede steril olmasının temel mantığı bu tür ameliyat sonrası yara enfeksiyonlarının en aza indirilmesidir. Sonraki aşamalarda uygulanan pansumanlarında uygun ortam ve malzemelerle yapılmaması durumunda enfeksiyon riskini artırabilen uygulamalardır.
      ]]>
      Meme Küçültme Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/meme-kucultme-ameliyati.html Sat, 07 Jul 2018 04:37:44 +0000 Meme küçültme ameliyatı, göğüslerin normal boyutundan daha büyük olması sebebiyle bazı şikayetlerin ve rahatsızlıkların nedeniyle yol edilmesi için göğüslere dolgunluk veren yağ, cilt bölümü ve dokuların bir kısmının Meme küçültme ameliyatı, göğüslerin normal boyutundan daha büyük olması sebebiyle bazı şikayetlerin ve rahatsızlıkların nedeniyle yol edilmesi için göğüslere dolgunluk veren yağ, cilt bölümü ve dokuların bir kısmının alınması ve aynı zamanda göğüslerin vücutla orantısını ve uyumunu sağlamak için yapılan bir çeşit operasyondur. Göğüslerin normalden daha büyük olması kadınlar tarafından hem sağlık açısından hem de psikolojik açıdan sorun olan bir durumdur. Büyük göğüslerin verdiği ağırlık sırt ağrılarına neden olmakta ve günlük yaşamda aktivitelerini kısıtlamaya neden olmaktadır. Normalden büyük olan memeler ağırlığı nedeniyle vücudu öne doğru eğilmesi, sırt ve omurga ağrıları, kemik deformasyonları, meme altında oluşan yara ve pişik hali ve görsel mutsuzluk durumlarında meme küçültme ameliyatı geçirmek mümkündür. 

      Meme küçültme ameliyatı öncesi hazırlık;

      Meme küçültme ameliyatından beklentilerinizi doktorunuzla konuşup anlatılmalı, önceden yaşadığınız sorun ve şikayetlerinizi anlatmalı ve önceden geçirilmiş hastalık, ameliyat veya kullandığınız ilaçları doktorunuzla paylaşmalısınız. Ayrıca aileden gelen birtakım hastalıklar varsa bunlarda doktora anlatılmalıdır. Aynı zamanda doktorunuz da size meme küçültme ameliyatı sırasında yapılan değişiklikler hakkında bilgi verir. 

      Meme küçültme ameliyatı;

      Bu yapılan operasyon belli teknikler ve planlamalar doğrultusunda hareket edilerek yapılır. Ameliyatta memenin bez dokusu, yağ dokusu, derisi ve meme başı alanı küçültülür. Ameliyat sonrasında meme küçültülürken aynı zamanda da sarkma problemleri varsa oda giderilir.  Böylece daha küçük, diri ve dik göğüslere sahip olursunuz. Meme küçültme ameliyatı öncesinde meme fotoğrafları çekilerek bir planlama yapılır. Bu plan sayesinde operasyon gerçekleştirilir. Bu operasyon genel anestezi altında yapılır. Ameliyat saati meme boyutlarına göre değişiklik gösterir fakat ortalama 3-5 saat sürmektedir. Hastalar hastanede 1-2 gün kalırlar. Daha sonra da ayaktan ve pansumanlara alınmaktadır. 

      Meme küçültme ameliyatı sonrası yaşananlar nelerdir;

      Ameliyat sonrası yaşanan sıkıntılar erken veya geç dönem olarak ikiye ayrılır. Erken dönemde kanama, enfeksiyon, yara iyileşmesinde sorunlar gibi problemler son derece nadir görülen bir durumdur. Geç dönem sorunları ise ize ve şekle bağlı olarak sorunlar ortaya çıkabilir. Bizlerde belirginlik, kaşıntı, kızarıklık gibi şikayetler köyü tenli kişilerde sıklıkla görülür.
      ]]>
      Karında Kist Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/karinda-kist-ameliyati.html Sat, 07 Jul 2018 14:22:28 +0000 Karında Kist Ameliyatı, Karında Kist, halk arasında içi dolu olan sıvı bir madde ile ya da gaz ile boşlukların dolmasına denir. Kadınlarda görülen karın kisti yumurtalık kisti olarak adlandırılır. Bu kistler sol ya da Karında Kist Ameliyatı, Karında Kist, halk arasında içi dolu olan sıvı bir madde ile ya da gaz ile boşlukların dolmasına denir. Kadınlarda görülen karın kisti yumurtalık kisti olarak adlandırılır. Bu kistler sol ya da sağ yumurtalıkta bulundukları gibi kimi zamanda iki yumurtalıkta birden görülür. Karında kist İçi su dolu kesecikler şeklinde ve çeşitli boyutlarda oluşurlar. Bu kistlerin boyları 1-2 cm ile 20-30 cm'ye kadar değişir. Nadiren de olsa bu kistlerin daha büyük olanlarına da rastlanmaktadır. Karın kistlerinin çok farklı çeşitleri vardır. Karın kistinin büyüklüğünü, çeşidini kistin yapabileceği şikayetleri ve belirtisi belirlemektedir. Karnında kist olan hastaların çoğunda hiçbir şikayet bulunmamaktadır. Bu kistler ultrason ve muayene sırasında tesadüf eseri bir şekilde görülmektedir. Hastaların bir çoğunda sadece kasık ağrısı görülmektedir. Ağrı kistin bulunduğu taraf da daha fazla olabilir. Fakat nadir olarak kistin bulunduğu yer ile ağrının olduğu yer farklı yerler olabilir ya da sol tarafta bulunan bir kist hem sol kasıkta hem de sağ kasıkta ağrıya sebep olabilir. Karın kistlerine bağlı olan ağrılar genel olarak çok şiddetli olan bir ağrılar değildir. Özellikle otururken, dizlerini karın hizasına çekerken karın içerisini sıkıştıran hareketlerde ağrı birden hissedilir. Ancak kist de patlama, yırtılma, burkulma ya da dönme meydana gelir ise bu durumda ani bir şekilde başlayan şiddetli karın ve kasık ağrısı, bulantı, kusma, göz kararması ve bayılma gibi sorunlar meydana çıkmaktadır.

      Karında Kist Ameliyatı, karın kistinde kist her hangi bir soruna sebep olmuyor ise cerrahiye ihtiyaç duyulmaz. Şayet kist ameliyatla alınacak ise genellikle laparoskopik cerrahi yöntemi kullanılır. Laparoskopik cerrahinin uygun olmadığı hastalarda ise açık ameliyat yöntemi uygulanır.

      Laparoskopik Cerrahi, genel anestezi yardımı ile yapılır. Hastaya anestezi verdikten sonra kasıktan ya da göbek deliğinden açılan ufak bir delik açılarak içerisine özel olan aletler yerleştirilir ve kistin bulunduğu yer tespit edilir. Kist bulunduğu yerden alınır ve ameliyat tamamlanır. Laparoskopik cerrahi açık ameliyata göre doktor ve hasta için daha güvenilir ve daha avantajlı bir yöntemdir. 

      ]]>
      Tip 2 Diyabet Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/tip-2-diyabet-ameliyati.html Sun, 08 Jul 2018 02:36:28 +0000 Tip 2 diyabet ameliyatı, şeker hastaları için yeni bir umut olarak ortaya çıkmaktadır. Tip 2 diyabet ameliyatı (bilimsel adı ile ileal interpozisyon) ile %85-90 oranında ilaç ve insülin desteğine gerek kalmadan hastalarda iyileşm Tip 2 diyabet ameliyatı, şeker hastaları için yeni bir umut olarak ortaya çıkmaktadır. Tip 2 diyabet ameliyatı (bilimsel adı ile ileal interpozisyon) ile %85-90 oranında ilaç ve insülin desteğine gerek kalmadan hastalarda iyileşme sağlanmaktadır. Ameliyat ile sağlanan ilaçsız ve insülinsiz şeker kontrolü sağlanması şu anda dünyada bulunan 382 milyon diyabet hastası için büyük bir umut olmaktadır. Güncel tedaviler diyabetin ortadan kalkmasını değil sadece kontrol altına alınmasını sağlamaktadır. Hastalara öncelikle tekli ilaç tedavisi daha sonra yetersiz kaldığında ikili ve üçlü kombinasyonlar ile devam ederek uygulanmaktadır. Bütün bunların yetersiz kaldığı durumlarda ise insülin iğneleri başlatılmaktadır. Diyabet bilinen en büyük zararı iç organlara vermektedir. Bu ameliyat ile elde edilen %85-90 oranındaki başarıdan geriye kalan %10-15 lik bölüm ise ilaç miktarını azaltarak ve insülin kullanmayarak hayatına devam edebilmektedir. Diyabet tanısı konulmadan önce elde edilen veriler ile hastalar fiziksel aktivitelerini arttırarak ve beslenme alışkanlıklarını değiştirerek diyabete yakalanma riskini büyük oranda azaltabilmektedirler. Yetişkinlerde görülen diyabet pankreasta yapılan insülin hormonunun zamanla gittikçe azalması ya da üretilen ünsilinin etkisiz kalmasıdır.

      Tip 2 diyabet ameliyatı nasıl yapılmaktadır
      Ameliyat laparoskopik yöntem ile genel anestezi altında uygulanmaktadır ve öncelikle midede yeterli bir kısım doku dışarı alınarak mide hacmine gerektiği kadar sınırlama getirilmektedir böylelikle sık ve fazla yemek yiyen hastanın iştah kontrolü sağlanır. İnce bağırsağın duyarsız hale gelen bölümü altındaki insüyin salınımı sağlayan duyarlı bölümleri yer değiştirilmektedir. Bu işlem yapılırken, ince bağırsakta bulunan son kısımdan bir bölüm, ince bağırsağın ilk kısmının yakınına getirilerek araya yerleştirilerek yapılır. Yapılan bu işlem sonucunda yiyecekler mideden hemen sonra ince bağırsağın yeri değiştirilmiş olan son kısmına gelirler ve bu bölümün sonunda normal seyrine devam ederler. Hasta operasyondan sonra bir gece hastanede yoğun bakımda tutulur. Tip 2 diyabet ameliyatı ile hedeflenen vücuttaki insülinin etkili kullanımını arttırmak ve insülin direncini ortadan kaldıracak hormonal değişikliklerin başlatılmasıdır. Yapılan bu ameliyat ile vücudun ürettiği şeker düzenleyici hormonların daha etkin bir şekilde kullanılması ve insülin rezervlerinin daha uzun süre korunması sağlanır. Bunlarla kan şekeri kontrol altına alınır ve tip 2 diyabetin kötü seyri kontrol altına alınır.

      ]]>
      Tiroid Ameliyatı Sonrası https://www.ameliyatlar.gen.tr/tiroid-ameliyati-sonrasi.html Sun, 08 Jul 2018 06:32:57 +0000 Tiroid Ameliyatı Sonrası, hasta tiroid ameliyatı sonrasında kapatılan yara yerinin sadece 2-3 gün kapalı kalması yeterli olacaktır. Tiroid ameliyatında yara yerine 2. gün pansuman uygulandıktan sonra 3. gün herhangi bir pansumana Tiroid Ameliyatı Sonrası, hasta tiroid ameliyatı sonrasında kapatılan yara yerinin sadece 2-3 gün kapalı kalması yeterli olacaktır. Tiroid ameliyatında yara yerine 2. gün pansuman uygulandıktan sonra 3. gün herhangi bir pansumana ihtiyaç duyulmaz. Genellikle tiroid ameliyatında yara yerine kendiliğinden eriyebilen gizli dikiş yöntemi uygulanmaktadır ve ameliyattan sonra hastanın dikiş aldırmasına gerek duyulmaz. Ancak bazen tiroid ameliyatı için açılan yara yerine erimeyen normal dikiş atıldığı zaman ameliyattan 3 gün sonra dikişlerini aldırabilir. Hasta tiroid ameliyatı olduktan sonra 3. gün rahatlıkla banyosunu yapabilir, hiç bir sakıncası yoktur. Özellikle tiroid ameliyatından sonra yara yerinde meydana gelebilecek olan enfeksiyon gelişim riski %1 ihtimal altındadır. Aynı zamanda tiroid ameliyatı sonrasında hastanın herhangi bir antibiyotik ilaç kullanmasına ihtiyaç duyulmaz. Yapılan tiroid ameliyatları sonrasında hastalarda herhangi bir şikayet meydana gelmez. ancak bazı hastalarda çok hafif bir boğaz ağrısı söz konusu olabilir. Bu hastalar için bitkisel çaylar ve pastil türündeki ilaç kullanımı rahatlamasına yardımcı olmaktadır. Tiroid ameliyatı sonrasında hasta daha çok yumuşak ve püre kıvamındaki besinler ile beslenmesine dikkat edilmelidir. Boğazı zorlayacak gıdaların tüketiminden mutlak suretle kaçınılmalıdır. 

      Tiroid Ameliyatı Sonrasında Hastalar Nelere Dikkat Etmelidir, tiroid ameliyatı sonrasında hastanın yaklaşık olarak 7 gün istirahat etmesi yeterli olacaktır. Daha sonra normal gündelik yaşamına ve iş hayatı akışına eskisi gibi kolaylıkla devam etme avantajı sağlamaktadır. Tiroid ameliyatı sırasında hastadan çıkarılan parça mutlaka patolojik incelemeye gönderilmektedir. Çünkü tiroid ameliyatı olan her 10 hastanın birisinde kötü huylu olan bir hastalık saptanabilmektedir. Bu nedenle tiroid ameliyatında alınan parçanın iyi ya da kötü huylu olup olmadığını öğrenebilmek için patolojik inceleme şarttır. Patolojik incelemenin sonucu tiroid ameliyatından bir hafta sonra sonucu çıkmaktadır. Eğer parçanın inceleme sonucu iyi çıkmışsa tiroid hastalığının tedavisi tamamlanmış olur. Ancak bazen parçanın sonucu kötü huylu olan bir hastalığın habercisi olduğu durumlarda yaşanabilmektedir. Böyle bir durumda hasta özellikle onkoloji ve nükleer tıp bölümüne ya da endokronoloji bölümüne sevki yapılarak hastalığın hem takibi hem de tedavisi devam ettirilmektedir. 
      ]]>
      Bağırsak Fıtığı Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/bagirsak-fitigi-ameliyati.html Sun, 08 Jul 2018 10:34:32 +0000 Bağırsak Fıtığı Ameliyatı, Bağırsak fıtığı, bağırsağın son kısmıyla makat arasında bir bariyer vardır. Bu bariyerin yırtılması yada zarar görmesi sonucu bağırsakta zorlanmalar yaşanır.  Bu zorlanma sonucu dışk Bağırsak Fıtığı Ameliyatı, Bağırsak fıtığı, bağırsağın son kısmıyla makat arasında bir bariyer vardır. Bu bariyerin yırtılması yada zarar görmesi sonucu bağırsakta zorlanmalar yaşanır.  Bu zorlanma sonucu dışkılamanın gerçekleşmesi için ıkınma hareketine gerek vardır. Uzun süreli ve sürekli ıkınma bağırsağa doğru baskı yaparak fıtıklaşma meydana gelir. Kabızlık ve diğer dışkılama problemleri fıtıklaşmanın nedenleri arasında ilk sırada yer alır. Bağırsak fıtığı herkeste görülebilir. Kadınların vajinal organ, çok sayıda doğum veya zor bir normal doğum sonrası bağırsak fırığına neden olur. Ayrıca menopoz sonrası bariyerin gücünü kaybetmesi sonucu da fıtık oluşabilir. Erkeklerde ise mesane organı, uzun süreli kabızlıklar sonucu fıtığı meydana getirir.  Fıtık meydana gelen kişilerde hemoroidin ve çatlakların eklenmesiyle kanama ve ağrı meydana gelmektedir.

      Bağırsak fıtığı kısaca bağırsağın karın duvarından dışarıya doğru sarkmasıdır. Karın bölgesi çok güçlü kaslarla çevrilmiştir. Bu kaslar sayesinde vücudun en korunaklı organıdır denilebilir. Ancak bu kaslarda zamanla oluşabilecek hasarlar, bağırsakların muhafaza edilmesine engel olur ve bağırsakların dışarı sarkmasına neden olur. Makat arasından dışarıya fırlayan bu şişlik, bazen öksürme veya zorlanma sonucu meydana gelir. Hastanın şikayetleri oldukça fazlaysa bağırsak fıtığının tek tedavisi ameliyattır. 

      Bağırsak Fıtığı Ameliyatı Nasıl Yapılır

      Bağırsak fıtığı, hastanın yaşamını olumsuz etkileyen bir durumdur. O nedenle erken tanı ile mutlaka tedavi edilmesi gerekir.  Uzman bir hekim jinekolog ve anorektal muayene sonucu doğru tanıya ulaşılmış olur. Ameliyat kararı en kesin yöntem olan MR sayesinde verilir. Bu tanıyı ayrıca MR adı verilen görüntüleme yöntemi ile dışkılamanın tüm aşamaları kontrol edilerek ameliyat kararı verilebilir. Laparoskopik ameliyat diğer bir kapalı ameliyat yöntemi tercih edilir.  Bunun en büyük nedenleri; çok küçük kesiklerle yapılması, birden fazla fıtığın tedavi edilmesi ve  ameliyat sonrası sosyal yaşama hızlıca geri dönüş yapılmasıdır. Ameliyat esnasında karın duvarında 0,5 cm’lik küçük kesikler açılır. Bu kesiklerden içeriye doğru  zararsız bir gaz verilerek karın içi iyice şişirilir. Daha sonra içeriye ince uzun el aletleri yerleştirilir. Bu aletlerin ucunda bulunan kameralar ultrason ekranına bağlıdır. Bu sayede ekran üzerinden kontrol edilerek fıtık ameliyatı gerçekleştirilir. Önce bağırsaklar ve yapışıklıklar ayrılır. Fıtık kesesi denilen bölge yama yapımı için hazırlanır. Bunun için fıtık, çevre dokulardan temizlenir. Yama yırtığın olduğu yere yerleştirilip kenar köşelerden vidalar ile tutturulur. Bu vidalar metal veya kaliteli plastik malzemeden olabilir. Açılan kesikler için ameliyat sonrası 1-2 dikiş atılır. Bu dikişler zamanla eriyerek cilt derisinde kaybolur. 







      ]]>
      Burun Polip Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/burun-polip-ameliyati.html Sun, 08 Jul 2018 10:58:00 +0000 Burun polip ameliyatı, insanlarda burun içerisinde oluşan zararsız kistlerden ya da et parçalarından meydana gelmektedir. Direk olarak nazal polip olarak bilinen bu polipler birçok zaman alerjisi olan insanlarda meydana gelmektedir. Bah Burun polip ameliyatı, insanlarda burun içerisinde oluşan zararsız kistlerden ya da et parçalarından meydana gelmektedir. Direk olarak nazal polip olarak bilinen bu polipler birçok zaman alerjisi olan insanlarda meydana gelmektedir. Bahar alerjisi bulunan birçok kişide meydana gelen polip problemleri sinüs mukozasından kaynaklanarak ortaya çıkar ve insanlarda burun boşluklarının dolmasına neden olur. Özellikle aspirine karşı duyarlı olan insanlarda nazal polip problemi çok sık görülmektedir. Nazal polip ameliyatları, burunda anatomik olarak meydana gelen ve konkalar adı ile bilinen sorunların oluşması durumunda yapılmaktadır. Nazal polip ameliyatları insanlarda polipler nedeniyle herhangi bir şikayet oluşturmadıkça yapılmayan ameliyatlardır. Bu nedenle nazal polip ameliyatı yapılmadan öncelikle şikayetleriniz ele alınmalıdır. Nazal polipler sinüs ağızlarını tıkamadıkları sürece herhangi bir belirti göstermeyeceklerdir. Birçok zaman büyük boyutlara ulaşmadıkça belirti göstermedikleri için rahatsızlıklara neden olmaz. Fakat alerjisi olan insanlarda meydana gelen en küçük alerjik durumlarda bile şişerek sinüs ağızlarını tıkar ve bu nedenden dolayı kişiler nefes almakta zorluklar yaşarlar. Bununla birlikte büyümüş olan polipler insanlarda daha birçok farklı rahatsızlıklara neden olur.

      Burun polip ameliyatı ne zaman yapılmalıdır
      • Eğer kişide ne almada zorluk meydana geliyorsa bu durumlarda kesinlikle doktor muayenesi gerekli olmaktadır. Doktor muayenesi sonrasında doktorunuz bu durumun burun poliplerinden kaynaklanacağını söylerse kesinlikle burun polip ameliyatı olmanız sizler için olumlu sonuç sağlayacaktır. 
      • Koku alamama problemi de yine nazal poliplerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Son derece zararsız olan bu polipler müdahale edilmediğinde bu şekilde zorluklara neden olabilmektedir. Özellikle nefes ve koku alamama durumlar insanlarda ciddi bir şekilde ameliyat nedenidir. 
      • Bu durum direk olarak insanlarda horlama problemlerine neden olmaktadır. Eğer sizlerde de burun poliplerine bağlı olarak horlama meydana geliyorsa bu durumda burun polip ameliyatı olmayı tercih edebilirsiniz. 
      • Bu problemlerle birlikte burun içerisinde geniz akıntısı sorunları da meydana gelebilmektedir. Bu problemler ilk zamanlarda sorun olmasa bile daha sonraki dönemlerde insanlarda ciddi olarak rahatsızlığa neden olacaktır. Çünkü akıntı bazı zamanlarda çok fazla artarak kişinin birçok işini engelleyecektir. 
      • Bazen burun içerisindeki kaşıntılar da sizler için çok ciddi bir sorun haline gelebilmektedir. Bu kaşıntılar bazen sizleri uykunuzdan uyandıracak derece de ya da işlerinizden alıkoyacak derecede artış gösterebilir. Bu durumlarda tabi ki burun polip ameliyatı için gerekil olan işlemleri sağlamanız sizler için çok daha iyi olacaktır.
      Burun polip ameliyatı nasıl yapılır

      İnsanlarda meydana gelen burun polipleri burun içerisinde hava girişlerini tıkadığı zaman ameliyat gerekli olmaktadır. bu durumlarda önemli olan tabi ki burun içerisinde meydana gelen drenaj bozukluklarıdır. Yapılan tüm işlemlere rağmen burun polipleri ortadan kaldırılamamışsa birçok zaman genel anestezi altında burun polip ameliyatı gerçekleştirilir. Yapılan cerrahi operasyonlarda bu burun içerisinde büyük bir hale gelmiş polipler kesilerek çıkarılır ve patolojik olarak incelenir. Bu şekilde sorunlar rahat bir şekilde ortadan kaldırılmış olur. Bunun haricinde burun polip ameliyatı için dikkat edilmesi gereken durum tabi ki ameliyat sonrasındaki adımlardır. Bu adımlar için doktorunuzdan gerekli olan bilgiyi edinebilirsiniz.
      ]]>
      Kedi Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kedi-ameliyati.html Sun, 08 Jul 2018 20:36:19 +0000 Kedi Ameliyatı, Belediyelerin tesislerinde veya özel Veteriner Hekim kliniklerinde tamamen steril edilmiş ortamlarda yapılan, dört ana başlıkta toplanan operasyonlardır. Bu operasyonlar alt bir çok bölüme ayrılmış olsa da genel o Kedi Ameliyatı, Belediyelerin tesislerinde veya özel Veteriner Hekim kliniklerinde tamamen steril edilmiş ortamlarda yapılan, dört ana başlıkta toplanan operasyonlardır. Bu operasyonlar alt bir çok bölüme ayrılmış olsa da genel olarak 4 ana başlık şeklindedir. Bunlar;

      Ortopedi ameliyatları genellikle kedilerde uyluk kemiği kırılması gibi, çatlama ve kırılma operasyonlarını içermektedir. Evcil kedilerde bazı zamanlarda trafik kazası, yüksekten düşme, vurma, çarpma, burkulma sonucu vücudun farklı yerlerinde kırıklar ortaya çıkmaktadır. Ortopedi ameliyatında çıkık kemiklerin yerine oturtulması, kas ve tendonların onarımı da yapılmaktadır. Bu operasyonlar kedi uyutularak gerçekleştirilmektedir ve uzun süren ameliyatlardır.

      Doğum ameliyatları
      veteriner hekimlerin, kedilere normal şartlar altında doğum yapamayıp sıkıntı çektikleri durumlarda uyguladıkları operasyonlardır. Bu operasyonlardan başlıcaları geciken doğum veya rahatsızlık sebebiyle erken doğum yapılması gereken durumlardır. Bunların yanında rahim enfeksiyonu gibi sağlık sorunlarında da bu operasyonlar gerçekleştirilmektedir.

      Kısırlaştırma ameliyatları şüphesiz ki en çok aranan ve uygulanan operasyon çeşididir. Kedilerin daha sağlıklı yaşaması, daha uzun bir ömre sahip olması, etrafa koku bırakmaması, saldırgan olmaması vb. gibi sebeplerden ötürü gerçekleştirilen bu operasyonlar yine uzman veterinerler vasıtasıyla yapılmalıdır. Kısırlaştırma ameliyatları çoğunlukla iki şekilde yapılmaktadır, yanlardan yapılan ameliyat ve karın kısmından yapılan ameliyattır. Veteriner hekimler arasında bu iki yöntem hakkında farklı anlaşmazlıklar olsa da, kısırlaştırma operasyonunun faydaları yadsınamaz.

      Yumuşak doku ameliyatları genellikle kedilerin kas, yağ, bağ dokusunda ya da sinir dokularında görülen kötü huylu kist operasyonları şeklindedir. Yumuşak doku kistlerinin çoğu hızlı büyüme ve yayılma eğilimindedir, bu sebeple ameliyat edilmezlerse bir kaç hafta içerisinde ölüme sebebiyet verebilmektedir. Kistlerin alınması operasyonu uzun süren ve zahmetli bir işlemdir.

      Kedi Ameliyatı küçük işlemler olarak görülse de kedi sahipleri için fazlasıyla önem taşımaktadır. Ameliyatların uzman ellerde, konforlu koşullarda ve steril ortamlarda gerçekleştirilmesi önemlidir. Çünkü bu koşulları bulunmayan ortamlarda yapılan operasyonlar enfeksiyon riskini artıracak ve çok daha büyük sorunlara yol açabilmektedir. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için Veteriner Hekim seçiminde dikkatli olmak, mümkünse tavsiye ile gitmek gereklidir. Uzman ellerde operasyonu tamamladığınızda da her şey bitmemektedir, kedi ameliyatı sonrası gerekli olan bakımda çok önemlidir ve hayati öneme sahiptir.




      ]]>
      Mide Kelepçe Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/mide-kelepce-ameliyati.html Mon, 09 Jul 2018 13:18:58 +0000 Mide kelepçe ameliyatı, kilo problemini aşmış obezite hastalarına uygulanan bir cerrahi işlemdir. Hastaya uygun görülmesi durumunda kararı veren hekim hastanın ön görüşmesinde hastayı bilgilendirir. Mide kelepçesi takılacak h Mide kelepçe ameliyatı, kilo problemini aşmış obezite hastalarına uygulanan bir cerrahi işlemdir. Hastaya uygun görülmesi durumunda kararı veren hekim hastanın ön görüşmesinde hastayı bilgilendirir. Mide kelepçesi takılacak hastaların uygun olmaması durumunda olumsuz sonuçlar alınabilir. Kişilerde çok fazla kiloların büyük bölümü bu yöntemle verilmesi mümkündür. Mide kelepçe ameliyatı olan hastaların belli bir süre bazı gıdalardan uzak durması gerekir. Doktor kontrolü altında verilen reçeteyle hasta uzak duracağı gıdalarla daha fazla zayıflamasına yardımcı olacaktır. Takılan kelepçenin mide içinde enfeksiyon yapmaması son derece önemlidir. Bir çok hastanın ameliyat sonrası mide kelepçe operasyonu başarılı geçmiştir. 

      Günümüzde çığ gibi çoğalan obezite hastaları zayıflamak için her yola başvurmuşlardır. Bir çok hasta sonuç alamama durumundan dolayı mide kelepçe ameliyatına başvurmuştur. Kelepçe takılma işlemi ilk olarak Amerika ve Avrupa ülkelerinde gerçekleştirilmiştir, ameliyat olacak hastalar kendilerine takılacak kelepçe bantlar hakkında çok iyi bilgi sahibi olmalıdır. Bu çok önemli bir detaydır. Mide kelepçeleri bazı dokularda hasar oluşturabilir, ayrıca takılan kelepçe mideye ve karaciğer dokularına yapışır. Bu nedenle mide kelepçeleri çok zor çıkartılmaktadır. Mide kelepçe ameliyatı yaptıran hastalarda 1 yıl içerisinde kilo problemi ortadan kalkmaktadır. Kişilerin yapacağı görevler yerine getirilerek, egzersiz ve diyetler düzenli yapılmalıdır.

      Mide kelepçe ameliyatı kimlere yapılır

      Mide kelepçe ameliyatları her istenilen kişiye takılmaz, vücut kitle indeksine uygun olan hastalara yapılabilir. Bu operasyon olacak hastalarda yaş sınır uygulaması yoktur, her yaşta doktorun uygun gördüğü obezite hastalarına takılabilir. Ayrıca yüksek tansiyon, şeker, kan yağı yüksek olan hastalarda ve depresyon geçiren kişilerde uygulanması mümkün değildir. Mide kelepçe ameliyatı kilo, boy ve vücut ölçüleri uygun olan hastalarla doktor kararıyla yaptırılması mümkündür. Mide kelepçe ameliyatı hastalarda kapalı yöntem ameliyatıyla hastalara takılır. Yani kapalı ameliyat olarak hastanın karnı açılmadan yapılmaktadır. Mide etrafında dört kese açılarak 1 santim olmak üzere içeri girilerek mideye yerleştirilir. Yaklaşık 30-40 dakikayı geçmemektedir.

      Mide kelepçe ameliyatı kimlere yapılmaz

      Alkol ve madde bağımlısı olan kişilere kesinlikle takılamaz. Vücut kitle indeksi uygun olan hastalarda doktor kararıyla takılabilir. Hormonal hastalığı olan kişilerde takılmaz, kilosu çok fazla aşırı olan hastaların taktırması riskli olabilir. Yaşı çok ilerlemiş ve ciddi kalp hastası olanlara yapılamaz. Mide kelepçe ameliyatı kritere uymayan kişilere takılmamaktadır. Sağlıklı yaşamak için kilo kontrolüne dikkat edilmelidir. 
      ]]>
      Mesane Taşı Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/mesane-tasi-ameliyati.html Tue, 10 Jul 2018 08:27:04 +0000 Mesane Taşı Ameliyatı; İdrar yollarında bir bakteri, iltihap hücresi veya protein gibi oluşumların üzerine çökerek taş oluşturan tuzlar vardır. Birbirinin üzerine yapışarak taş oluşur. Giderek büyüyerek değişik şekille Mesane Taşı Ameliyatı; İdrar yollarında bir bakteri, iltihap hücresi veya protein gibi oluşumların üzerine çökerek taş oluşturan tuzlar vardır. Birbirinin üzerine yapışarak taş oluşur. Giderek büyüyerek değişik şekiller alırlar. Bu taşlar, bazen çakıl gibi girintili çıkıntılı, bazen yumurta gibi bazende yuvarlak olur.Az su içilmesi, genetik yatkınlık, aşırı hareketsizlik, tek yönlü beslenmelerden dolayı oluşur. Bazende hamilelikte oluştuğu görülür. 

      İdrarın zorla çıkması, idrarı tam yapamamak, idrarda damlama, yanma hissi, idrarda kan görülmesi,  bulantı gibi belirtiler gösterir. Doktora gidildiğinde idrar, kan tahsillerinden idrardaki bulanıklık ve kandan anlar ve ultrason ile emin olurlar. Mesane taşları idrar kesesini tahriş ederek idrar çıkış kanalını tıkayarak kişide önemli sorunlara yol açabilir. Tedavisi taşın büyüklüğüne ve sayısına göre değişir. 

      Mesane Taşı Ameliyatı; Kapalı ve açık ameliyatla mesane taşı alınır.

      Kapalı Mesane Taşı Ameliyatı; Hastanın alt idrar yolundan girilerek  gerçekleştirilir ve taş oluşumuna neden olan mesanedeki hastalıklar da düzeltilir. Prostat büyümesi, idrar yollarındaki darlık gibi. 

      Açık Mesane Taşı Ameliyatı; Mesane taşı eğer büyükse açık ameliyatla alınır. Yeniden taş oluşmaması için hastaya bol su içmesi gerekir. 
      (perkütan sitolitotomi )yöntemi; Birde göbek altından küçük bir kesikle alınan bu yöntemde hasta bir gün hastanede kalıp yaşantısına devam etmektedir. En başarılı olan yöntemdir.
      Birde tüp yardımı ile cildin altından girilerek alınan yöntem vardır. Bu genellikle çocuklar da uygun olur. Ameliyat sonrasında bol su içilmesi gerekir.


      ]]>
      Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kapali-kasik-fitigi-ameliyati.html Wed, 11 Jul 2018 07:21:04 +0000 Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı, kasık bölgesinde deforme olmuş karın duvarı yapısını onarma sebebi ile yapılmaktadır. Kapalı fıtık ameliyatı son yıllarda açık ameliyat tekniklerinden daha çok kullanılmaya başlanmış Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı, kasık bölgesinde deforme olmuş karın duvarı yapısını onarma sebebi ile yapılmaktadır. Kapalı fıtık ameliyatı son yıllarda açık ameliyat tekniklerinden daha çok kullanılmaya başlanmıştır. Kapalı ve açık ameliyatlarının her ikisinde aynı şekilde karın duvarı katmanları arasına yapay örgü tarzında prolen yama yerleştirilir.

      Kapalı Kasık  Fıtığı Ameliyatı ile Açık Kasık Fıtığı Ameliyatı Teknikleri

      Açık kasık fıtığı tekniğinde, kasık bölesinde fıtık üzerinden kesi ile yaklaşarak karın duvarının dış katmanları arasına yama yerleştirilir. Kapalı fıtık ameliyatı tekniğinde ise karın içeresin den bir çubuk yardımı ile girilip, cerrahi aletler ile karın duvarına içeriden yaklaşarak iç katmanlar arasına prolen yama koyulur. Yararlılık bakımında düşünüldüğünde açık ve kapalı tekniklerin birbirlerinden çok fazla bir farkı yoktur ancak her iki yöntemin kendilerine göre avantajları vardır.

      Kapalı Kasık Fıtığı Ameliyatı Avantajları

      Kapalı fıtık ameliyatı çok büyük bir neşter kesisi gerektirmez, operasyon sonra hasta kendisini açık ameliyat sonrasından daha rahat hisseder. Ağrı çok daha hafif olur ve enfeksiyon kama riski minimum seviyededir. Hastanın operasyon sonrası gündelik hayata, işine yada okuluna dönmesi çok daha çabuklaşır. Kapalı fıtık ameliyatında fıtık bölgesine yaklaşık 5-10 mm lik 3 adet minimal kesiler atılır. Kapalı teknikte ulaşılması gereken bölgeye daha rahat ulaşılır ve bu teknik genel bir anestezi ile gerçekleştirilir. Yine kapalı teknikte hastada tekrarlayan fıtık ve iki üç fıtığın bir arada olması halinde hasta açısından daha az travmatik olması dolayısı ile çoklu fıtık operasyonlarında kapalı teknik açık tekniğe göre daha çok tercih edilme sebebidir. Diğer bir sebebi ise, operasyonu uygulayan hekim için daha rahat ve güvenli bir onarım sağlamaktadır.

      Kapalı kasık fıtığı ameliyatında cerrah hastanın göbek yakınlarından ince ve küçük bir boru sokularak gaz verilerek karın boşluğunun şişmesi sağlanır. Cerrahi uygulamalar, aletler ve işlemler için görüş ve hareket alanı meydana getirilir. Bu işlemlerden sonra çubuk şeklinde bir kamera karnın içine doğru yollanır. İçeride ki görüntü kameranın bağlı olduğu ekrana yansıtılır. Daha sonra sol ve sağ taraftan tekrar boru sokulmak sureti ile çubuğa benzeyen aletler içeri sokulur. Hekim gerçekleştirdiği operasyonu ve uygulamalarını ekrandan görerek yapar. Karın içine yollanan kamera görüntüyü büyültüp, istenen açıyı ekrana verebilir. İsteğe bağlı olarak gerçekleştirilen bu ameliyat kayıt olabilir. Ameliyat süresi ortalama bir saattir, fıtığı torbaya doğru inen şahısların ameliyatları dada uzun sürebilir ve yüksek tecrübe gerektirir.
      ]]>
      Göz Torbası Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/goz-torbasi-ameliyati.html Wed, 11 Jul 2018 10:18:18 +0000 Göz Torbası Ameliyatı: Göz torbası ameliyat öncesinde gerçekleştirilen hasta-doktor görüşmelerinde bu durum değerlendirilir. Gözde torbalanmaya sebep olan deri fazlalığı, sarkma, deri altı yağ miktarı ve kaslardaki ol Göz Torbası Ameliyatı: Göz torbası ameliyat öncesinde gerçekleştirilen hasta-doktor görüşmelerinde bu durum değerlendirilir. Gözde torbalanmaya sebep olan deri fazlalığı, sarkma, deri altı yağ miktarı ve kaslardaki olası gevşeme tespit edilerek ameliyat planlaması yapılır. Hastanın ciddi bir kronik hastalığının olup olmadığına doktor tarafından, göz torbası ameliyatı öncesinde dikkate alınmak zorundadır

      Göz Torbası Ameliyatı Uygulaması: Göz altı torbası ameliyatı, Göz kapağı estetiği ülkemizde sık yaptırılan estetik ameliyatlarındandır. Üst ve alt göz kapağı ameliyatıyla cerrahi müdahale yöntemine başvurulur. Göz kapağı estetiği iki bölgede oluşur. Bunlar sırasıyla yağlanma, gevşeme, sarkma  gibi üst göz kapağı sorunlarıdır. Yağlanma, torbalanma ve derin çizgiler ise alt göz kapağı sorunlarını  oluşturur. Alt göz kapağı sorunlarına halk arasında göz torbalanması adı verilmektedir. Göz torbaları kalıtsal değil ise kırklı yaşların başından itibaren kendini göstermeye başlar. Göz kapağı estetiğini bozmakta olan göz torbaları aynı zamanda kişinin normal hayatında, yanlış izlenim ve algı vermesine de yol açmaktadır. Alın derisi yaş ilerledikçe aşağıya doğru kaymaya başlar. Bu durum ise kaşlarımızın üst göz kapaklarının üzerine düşmesini sağlar. Bu nedenle yükü kaldıramayan göz üstü kapakları aşağıya doğru kayabilir. Pek zor olmayan bu ameliyatla göz altında oluşan bu torbaları birkaç saat içinde alınabilmektedir. Bu göz altı torbası ameliyatı derinin kesilip fazlalığın alındıktan sonra tekrar dikilmesi işlemidir. 

      Göz Torbası Ameliyat Süreci: Göz torbası ameliyatı günü birlik yapılan cerrahi bir müdahaledir. Genellikle lokal anestezi ile yapılmaktadır. Yaklaşık olarak 1-2 saat kadar sürmektedir. Kirpik altından veya alt göz kapağından acılan kesiklerden girilir. Göz altında oluşan yağ dokusunu ve kas yıpranmalarını lazer ile müdahale edilmektedir. Gevşeyen ve görevini yapamayan deri dokuları alınır. İzlerin belli olmaması için ise estetik dikişler atılır. Göz torbası ameliyatı böylelikle tamamlanmış olur. Hastanın ameliyat yerindeki şişlikler 10 gün içinde kaybolmaktadır. 15 gün içinde ise hasta tamamen iyileşmiş olmaktadır.

      ]]>
      Açık Fıtık Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/acik-fitik-ameliyati.html Wed, 11 Jul 2018 20:18:16 +0000 Açık Fıtık Ameliyatı, dünyada en sık olarak uygulanan kasık ameliyatı "Lıchtensteın" tipinde (açık, yamalı ve gerilimsiz) fıtık onarım tekniklerinden bir tanesidir. Kasık ameliyatı çoğunlukla hastanın belden aşağısın Açık Fıtık Ameliyatı, dünyada en sık olarak uygulanan kasık ameliyatı "Lıchtensteın" tipinde (açık, yamalı ve gerilimsiz) fıtık onarım tekniklerinden bir tanesidir. Kasık ameliyatı çoğunlukla hastanın belden aşağısının uyuşturulması ile yapılan ameliyattır. Fıtık ameliyatı hastanın kasık bölgesinde yaklaşık olarak 6-7 cm kadar açılan küçük bir kesi ve karın bölgesindeki duvarın direncinin sağlanması için derin zarsı olan katmanına kadar ilerlemektedir. Çoğunlukla açık fıtık ameliyatında hastanın yırtılmış ya da gevşek olan zar onarılmaktadır. Fıtık sebebi ile ortaya çıkan 10-12 cm ve boyu da 6-7 cm olan aynen tül yapısına benzeyen bir yırtık vakasında uygulanan yamalama tekniği ile zayıf olan kısım tespit edilerek dikilir.  Açık fıtık ameliyatına başlarken açılan kesi karın bölgesindeki katmanların birbiri ile karşı karşıya getirilerek onarımı yapılmaktadır. Bu şekilde yama karın katlarının arasında aynı bir sandviç gibi yerleşmiş bir durumda olur.

      Açık Fıtık Ameliyatında Süreç Nasıl İşler Ameliyat işlemi tamamlandıktan sonra hastanın karın bölgesinde açılan dikiş çoğunlukla gizli dikiş ile kapatılır. Açık fıtık ameliyatı yaklaşık olarak 20-30 dakika arasında sürmektedir. Açık fıtık ameliyatı olan hasta sonrasında bir gün süre ile gözetim altında tutularak hastaneye yatırılması gerekmektedir. Eğer iki taraflı bir fıtık söz konusu ise, açık fıtık ameliyatında hastanın her iki tarafındaki fıtık kolaylıkla alınabilir. Ancak bu iki fıtık durumu açık fıtık ameliyatının süresini iki kat artmasına neden olur. Açık fıtık ameliyatı olan hastanın ameliyat sonrasında dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır. Özellikle dikiş yerinin pansumanı ve beslenme gibi bir takım konularda oldukça dikkatli olunmalıdır. Bunun için açık fıtık ameliyatı olan hastanın mutlaka doktorun önerilerine göz önünde bulundurarak kendini sakınması ve oldukça dikkatli olması gerekmektedir. Açık fıtık ameliyatı olan kişiler kapalı fıtık ameliyatı olan kişilere göre biraz daha farklı reaksiyonlar yaşamaktadır. Açık fıtık ameliyatı sonrasında kişi rahat doğrulamaz, ağrı ve bir takım problemler yaşayabilir. Bu nedenle doktorun önerdiği ilaçları düzenli kullanarak ve kendisini koruyarak kısa zaman içerisinde eski haline kolaylıkla dönebilir. 
      ]]>
      Burun Kemeri Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/burun-kemeri-ameliyati.html Thu, 12 Jul 2018 17:19:24 +0000 Burun Kemeri Ameliyatı; burnun içerisinde ortadaki kıkırdak kemik duvarındaki eğikliğin giderilmesi amacıyla  gerçekleştirilir. Burun kemeri sorunu estetik kaygıların yanında bazı durumlarda nefes alamamaktan ve burun tıkan Burun Kemeri Ameliyatı; burnun içerisinde ortadaki kıkırdak kemik duvarındaki eğikliğin giderilmesi amacıyla  gerçekleştirilir. Burun kemeri sorunu estetik kaygıların yanında bazı durumlarda nefes alamamaktan ve burun tıkanıklığından da şikayet ederler. Ayrıca burun kemeri burundaki eğriliğin durumuna göre horlamaya, farenjite, sinüzite de neden olabilmektedir. On sekiz yaş üstünde olan kadın ve erkeklerin yaptırabildiği burun kemeri ameliyatı bu gibi özel durumlarda daha küçük yaşlarda da yapılabilir.

      Burun Kemeri Ameliyatı Öncesi

      Doğal bir burun estetiği operasyonu için öncelikle doktorun önerilerine kulak vermek şarttır. Ameliyattan bir hafta öncesinde kan sulandırıcı ilaçların kullanımına başlanır. Ayrıca hasta sigara içiyor ise burun kemeri ameliyatı öncesinde ve sonrasında bir süre içmemesi gerekir. Kemerli burun ameliyatı lokal anestezi ile ya da sedasyonla yapılabilir ancak hastanın rahat etmesi açısından genel anestezi tercih edilir.

      Burun Kemeri Ameliyatı 

      Ameliyat ile burnun ön tarafında bulunan ve burnun sırtında bulunan destek bozulmadan burun içindeki kıkırdak-kemik eğriliği düzeltilir. Burun kemeri ameliyatı kapalı şekilde yapılır. Bazı durumlarda, mesela burun sırtında eğikliklerin olduğu durumlarda ise burun ucunun altından kesi yapılarak açık teknikle düzeltme yapılabilir. Ameliyat normal şartlarda 30- 60 dakika kadar sürmektedir.

      Bu tür operasyonlarda tampon yerine günümüzde slikon doyle spintler tercih edilmektedir. Bu sayede hastalar rahat nefes alıp verebilmekte ve ağrı acı ya da kanamayla karşılaşılmamaktadır.

      Burun Kemeri Ameliyatı Sonrası

      Burun kemeri ameliyatı sonrasında burnun içinde yer alan splintlerin hava kanalları spreyler ile açık tutulur. Tampon yerine uygulanan Silikon splintler iki gün sonra burundan çıkarılır. Hasta doktorun talimatına göre 3-4 hafta boyunca haftada bir kontrol edilir ve burnun temizliği yapılır. Burun Kemeri Ameliyatı ertesinde hasta aynı gün içinde taburcu edilir.


      ]]>
      Kalp Damar Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kalp-damar-ameliyati.html Fri, 13 Jul 2018 15:02:47 +0000 Kalp Damar Ameliyatı, Günümüzde teknolojiyle birlikte tıpta sürekli yenilikler görülmektedir. Daha önceleri teşhisi bile konulamayan bir çok hastalık bugün tedaviyle sonuçlanmaktadır. Daha düne kadar kalp ameliyatların Kalp Damar Ameliyatı, Günümüzde teknolojiyle birlikte tıpta sürekli yenilikler görülmektedir. Daha önceleri teşhisi bile konulamayan bir çok hastalık bugün tedaviyle sonuçlanmaktadır. Daha düne kadar kalp ameliyatların hastanın masadan kalkma olasılığı % 35'lerde iken, teknoloji ve tıptaki yeni uygulamalarla masada kalma ihtimali % 5'lere düşmüştür. Hatta bazı kalp ameliyatları göğse açılan iki küçük delikten yapılmaktadır. Şimdilik bu tip cerrahi müdahaleler tüm kalp hastalıkları için uygulanamamaktadır. Kalp kapakçığı değişikliği, tıkalı damarların değiştirilmesi gibi durumlarda bypass uygulaması gerekli olmaktadır.

      Kalp Damar Ameliyatı: Koroner kalp hastalıkları, kalbe kan ve oksijen sağlayan kan damarlarının daraldığı ve zorlandığı zamanlarda anlaşılır. Bu hale “damar sertliği” denmektedir. Damarlardaki sertleşme, koroner arter duvarlarında yağlı maddelerin birikerek plakalar oluşturduğunda ortaya çıkar. Plakalar arterleri daraltır ve kanın geçişine engel olur. Kalbe, kan yeterince ve düzenli gitmediğinde kalp krizi gibi durumlar meydana gelir.

      Kalp damar ameliyatı yapılma sebepleri:
      • Birden fazla koroner damarın, ameliyatsız metotlarla açılamadığı hallerde,
      • Bir ya da daha fazla damarın, daha önce ameliyatsız metotlarla açılmış olmasına rağmen yeniden tıkandığı hallerde,
      • Kalp kapakçığı operasyonu gerektiren hallerde,
      • Bir veya daha fazla koroner arterin hastalığında yapılması halinde.
      Ameliyatta yapılan işlemler: Kalp damar tıkanıklığında yapılacak işlem aorta koroner bypass operasyonudur. Bu uygulama çalışmakta ya da durdurulmuş olan kalpte yapılabilir. Bir dönem yaygın olarak uygulanan çalışan kalpte bypass; artık bazı özel durumlarda tercih edilen bir metot haline gelmiştir. Günümüzde yaygın olarak uygulanan durdurulmuş kalpte bypass ise, bedendeki dolaşımın bir cihaz ile sürdürülüp, kalp tamamen durdurduktan sonra, kalpteki tıkalı haldeki damarlara bypass yapılmasıdır. Bu maksatla, bacak toplardamarı, göğüs arteri, ön kol arteri, gibi bedenden alınan damarlar kullanılmaktadır. Bahsi geçen damarlardan alınan yeterli uzunluktaki parçalarla kalpten çıkan büyük damarla (aorta), koroner arterdeki tıkanıklığa sebep olan damarlara köprüleme işlemi yapılarak, bu damarlara yeterli kan akımı sağlanır. Ameliyat için kullanılan damarlar, fonksiyonel olarak yedekli bir sistemin parçası olarak çalıştıkları için, bulunmaları gereken orijinal yerde herhangi bir fonksiyon eksikliğine olumsuz hale sebep olmaz. Genellikle hastaların göğüs kemiğinde 6-8 haftada tamamen iyileşmektedir. Kalp ve akciğerler ameliyat sonrası tamamlandıktan hemen sonra fonksiyonlarını yerine getirmeye başlarlar.

      Ameliyattan sonra hastanın daha önceki yaşam tarzını nerede ise tamamen değiştirmesi gereklidir. Beslenme düzeni, ilaç kullanımı, seyahat etme, sportif etkinlikler ve günlük hayat konusunda uzmanların önerilerini uygulayarak hareket etmelidir.
      ]]>
      Kalp Bypass Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kalp-bypass-ameliyati.html Sat, 14 Jul 2018 07:14:32 +0000 Kalp Bypass Ameliyatı, Bypass ameliyatı günümüzde yapılan en zor ameliyatlardan birisidir. Bu ameliyat genel anestezi ile yapılır yaklaşık olarak 4 saat sürer. Hastanın bir hafta kadar hastanede yatmasını gerektiren önemli bir Kalp Bypass Ameliyatı, Bypass ameliyatı günümüzde yapılan en zor ameliyatlardan birisidir. Bu ameliyat genel anestezi ile yapılır yaklaşık olarak 4 saat sürer. Hastanın bir hafta kadar hastanede yatmasını gerektiren önemli bir ameliyattır. Bypass ameliyatı hasta ameliyata hazırlandıktan sonra solunum cihazına bağlanarak anesteziyle uyutulur hastanın boyun kısmına basınç takibi yapmak için bir cihaz bağlanır. Ayrıca Bypass ameliyatında hastaya sonda takılır bu da hastanın idrar miktarını kontrol etmek içindir. Bütün bu hazırlıklar yapıldıktan sonra bypass Cerrah hastanın göğsünde kesi açar ve daha sonra göğüs kemiğini keserek kalbe ulaşır. Ameliyatta kullanılacak damar bacak toplardamarın dan veya kol damarından alınan hazırlanır. Ameliyata geçmeden önce hastaya kan sulandırıcı kanın pıhtılaşmasını önleyici Heparin adı verilen ilaç verilir. Hazırlanan damar tıkalı olan damara ilave edilerek dikilir. Damarın diğer ucu ise aort damarı olarak bilinen büyük atar damara bağlanır. Pypass ameliyatı sırasında hastanın kalbi devre dışı bırakılır hastanın operasyon sırasında kesilen sterlin denilen göğüs kemiği güçlü tellerle iyice birbirine tutturulur. Daha sonra açılan kesi dikilir hasta ameliyat sonrası bir iki gün yoğun bakıma alınır.

      Bypass ameliyatı neden yapılır

      Bypass ameliyatı özellikle Kalp damarlarında ciddi şekilde tıkanmalar olduğunda, sol kalbi besleyen ana koroner damarda sorun olduğunda, balon veya stent işleminin işe yaramadığı durumda, çok damarların tıkandığında, kalbi besleyen damarlarda tıkanma olduğunda, ve başka bir kalp rahatsızlığı olduğu durumlarda yapılır.

      Bypass ameliyatı çeşitleri nelerdir

      Bypass ameliyatı iki çeşit de yapılmaktadır. Birincisi klasik yöntem klasik yöntem günümüzde en çok uygulanan yöntemdir. Bu yöntemde hasta uyutulur göğüs kafesi açılır kalbin görevi olan kan dolaşımı kalp veya akciğer pompası tarafından sağlanır. Ayrıca bu klasik yöntemde hastanın kalbi genellikle durdurulur. Bu yöntem cerrahların kullanmış olduğu emniyetli bir yöntemdir. İkinci yöntem OPCAB yöntemidir. Bu yönteminde hastanın kalbi açılır. Fakat pompa kullanılmaz ve bu durumda kalpte durdurulmaz. Hastanın kalbi durmadığından çok daha çabuk iyileşmek ve ameliyat sonrası daha çabuk taburcu olma gibi durum söz konusudur. Ayrıca bu ameliyatının maliyeti de düşüktür. Hastanın yoğun bakımda kalış süresi 2 gün kadardır. Hastanın yoğun bakımda tutulmaz suresi ne kadar uzun olursa tedavinin takibi için önemlidir. Yoğun bakımdan sonra sürecinde beklerken herhangi bir problem ile karşılaşılmaz ise hastanın bir hafta sonra taburcu edilmesi olasıdır. Bypass ameliyatı sonrası hastanın iyileşme süreci üç ayı bulmaktadır.
      ]]>
      Kulak Estetik Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/kulak-estetik-ameliyati.html Sun, 15 Jul 2018 02:32:41 +0000 Kulak Estetik Ameliyatı, Kulak ameliyatları genelde kepçe kulakları düzeltmek için yapılır. Kulaktaki şekil bozuklukları doğuştan yada sonradan oluşabilmektedir. Kulağın tam yada kısmi olarak yokluğu, kulak çevre Kulak Estetik Ameliyatı, Kulak ameliyatları genelde kepçe kulakları düzeltmek için yapılır. Kulaktaki şekil bozuklukları doğuştan yada sonradan oluşabilmektedir. Kulağın tam yada kısmi olarak yokluğu, kulak çevresindeki kıkırdak çıkıntıları, kulağın yüzeysel şeklindeki bozukluklar, yada bir kaza neticesinde kulağın kaybedilmesi gibi durumlarda kulak estetik ameliyatı yapılmaktadır. Kulak gelişimin % 90'ı kişi 6 yaşına gelinceye kadar tamamlanır. Yani 6 yaşındaki bir kişi erişkin kulak boyutlarına ulaşır. Bundan dolayı çocukların kafa yapısı küçük olduğu için kulakların büyük görünmesi gayet normaldir. Kepçe kulaklarda kulağın boyutları normal olmasına rağmen kulaklar öne doğru yatık olduğundan gayet büyük görünür. Kulağın kafa ile yapmış olduğu açı olması gerekenden daha büyüktür.

      Kulak estetik ameliyatı kimlere uygulanır

      Kepçe kulaklar özellikle arkadan bakıldığında aşırı belirgin bir şekilde görülür ve yüz görünümünü olumsuz etkiler. Kulakları ile ilgili sorun yaşayan kimselerde utanç, psikolojik bozukluklar, travma yaşayan çocuklar ve sırf kulakları kepçe olduğu için insan ilişkileri bile olumsuz olan kişiler bulunmaktadır. Şekil bozukluğu ve deformite durumlarında da kulakların düzeltilmesi kulak estetik ameliyatı ile yapılmaktadır. Kulak gelişimi 6 yaşında tamamlandığı için 6 yaşından itibaren kulak estetik ameliyatı yapılabilmektedir. Eğer kulakta şekil bozukluğu ve kepçelik durumu var ise kulak estetik ameliyatı okul döneminden önce yapılmalıdır. Tabi ki daha ilerleyen dönemlerde de kulak estetik ameliyatları yapılabilmektedir. Kişilerde değişik derecelerde kulak kepçeliği ve deformasyonu olabilir. Bu durum bazen tek kulakta olabileceği gibi bazen de iki kulakta birden görülebilir.

      Kulak estetik ameliyatı nasıl yapılır

      Kepçe kulak ameliyatına otoplasti adı verilir.Kulak estetiği ameliyatı küçük yaş grubunda genel anestezi ile yapılmaktadır. Erişkinlerde ise lokal olarak da yapılabilir. Kulak estetik ameliyatı 1.5-2 saat kadar sürebilmektedir. İşlem kulak kepesi arkasından deri parçası çıkarılarak başlar, kıvrım oluşturmak için dikiş atılacak kısımlar işaretlenir. Kulak ile kafa arasındaki açı, kulak tabanı ile kafa kemik zarı arasına dikiş atılarak yapılır. Kulak arkasında kalan deri estetik dikiş ile onarılır. Kulak estetik ameliyatı yapılan hasta aynı gün taburcu edilebilmektedir.

      Kulak estetik ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir

      Ameliyatın ertesi günü kulağa pansuman yapılması gerekir. Kulak estetik ameliyatı tamamlandıktan 3 gün sonra ılık duş şeklinde banyo yapılabilir. Ameliyat sonrası 3 hafta süresince mutlaka saç bandı kullanılması gerekir. Kullanılan saç bandı hem oluşan şişliği ve ödemi azaltır hem de geceleri uyurken kulağın zarar görmesini engeller. Ameliyatı takip eden ilk 15 gün kulakta hissizlik olabilir, bu durum gayet normaldir. Ameliyattan sonra kulak içinde kan toplanması durumu gelişebilir. Doktorunuz bu durumu fark ederek bir enjektörle kanı temizler. Enfeksiyon gelişme ihtimali çok azdır. Ameliyattan 4-5 ay sonra kulakta oluşan dikişler sivilce şeklinde dışarı çıkabilirler. Doktorunuzun müdahalesi ile bu dikişler temizlenir.

      ]]>
      Lazerle Hemoroid Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/lazerle-hemoroid-ameliyati.html Mon, 16 Jul 2018 01:53:24 +0000 Lazerle Hemoroid Ameliyatı, Günümüzde hemen hemen her hastalığın tedavi sürecinde kullanılan Lazer ile ameliyat,  Hemoroid ameliyatlarında da kullanılmaktadır. Bu yöntem diğer operasyon çeşitleri arasında bir yöntemdir. La Lazerle Hemoroid Ameliyatı, Günümüzde hemen hemen her hastalığın tedavi sürecinde kullanılan Lazer ile ameliyat,  Hemoroid ameliyatlarında da kullanılmaktadır. Bu yöntem diğer operasyon çeşitleri arasında bir yöntemdir. Lazer, yüksek ısı taşıyan bir bakıma ışık tedavisidir. Basur memesine odaklanan yüksek ısılı lazer ışığı, o bölgede 2-4 mm derinlikte ve 6-8 mm genişliğinde bir doku bölümünü hasara uğratarak, doku hasarı oluştumasına neden olur. Basur memesine çok az ulaşabilen ağrı sinirleri sebebiyle hasta operasyon sırasında çok hafif bir yanma hissi duymaktadır. Hemoroid memesinde yapılan bu yakma işlemi sonucunda  oluşan doku hasarı sebebi ile çevresinde zamanla genişlemiş varis damarlarını da yakmaktadır. Yakma işleminden sonra bu bölgede doku yenilenmesi meydana gelmektedir. Yakma işlemi uygulanan basur memeleri işlem bitimde yarı yarıya bitmekte, işlem sonrası bir ay içinde ise tüm basur memeleri yok olmaktadır. Lazer Hemoroid ameliyatı sırasında, kalın bağırsağın son kısmı çevre dokuya yapışması sebebi ile hemoride eşlik eden ve rahatsızlık veren makat sarkmasıda tedavi edilmiş olur. Hemoroid sebebi ile meydana gelen kanamada bu operasyondan sonra durmaktadır. Kanayan damarlarda pıhtı oluşması sonucu kanayan damarda kanama kesilmektedir. 

      Lazerle Hemorid Ameliyat Yönteminin Avantajları Nelerdir
      • Kaslar, kesici bir materyal kullanılmadığından gaz tutamam ve dışkı sorunu olmaz.
      • Oerasyon sonrası hastahane yatışı söz konusu olmaz.
      • Lazer Hemoroid Ameliyatı sonrası ağrı olmadığından hasta rahatlıkla gündelik yaşamına geri döner.
      • Kesici alet kullanılmadığından, kaslarda hasar ve deformasyon meydana gelmez
      • Geniş bir kütle çıkartılmadığından makkatta genişleme meydana gelmez
      • Enfeksiyon riski yok denecek kadar azdır.
      • Operasyon ağrısız olduğundan dolayı narkoz gerektirmez.
      • Operasyon öncesi hastanın bağısaklarını yıkama işlemi ve lavma kullanmaya gerek kalmaz.
      Lazerle Hemoroid Ameliyatı sonrası 1 günlük dinlenme süresi yeterlidir. Ancak Hemoroid ameliyatının diğer teknikleri uygulandığında bu istirahat dönemi, kesilen bölgenin iyileşmesi açısından yaklaşık 2 ay sürebilmektedir.  
      Hemorid ameliyatları kişinin üzerinde psikolojik bir baskı yaratması, utanma hissinin çok yoğun yaşanması sebebi ile uygulamayı gerçekleştiren uzman hekim tarafın 10 dakikalık bir süre içinde Lazer Hemorid Ameliyatı bitirilmektedir. Ameliyat sonrası hemoroid bir daha tekrarlamaz.


      ]]>
      Laparoskopik Kist Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/laparoskopik-kist-ameliyati.html Mon, 16 Jul 2018 09:41:42 +0000 Laparoskopik Kist Ameliyatı: Tıp dünyası, günümüz teknolojik koşullarında hızla ilerlemektedir. Bunun en önemli kısmı da hastalıkların iyileştirilmesinde kullanılan teknik cihazlar ve uygulamalardır. Özellikle ameliyatlarda Laparoskopik Kist Ameliyatı: Tıp dünyası, günümüz teknolojik koşullarında hızla ilerlemektedir. Bunun en önemli kısmı da hastalıkların iyileştirilmesinde kullanılan teknik cihazlar ve uygulamalardır. Özellikle ameliyatlarda gelişen teknoloji ile hastalar ve doktorlar açısından daha konforlu ve daha basit yapılabilmektedir. Bunların başında laparaskopi denilen kapalı ameliyat tarzı gelir. Açık ameliyatlarda hastaya uygulanmakta olan ameliyat yeri kesileri oldukça büyük olduğundan dolayı hastanın iyileşme süreci daha uzun olmakta ve ayrıca hastada enfeksiyon gibi ciddi komplikasyonların gelişme olasılığı daha fazla yaşanmaktaydı. Hasta açısından daha ağrılı ve daha zor geçmekte olan açık ameliyatların yerini günümüzde yapılan laparokopik ameliyat ile yaklaşık olarak 1 cm. kadar bir kesi açılarak ameliyat bu küçük kesiden yapılmaktadır. Burada kullanılan aletler küçük teleskop gibi aletlerdir. 

      Laparoskopik Kist Ameliyatı Yapılışı; Karın altından açılacak bir kesi ile yaklaşık olarak 10 milim büyüklüğünde bir aletle karın boşluğuna ulaşılmakta, karın boşluğuna gaz verilerek, bu şekilde diğer organlarla boşluk açılmaktadır. Ardından açılan kesiden çok küçük bir kamera yerleştirilerek içerisi gözlemlenerek, laparoskopik ameliyat yapılmaktadır. Bu yöntemle kadın hastalıklarının %95'i başarı ile tedavi edilmektedir. Laparoskopik cerrahi başta yumurtalık kisti olmak üzere pek çok kist türünün tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Bütün kistlerde tercih edilebilen bu yöntem kistin büyüklüğü ve bulunduğu yer ile ilgilidir. Deneyimli ameliyat ekibi tarafından yapıldığı zaman komplikasyon yaşanma olasılığı çok azdır. Fakat bazı durumlarda laparoskopik cerrahide uygun olmayan bir sorun olduğu zaman açık ameliyata geçiş yapılabilmektedir.

      Laparoskopik Kist Ameliyatı Avantajları Arasında;

      • Kaslarda kesi açılmadığından dolayı görsel olarak kişi rahatsızlık veren ameliyat izleri kalmamaktadır.
      • Açık ameliyata göre hasta daha çabuk taburcu edilmektedir.
      • Komplikasyon ihtimali neredeyse yok denecek kadar azdır.
      • Yara yerinde fıtık oluşma olasılığı daha az yaşanmaktadır.
      • Laparoskopik kist ameliyatları diğer ameliyatlara göre hem doktor hem de hasta için daha güvenli ve konforlu olmaktadır.
      ]]>
      Ameliyat İpliği https://www.ameliyatlar.gen.tr/ameliyat-ipligi.html Tue, 17 Jul 2018 04:54:40 +0000 Ameliyat İpliği, vücut üzerinde oluşan kesik veya hasarların birleştirilmesi için kullanılan eriyen ve erimeyen tıbbi bakımdan kullanılan iptir. Vücudun dış bölgesindeki doku birleştirmelerinde genellikle erimeyen türden ip k Ameliyat İpliği, vücut üzerinde oluşan kesik veya hasarların birleştirilmesi için kullanılan eriyen ve erimeyen tıbbi bakımdan kullanılan iptir. Vücudun dış bölgesindeki doku birleştirmelerinde genellikle erimeyen türden ip kullanılır. Eriyebilen ipler ise genelde estetik yönünden kullanılmaktadır. Bu ipler görünmeyen, cilt altında kalan ve zamanla doku içerisinde eriyen bir türdür. Ameliyat ipliği çeşidine göre farklılık gösterir. Ameliyat ipliğinin erimeyen türleri hekim tarafından kontrol edilerek ameliyat sonrasında belirli bir zaman zarfı içerisinde alınmaktadır. 

      Ameliyat ipliği tıbbi iğneler sayesinde dokuları birleştirmektedir. Bu iplik sayesinde parçalanan vücut kısımları kısa sürede tedavi edilip iyileşmektedir. Bu maddeler plastik karışımlı maddelerden üretilmiştir. Polyester lifinden ve ipekten üretilen ameliyat ipleri mevcuttur. Polyester ipinin rengi yeşil, ipeğin ise siyahtır. Hekimlerin bunları ayırt edebilmesi açısından renkleri önemlidir. Çünkü, ameliyat esnasında kanamanın yoğun olması ipin görünürlüğünü yok edecektir. Organik ameliyat iplikleri de vardır. Örümceklerin ağ yapma geni keçilerin memelerine transfer edilir. Böylece protein içerikli iplik elde edilir. Estetik dikişlerde kullanılan plastik iplikler tıbbi penseler ile çekilebilir. Bunlar misina ipine benzemektedir.

      Ameliyat ipliği uzman hekim tarafından kullanılmalıdır. Cerrahi müdahale sonucu bu iplik vücudun kopan, kesilen organlarını birleştirmesi bakımından oldukça değerlidir. Ameliyat esnasında vücuda erimeyen ipliğin aşırı alınması sağlık sorunu yaşatacaktır. Bu sebeple hayati önemlilik taşıyan cerrahi operasyonlarda dikkat dağılımının olmaması son derece önemlidir.

      Ameliyat ipliği dışında dikiş ipliği kullanımı

      Tıbbi tedavi açısından ameliyat ipliği dışında hiçbir iplik kullanılamaz. Hekim müdahalesi olmadan ve tıbbi olmayan herhangi türden bir iplik ile doku birleştirilmesi yanlış bir düşüncedir. Vücudun enfeksiyon kapmasına ve başka hastalıkların oluşumuna ortam hazırlar. Cerrahi uzmanlarca kullanılan ameliyat ipliğine seçenek olarak hiçbir şekilde tekstil ürünlerine ait ipliklerin kullanımı yapılamaz.
      ]]>
      Rahim Alma Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/rahim-alma-ameliyati.html Tue, 17 Jul 2018 23:04:47 +0000 Rahim alma ameliyatı, tıp alanında histerektomi olarak isimlendirilir. Eğer rahimde kanser, şiddetli kanamalar, miyom ve rahmin diğer organlara yapışması gibi bir durum ortaya çıkarsa ameliyat yapılması gerekmektedir. Rah Rahim alma ameliyatı, tıp alanında histerektomi olarak isimlendirilir. Eğer rahimde kanser, şiddetli kanamalar, miyom ve rahmin diğer organlara yapışması gibi bir durum ortaya çıkarsa ameliyat yapılması gerekmektedir. Rahim alma ameliyatı çoğunlukla miyomlardan kaynaklı yapılmaktadır. Miyomlar rahimde meydana gelen, rahim duvarının dokusundan kaynaklanan, çapları genellikle 1-15 santim arasında değişen iyi huylu tümörlerdir. Fakat daha büyük çaplara da ulaşabilen bu tümörler nadiren de olsa kötü huylu tümöre dönüşebilir. Bu tümörlere 25-35 yaş arası kadınlarda daha sık rastlanmaktadır.

      İlerleyen yaşla beraber görülme sıklığı da artmaktadır. Rahimde görülen kanamaların ve yaşanan ağrıların nedenleri miyomlardan ve döl yatağı içinde yer alan polip ismi verilen et parçacıklarından kaynaklanmaktadır. Rahim alma ameliyatı sadece rahimin çıkarılması işlemidir. Ameliyat sonrası hastalar bir daha hiç adet göremezler. Rahim cinsel ilişkiyi sağlayan organ olmadığı için ameliyat sonrası cinsel ilişki kurulmasında bir farklılık oluşmamaktadır. Döl yatağı zarının kalınlaşması, rahimin dışarı sarkması, adet ağrılarının şiddetli olması, pıhtılı ve zor geçen adet dönemleri, kasık ağrıları ve ilişki sırasında aşırı derecede ağrı çekme gibi durumlar da rahim alma ameliyatı için nedenler arasında sayılmaktadır. Ameliyat sırasında rahimle birlikte yumurtalıklar çıkarılmadığı takdirde menopoza ait belirti ve komplikasyonlar oluşmamaktadır. Fakat rahimle birlikte yumurtalıklarda çıkarılmışsa ameliyat sonrası hormon replasman tedavisine başlanmaktadır. Çünkü cerrahi yöntem ile gerçekleşen menopoz doğal yoldan menopoza girişten çok hızlı olduğundan sıkıntılar anında başlayıp, gelişecektir.

      Doğumda acil durumlar ve doğum komplikasyonları durumunda da acil rahim alınması gereken durumlar doğumla ilgili komplikasyonlarda uygulanabilmektedir. Doğum sonrasında rahim kanamasının durdurulamaması, onarılamayan rahim yırtıkları, bebeğinin eşinin -plasentanın ayrılması olgularında gerekli olabilmektedir.

      Rahim alma ameliyatı nasıl uygulanır

      Rahim alma ameliyatı karından ve vajinal yoldan olmak üzere iki şekilde uygulanmaktadır. Fakat ameliyatların çoğu karın yolundan uygulanır. Ameliyat sırasında rahimi yerinde tutan tüm bağlar ve tüm damarlar özel aletlerin yardımı vasıtası ile kesilir ve özel dikişlerle bağlanır. Rahim çıkarıldıktan sonra vaginal cuff ismi verilen vajinanın kubbesi ve batın kapatılır. Bu sırada rahimle komşu olan idrar torbası, bağırsaklar ve idrar toplama kanallarının zarar görmemesi sağlanmaktadır.

      Rahim alma ameliyatı sonrası iyileşme süreci

      İdrar kesesinin travmatize yaşamasından dolayı hasta idrarını yapmakta zorlanabilir. Bu sebeple idrar sondası yaklaşık bir gün kadar hastaya takılır. Tuvalet yapılırken şiddetli ıkınmalardan kaçınılması gerekir. Ameliyat günü hastanın hiç bir şey yememesi gerekir. Özellikle posalı ve vitamin açısından zengin sıvılar tercih edilmelidir. Gaz yapıcı içeceklerden kaçınılması gerekir. Vücudun bağırsak hareketleri başladıktan hemen sonra, hastalarda sıvı gıdalarla beslenmeye başlanabilir. Hasta kısa zamanda ayağa kalkmamalıdır. Dikişlerin tam iyileşebilmesi için ameliyattan sonraki 6 hafta içinde kesinlikle fazla ağırlık kaldırılmamalıdır. Banyo, vücuda su dökülerek yıkama şeklinde yapılması gerekir. Ameliyat sonrası hastanın dikkat etmesi gereken en önemli konulardan bir tanesi de 6 hafta içinde cinsel ilişkiye girilmemesidir.  



       
      ]]>
      Nodüler Guatr Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/noduler-guatr-ameliyati.html Wed, 18 Jul 2018 11:30:44 +0000 Nodüler Guatr Ameliyatı, Guatr, tiroid bezinin büyümesi anlamına gelir. Nodüllere, tiroidit gibi iltihabi hastalıklara veya Graves adı verilen hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilir. Tiroid hücrelere bazen farklı gelişim gö Nodüler Guatr Ameliyatı, Guatr, tiroid bezinin büyümesi anlamına gelir. Nodüllere, tiroidit gibi iltihabi hastalıklara veya Graves adı verilen hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilir. Tiroid hücrelere bazen farklı gelişim gösterebilir. Bunun sonucunda da bir takım hücre kümeleri ve yumrular ortaya çıkar. Bunlara 'nodül' hastalığa ise 'nodüler guatr' adı verilmektedir. Nodüller fazla ise bu rahatsızlığa da, “multinodüler guatr” denir. Nodüllerin ortaya çıkış nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bazı durumlarda iyot eksikliğine bağlı olurken aşırı miktarda alınan alkol ve sigara tüketimi de rahatsızlığı tetiklemektedir. Kişilerin bünyesine göre değişikliklik gösterir. Ultrason ile yapılan muayenelerde genellikle her iki kişiden birinde nodül tespit edilmektedir. 

      Nodüler Guatr Ameliyatı nasıl yapılır

      Bu tip ameliyatta hastaya genel anestezi uygulanır. işlem süresi 90-120 dakika arasında değişmektedir. Boynun ön yüzüne 5-6 cm uzunluğunda yatay bir kesi uygulanarak gerçekleştirilir. Cerrahi olarak nodüllerin tek tek çıkarılması pek uygun değildir. Bu yüzden tiroid bezi tamamen alınır. Ameliyat esnasında bu bölge ses tellerine çok yakın olduğu için bu bölgenin korunması gerekir. Bazı durumlarda tiroid bezinin bir bölümü alınırken kötü huydu doku tespiti yapılmış ise tamamının alınması gerekir. 

      Nodüler Guatr Ameliyatı sonrası

      Ameliyat sonrası hastaların tamamında iyileşme görülür. Tiroid bezi kısmi olarak alınmış ise rahatsızlığın tekrarlama şansı vardır ama çok düşük bir risktir. Hastanın hormonlarını tamamlaması için ömrü boyunca tiroid ilaçları kullanması gerekir. Çok nadir olarak yaklaşık 50 hastadan 1'inde geçici olarak ses kısıklığı görülmektedir. İşinin ehli bir cerrah tarafından yapılan ameliyatlarda genelde bu tip sorunlara rastlanılmaz. Ameliyat olduktan sonra yaranın 2-3 gün kapalı kalması yeterlidir. Hastanın durumuna göre 3-4. günden itibaren pansumana gerek kalmaz. Eğer dikişler erimeyen dikiş ise hastanın 3. günü dikişleri alınır. Bu tip ameliyatlarda enfeksiyon gelişme ihtimali çok düşük olduğu için hastaya antibiyotik tedavisi uygulanmaz. Hasta taburcu olduktan sonra ağrı olacağından dolayı ağrı kesici ilaçlar verilir. 3 gün sonra banyo yapmasında sakınca yoktur. Hastada hafif boğaz ağrısı olabilir. Ilık bitkisel çaylar tüketilmesi uygun olur. 10 gün sonra normal hayatına geri döner ve işine başlayabilir. 

      Ameliyattan sonra çıkarılan parça patolojiye gönderilir. Yaklaşık her 10 hastadan birinde sonuç kanser riski taşımaktadır. Sonuç kötü huylu ise hasta kendine geldikten sonra hastanelerin onkoloji, nükleer tıp ve endokrinoloji gibi ilgili bölümlerinde hastanın tedavisine devam edilir. Nodül herkeste olabilecek bir rahatsızlıktır. Çok küçük nodüller genel kontrollerde ultrasonla bakıldığında tesadüfen ortaya çıkar. Endişe ve paniğe kapılmamalı hastanın bu konuda bilinçli olması uygun kontrol, takip ve tedavi cetveline uyması gerekir.
      ]]>
      Lazerle Fıtık Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/lazerle-fitik-ameliyati.html Wed, 18 Jul 2018 12:43:07 +0000 Lazerle fıtık ameliyatı, hastalarının sadece %5’i ameliyatla tedaviye ihtiyaç duymaktadırlar. Modern teknoloji bize eskiden olduğu gibi günlerce, haftalarca yatağa bağlayacak, aylarca çalışamayacak hale getiren ameliyatlar Lazerle fıtık ameliyatı, hastalarının sadece %5’i ameliyatla tedaviye ihtiyaç duymaktadırlar. Modern teknoloji bize eskiden olduğu gibi günlerce, haftalarca yatağa bağlayacak, aylarca çalışamayacak hale getiren ameliyatlar yerine çok daha az zarar göreceğimiz, daha az riskli yöntemlerle tedavi etme olanağı sunar. Japonya, Kore, Fransa, Almanya, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan ameliyatsız bel ve boyun fıtığı tedavisi yöntemlerinden bir tanesi de lazerle fıtık ameliyatıdır. Lazerle fıtık ameliyatında amaç hastaya hiçbir şekilde zarar vermeden, cildi kesmeden, sinirlere, kemiklere veya damarlara dokunmadan, omurga kemikleri arasında bulunan yıpranmış disk ekleminin içine girerek, eklemin bir kısmını buharlaştırmaktır. Lazerle eklem içinde yapılan çok küçük bir hacim azalması bile, önemli bir basınç azalması sağlayarak, bel ağrısı ve siyatik ağrısının kaybolmasını sağlamaktadır. Doğru seçilmiş hastalarda başarı oranı %70-90 arasında değişmektedir ve bu hastalar gereksiz, riskleri daha yüksek olabilecek bir ameliyattan, lazerle fıtık ameliyatı gibi basit bir işlem yardımıyla kurtulmaktadır. Bel fıtığı tedavisi ve boyun fıtığı tedavisi için lazer uygulamasını hasta uyanık haldeyken, genel anestezi almadan, sadece lokal anestezi uygulaması ile ve hasta işlem sırasında konuşarak yapılmaktadır 

      Lazerle fıtık ameliyatı, lazer enerjisini disk eklemi içine ulaştırmak amacıyla kullanılan özel fiber çubuklar, yarım milimetreden daha ince, 400 mikrometre çapında olan çubuklardır. Bu işlemi uygularken, çıplak gözle yapılan ameliyatlarda olduğu gibi 4-5 cm ya da mikrocerrahi yönteminde olduğu gibi 1,5-2 cm ölçüsündeki cilt kesiklerine ihtiyaç duyulmuyor. Çok küçük çapındaki lazer kateterini çok ince bir iğne yardımı ile cildi hiç kesmeden yerine ulaşıyor. Lazerle fıtık ameliyatı bir yandan eklemin bir kısmını buharlaştırarak eklemin büzülmesine, küçülmesine ve fıtığın kaybolmasına ve sinir üzerindeki baskının ortadan kalkmasını sağlarken diğer yandan da yıpranmış eklem içinde de ağrıya neden olan mekanizmalara etki etmektedir. Lazer enerjisi, kullanılan kateterin ucundan eklem içerisinde 5-8 mm civarında yayılmakta ve etki etmektedir, bu alanda yüksek ısı ortaya çıkar. Lazer enerjisinin sadece buharlaştırmak istediğimiz eklem sınırları içinde kalması için işlem sırasında sürekli olarak yapılan radyolojik kontroller ve işlemi uygulayan doktorun deneyimli olması çok önemlidir.

      Lazerle fıtık ameliyatı hangi hastalara yapılır

      Lazerle fıtık ameliyatı her fıtık olan hastaya uygulanmaz. Bu tedaviyi bel veya boyun fıtığı hastalarının ancak %10 u yapabilir. Omurgalar arasındaki kıkırdak omurilik kanalına doğru, etrafındaki zarı yırtarak, zarar vererek çıkmışsa lazerle fıtık ameliyatı yapılması gereksiz olur. Lazer tedavisi için seçilen hastalar dikkat edilirse eğer başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Lazer ameliyatı olduğu halde iyileşmeyen birçok hasta mikro cerrahi yöntemi ile yeniden tedavi olur. Lazerle fıtık ameliyatı olacak hastalar titizlikle ve itinayla seçilmelidir.

      Lazerle fıtık ameliyatı nasıl yapılır

       Öncelikle hastanın fıtık ameliyatı olacağı bölge işaretlenmekte ve ona göre yatış pozisyonu verilmektedir. İşaretlenen bölgeye uyuşturucu bir ilaç yapılır. Hazırlıklar bitikten sonra işaretlenen bölgeye uzun bir iğne batırılarak, fıtığın olduğu omurgaların aralarına girilmektedir. Batırılan bu iğnenin içinde bir lazer kablosu da sokulur. Lazer kablosunun içindeki iğne omurgaların aralarından geçerek fıtık olana bölgeye doğru ilerler. Lazer isimli kırmızı renkli bölge lazerle yakılan kıkırdağı işaret eder. Lazer ışıklarıyla yakılan kıkırdak ortası büzüşür. Yapılan bu işlem sonucunda yerinden kaynayan kıkırdak geri çekilir ve sinire yapılan baskı ortadan kaldırılmış olur.

      ]]>
      Ameliyat Çeşitleri https://www.ameliyatlar.gen.tr/ameliyat-cesitleri.html Thu, 19 Jul 2018 07:32:47 +0000 Ameliyat çeşitleri, Bildiğiniz üzere hastalıklar oldukça çeşitli ve bunların çoğu cerrahi yolla tedavi edilmek zorunda kalınabiliyor. Günümüzde, belli başlı hastalıklarda ameliyat yapılamak zorunda kalıyor. Doktorun Ameliyat çeşitleri, Bildiğiniz üzere hastalıklar oldukça çeşitli ve bunların çoğu cerrahi yolla tedavi edilmek zorunda kalınabiliyor. Günümüzde, belli başlı hastalıklarda ameliyat yapılamak zorunda kalıyor. Doktorunuz sizi ameliyat etmeye karar verdiği zaman, sizinde bu konuda bilgi sahibi olmanız, doğru karar vermenizi sağlayacaktır. Başlarken de belirttiğim gibi hastalık çeşidi çok, böyle olunca haliyle ameliyat çeşidi de buna paralel olarak çoğalıyor. 

      Ameliyat çeşitleri nelerdir bir kısmına beraber bir göz atalım.

      Mide fıtığı ameliyatı

      Mide fıtığı, endoskopik değerlerin yükselmesi ve diğer tanısal tekniklerin gelişmesi ile teşhisinin daha rahat ve daha fazla koyulmasını sağlamaktadır. İlaç tedavisinin uzun sürmesi ve hastanın sürekli ilaç kullanır biçimde kontrol altında tutulması, ayrıca cerrahi tedavinin laparoskopik teknikler ile başarılı bir şekilde uygulanması birçok hastanın ve doktorun tercihini cerrahi tedavi yönünde kullanılmasını sağlamaktadır.

      Yemek borusu ameliyatı

      Yemek borusunun selim ve habis sorunlarında operasyon gerekliliği olan rahatsızlıklarda, bu ameliyatlar genellikle laparoskopik olarak tercih edilmektedir.

      Yumurta kisti ameliyatı

      Yumurtalık kistlerinin farklı çeşitleri bulunur. Kadınların büyük bir kısmı yumurtalık kistleriyle uğraşmak zorunda kalırlar. Bu kistler çoğunlukla belirti vermezler. Fakat belirti verdikleri durumda ve çeşitli problemlere yol açmaları halinde ameliyat edilmeleri gerekmektedir. Ameliyatları ise laparoskopik yöntemle yapılmaktadır.

      Bademcik ve geniz eti ameliyatı

      Bademcik ve geniz etinin alınması tüm dünyada çok sık uygulanan cerrahi müdahalelerden biridir. Tüm dünyada yılda 350 bin kişinin bademcik ameliyatı olduğu düşünülmektedir. Tekrarlanan boğaz iltihapları ve üst solum yolu tıkanıklığını çözmekte güvenilir ve bir o kadar da etkili bir yöntem olduğu yıllar içinde kanıtlanmıştır.

      Uyku apnesi ve horlama ameliyatı

      Uyku apnesi ve horlama problemlerinde ilaç tedavisine alternatif olarak horlamayı giderici ameliyatlardır. Son zamanlarda bu ameliyatlar, lazer-radyofrekans kullanılmak suretiyle yapılmaktadır.

      Burun eti küçültme ameliyatı

      Konka hipertrofisi adı verilen alt burun etlerinin büyümesi durumunda genellikle geceleri daha artan burun tıkanmalarının tedavisinde bu etlerine yönelik ameliyatlar gerekmektedir. Burun fonksiyonlarında çok önemli bir yeri olan konkalar (alt burun etleri) hiç bir şekilde tamamen çıkartılmamalıdır. Ameliyatla fazlalıkların alınması hastayı rahatlatacaktır fazlasının alınması burun yapısında bozukluğa yol açabilmektedir

      Diğer ameliyat çeşitleri 

      • Kızlık zarı dikme ameliyatı
      • Vajina genişletme ameliyat
      • Kısırlık ameliyatı
      • Kıl dönmesi ameliyatı
      • Bel fıtığı ameliyat
      • Eklem bozuklukları ameliyatı
      • Kırık çıkık ameliyatı
      • Kasık fıtığı ameliyatı
      • Çapraz bağ ameliyatı 

      Estetik ameliyat çeşitleri

      • Gövde bölgesi ameliyatı
      • Baş ve boyun bölgesi ameliyatı
      • Burun estetiği ameliyatı
      • Sarkık bölge estetiği ameliyatı
      • Silikon göğüs ameliyatı
      • Kaş estetiği ameliyatı
      • Gerdirme ameliyatı
      • Küçültme ameliyatı

       

      ]]>
      Şaşılık Ameliyatı Sonrası https://www.ameliyatlar.gen.tr/sasilik-ameliyati-sonrasi.html Thu, 19 Jul 2018 15:22:25 +0000 Şaşılık Ameliyatı Sonrası, Her iki gözün birbiriyle olan paralelliğini kaybetmesine şaşılık adı verilir. Her bir gözde göz dışı kaslar bulunur. Bu kaslardan herhangi birinde yaşanan en ufak bir kuvvet azlığı şaşılı Şaşılık Ameliyatı Sonrası, Her iki gözün birbiriyle olan paralelliğini kaybetmesine şaşılık adı verilir. Her bir gözde göz dışı kaslar bulunur. Bu kaslardan herhangi birinde yaşanan en ufak bir kuvvet azlığı şaşılığa neden olur. Bazı durumlarda kuvvet fazlalığı da şaşılığa neden olur. Şaşılığın en belirgin özelliği, bir göz düz bakarken diğer göz içe, dışa, yukarı veya aşağı kadar şekilde olabilir. İleri şaşılık durumunda her iki gözde de kaymalar görülebilir. Şaşılığın oluşmasında tek bir neden yoktur. Farklı nedenlerle şaşılık oluşabilir. O nedenle tedavi kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Şaşılık her yaşta tedavi edilebilir bir göz problemidir. Şaşılık tedavisinde erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhis ise şaşılık tedavisi daha kısa sürede gerçekleşir. Şaşılık önce gözlükle tedavi edilmeye başlanır. Eğer gözlükle tedavi sonuç vermezse ameliyata başvurulur.  

      Şaşılık ameliyatı göz küresinin dışında yer alan kaslar üzerinde gerçekleşir. Şaşılığın düzeltilmesi ve gözlerdeki paralelliğin sağlanması için çeşitli teknikler kullanılır. Bu teknikler sayesinde duruma göre; kasların güçleri arttırılır, azaltılır veya kasların etki noktaları değiştirilir. Hasta, ameliyat sonrası birkaç saat hastanede gözetim altında tutulur. Daha sonra hasta, evine gidebilir. 

      Şaşılık Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

      Şaşılık ameliyattı sonrası, ilk gece göz bir bandajla kapalı tutulur. Ertesi gün ilk pansumanı yapılır. İlk bir hafta içerisinde göz kapaklarında şişlik, morarma ve kızarıklık olması olağandır. Genellikle ameliyat sonrası gözün normal görünümüne kavuşması 6 hafta civarında sürer. Bu süreçte gözlerin kaşınması, sulanması gibi durumlar normaldir.  İyileşme sürecinin uzamaması için gözlerin alerjik bazı reaksiyonlara ve enfeksiyonlara karşı iyice korunması gerekir. Bunların yanı sıra ilk bir hafta toz, duman gibi çevresel etkenlerden korunmaya özen gösterilmelidir. Eğer hasta hafif bir işte çalışıyor yada okul çağında bir çocuk ise 2-3 gün içerisinde normal hayatına dönebilir. Duş alırken ameliyatlı göze su ve sabun temas etmemesine, uyurken bu gözün üstüne yatmamaya, gözü ovuşturmamaya çok dikkat edilmelidir. Her zaman, şaşılık ameliyatı sonrası gözlük kullanımına son verileceğine inanılır. Fakat bu ameliyatın, gözlük ihtiyacını ortadan kaldırmak gibi bir amacı ve yararı yoktur. O nedenle gözlük kullanan bir hasta, ameliyattan sonra da aynı gözlüğüne mutlaka devam etmelidir. Ayrıca şaşılık ameliyatı sonrası  en önemli konu, yaklaşık 1,5-2 ay geçici çift görme dönemi yaşanmasıdır. Bu endişe edilecek bir durum değildir. Bu, artık paralel olan ve bir arada gören gözlerin bu duruma alışması için gerekli bir süreçtir.
      ]]>
      Bebeklerde Geniz Eti Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/bebeklerde-geniz-eti-ameliyati.html Thu, 19 Jul 2018 20:44:36 +0000 Bebeklerde geniz eti ameliyatı, Geniz eti üzüm salkımlarına benzeyen, burun ile boğaz arasına yerleşmiş olan bir dokudur.Burundan giren bakteri, virüs ve mikropları yakalayarak vücudun mikroplar ile savaşmasını sağ Bebeklerde geniz eti ameliyatı, Geniz eti üzüm salkımlarına benzeyen, burun ile boğaz arasına yerleşmiş olan bir dokudur.Burundan giren bakteri, virüs ve mikropları yakalayarak vücudun mikroplar ile savaşmasını sağlayan antikorlar üretir. Geniz eti vücudu enfeksiyonlara karşı korumakla görevli olup, enfeksiyonlar ile birlikte büyürler ve sonrasında normal boyutlarına geri dönerler. Geniz eti ameliyatı enfeksiyon sona erdikten sonra normal haline geri dönmeyen durumlar için yapılan bir işlemdir.

      Bebeklerde geniz eti ameliyatı yapılır mı

      Bebeklerde ve çocuklarda uyku bozukluklarına neden olan geniz eti büyüdüğü zaman, ağızdan nefes almaya neden olur. Bundan dolayı da mikroplar süzülemez. Nedeni ne olursa olsun burun yerine ağızdan nefes alan bir çocuk kalitesiz ve kötü bir uyku uyur. Fizyolojik solunum burundan yapılan solunum olduğundan dolayı ağızdan alınan nefes hijyeni yok eder. Bir bireyde yaşam kalitesini artıran en önemli şey düzgün nefes alıp vermektir. Bebeklerde ve çocuklarda rastlanılan en sık hava yolu tıkanıklığı sebebi geniz etidir. Geniz eti immün sistemde 4-10 yaş aralığında aktif hale gelir.

      Her çocukta geniz eti bulunur. Geniz eti lenf hücresi yapımında görev alır. Geniz eti yeni doğan döneminde küçük olup, 4-5 yaşlarda enfeksiyonlara bağlı olmak üzere büyür. Ergenlik dönemiyle birlikte de küçülmeye başlar. Bebeklerde geniz eti ameliyatı çok mecbur kalınmadıkça tercih edilmez. Bebeklerde geniz eti ameliyatı sürekli ağız solunumuna yol açıyorsa ve sürekli enfeksiyon gelişiyorsa kulak ve sinüslerin boşalımını bozarak problemlere neden oluyorsa tercih edilir. Bebeklerde geniz eti büyümesi üst solunum yolunu daraltacak boyuta ulaştığı zaman, horlama ve apne denilen uykuda nefessiz kalma gibi sıkıntılara yol açabilir. Geceleri ağzı açık uyuyan ve horlayan bebekler de geniz eti varlığı akla gelir ve kronik geniz etine bağlı enfeksiyon nedeni olan geniz eti sinüzit ve orta kulak iltihabı oluşursa cerrahi olarak alınır.  

      Bebeklerde geniz eti ameliyatı, bebek yada çocuk KKB uzmanı tarafından takip edilir ve gerekli şartlar yerine getirildiği zaman yapılır. Bebekte geniz eti ameliyatı için üst solunum yolunun geniz etine bağlı olarak tıkanması, kötü huylu tümör şüphesi, çene yapısının bozulması, sık tekrar eden enfeksiyonlar, geniz etine bağlı orta kulak iltihabı, devamlı sinüzit ve ağız kokusu gibi durumlarda ameliyata karar verilebilmektedir. Geniz etinin tamamen çıkarılması zordur, bundan dolayı tekrarlama ve yeniden ameliyat olasılığı vardır.

      ]]>
      Tiroid Bezi Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/tiroid-bezi-ameliyati.html Fri, 20 Jul 2018 00:28:26 +0000 Tiroid bezi ameliyatı, tiroit bezinin çok büyük olduğu yani büyük bir guatrın olduğu veya guatrın etraftaki dokulara baskı yaptığı durumlarda ve büyük bir nodülü olan, nodülde kanser veya kanser şüphesi ola Tiroid bezi ameliyatı, tiroit bezinin çok büyük olduğu yani büyük bir guatrın olduğu veya guatrın etraftaki dokulara baskı yaptığı durumlarda ve büyük bir nodülü olan, nodülde kanser veya kanser şüphesi olan hastalarda yapılmaktadır. Graves hastalığı adı verilen tiroit be­zinin çok çalıştığı hastalarda bez büyükse tiroit bezi ameliyatı yapılır. İçerisinde nodül olmayan düz ve küçük bir iyi huylu guatrda veya küçük bir nodülde ve bezi çok büyük olmayan Graves hastalarında ameliyat yapılmamaktadır. Bu konuda karar vermek ve muayene olmak için öncelikle bir endokrinoloji uzmanına başvurulmalıdır. Endokrinoloji uzmanı bu konuda sizi yönlendirecektir ve tedavinize ka­rar verecektir.

      Ameliyatta tirot bezinin ne kadarı alınır;

      Tiroid bezi ameliyatının tipi ve bezden alınacak miktar hastalığın durumuna, hasta­nın yaşına, nodulun tipine ve iyi huylu olup olmadığına bağlı olarak bezin ne kadar alınacağı değişir. Tiroit kanseri, çok nodüllü guatr veya Graves hastalarında tiroit bezinin tama­mına yakını alınmaktadır. Fakat bezin hepsi alınmaz. Tiroid bezi ameliyatı sonrasında tiroit bezinden alınan parça patolojiye gönderilir. İncele­me sonrasında eğer kanser varsa veya kanser şüphesi ortaya çıkarsa eğer operatör doktor bezin ta­mamını ameliyatla alır. Fakat bazen nodulun kanser olmadığı saptansa bile ameliyat sonrasında bezin başka bir yerinde ufak bir kanser teşhisi konulursa eğer bu durumda yapılacak ikinci bir ameliyatla geri kalan tiroit parçası da alınır.

      Tiroid bezi ameliyatı hangi hastalara uygulanıyor;

      Tiroid hastalıklarında cerrahi tedaviyi, üç grup hasta olarak inceleyebiliriz. İlk grubu, tiroid kanseri olduğu iğne biyopsisi ile kanıtlanmış olan veya yapılan biyopsi patolog sonucunda kanser açısından şüpheli olarak değerlendirilmiş olan hastalar oluşturmaktadır.

      İkinci grupta, boyut nedeniyle belirtileri oluşan veya kozmetik sorun yaratan nodülleri olan hastalar bulunmaktadır. Kanser olduğu belirlenmemiş ve bu nedenle izlem kararı verilmiş nodülü olan hastalarda, nodüllerin çapının giderek büyümesi ameliyat kararı verilmesine neden olmaktadır.

      Üçüncü grubu ise tiroid bezinin fazla miktarda hormon ürettiği hastalar oluşturmaktadır. Bu hastalarda durum ilaç veya radyoaktif iyot ile tedavi edilemezse veya tedaviden sonra tiroid tekrarlarsa bu hastalara ameliyat önerilmektedir. Ayrıca ilaç ve radyoaktif iyot tedavisinin yan etkisi sonucu ortaya çıkan hastalarda veya gebelik gibi bu tedavilerin uygulanamayacağı hastalarda da yine cerrahi müdahale öncelikli hale gelmektedir.

      Tiroid bezi ameliyatında nasıl bir işlem uygulanıyor;

      Tiroid bezi ameliyatlarında temel olarak hormon üreten tiroid bezinin hacminin küçültülmesi vardır. Bu sayede hastaların büyük bir kısmında ameliyat sonrasında tiroid fonksiyonları normale dönmüş oluyor. Ancak küçük bir kısmında hipertroidi tekrarlanabiliyor ve bu tedavide sorun yaratabiliyor. Geride kalan tiroid dokusunun yeterli hormon üretememesi durumunda ise hipotiroidi ortaya çıkabilmektedir. Ama bu komplikasyon oluşumu son derece düşük ve bir ilaçla kontrol etmek mümkün olduğu için sorun yaratmamaktadır. Artan deneyim, yeni enerji kaynakları olmak üzere güncel teknolojik gelişmeler tiroid bezi ameliyatlarının daha da güvenli olarak yapılabilmesini sağladı. Bu durum da son yıllarda nüksetme olasılığını sıfırlayan total tiroidektom dediğimiz tiroid bezinin tamamının çıkartılması ameliyatı daha çok tercih edilir hale geldi.

      ]]>
      Makat Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/makat-ameliyati.html Fri, 20 Jul 2018 12:24:13 +0000 Makat ameliyatı, günümüzde bir çok rahatsızlıkta olduğu gibi makat hastalıklarında da erken teşhis çok önemlidir. Birçok insan bu hastalıktan dolayı utanır ve doktora gitmekten çekinirler. Bunun sonucu olarak ileride d Makat ameliyatı, günümüzde bir çok rahatsızlıkta olduğu gibi makat hastalıklarında da erken teşhis çok önemlidir. Birçok insan bu hastalıktan dolayı utanır ve doktora gitmekten çekinirler. Bunun sonucu olarak ileride daha büyük problemlerle karşılaşabilirler. 

      Makat ameliyatı hangi durumlarda yapılır;

      Kıl dönmesi; genellikle 15 -35 yaş arasında gözükmektedir. Kuyruk sokumu bölümünde meydana gelmektedir. Ağrı ve apse ile meydana gelir ve günümüzde en kolay ameliyatlardan biridir. Bazı sağlık kuruluşları gün içinde lazer ile operasyon yapıp hastanın o gün işe bile gitmesinde hiç bir sakınca olmadığını belirtirler.

      Makat çatlağı; makattaki kanamalar genelde herhangi bir çatlak yüzünden yada hemoroid denilen hastalık yüzünden meydana gelmektedir. Makattaki kasların yırtılması ve zedelenmesi ile meydana gelmektedir.
      • Kabızlık
      • Bayanların doğum yapması
      • Acı ve baharatlı besinler tüketmek
      • İshal
      • Çok fazla alkol tüketimi
      • Stres
      Yukarıdaki etkenler makat bölgesinde çeşitli çatlakların meydana gelmesine sebep olmaktadır. Ağrı, kanama, kaşıntı olarak kendini göstermektedir. Bu tip makat ameliyatı genellikle lokal anestezi ile yapılmaktadır. Hasta bir gün içinde normal yaşamına devam etmeye başlar.

      Makat iltihabı; her yaş grubunda görülebilen bir hastalıktır. Genellikle 30-40 yaşları arasında görülme sıklığı oldukça fazladır. Erkeklerde daha çok görülmektedir. Hasta tuvalete çıktığında ağrı meydana gelmektedir. Daha sonra bölgede kızarıklık, kaşıntı ve şişlik ile devam etmektedir. Enfeksiyondan kaynaklı olarak hastada bulantı, kusma, halsizlik, terleme ve ateş oluşmaktadır. Hastanın hemen doktora başvurması gerekir. Hastalık tedavi edilmez ise iltihap diğer dokulara yayılır ve daha kötü sonuçlar meydana gelmesine sebep olur. Bu tip durumlarda doktorunuz kesin teşhisi koymak için sizden MR isteyebilir. Makat ameliyatı hastanın durumuna göre genel veya lokal olarak gerçekleştirilebilir. Hasta makat ameliyatından sonra hızla iyileşmeye başlar. Çeşitli ağrı kesiciler, oturma banyosu ve antibiyotikler verilmektedir.

      Makat ameliyatları sonrası 1-2 hafta süren kanama olabilir. Hasta paniğe kapılmamalıdır. Çok aşırı bir kanama, ateş, baş dönmesi ve ağrı meydana gelirse hemen doktorunuza başvurmanız gerekir.

      Makat ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler;
      • Uzun süre oturmamalı
      • Bol bol lifli yiyecekler tüketilmeli
      • Kesinlikle ağır bir şeyler kaldırmamalı
      • Bol sıvı gıdalar tüketmeli, kabız ve ishal olunmamalı
      • Doktorun verdiği ağrı kesici ve antibiyotikleri düzenli olarak kullanmalı
      • Bol bol dinlenmelidir.
      Genellikle ameliyatlar duruma göre en fazla 30 dakika sürmektedir. Bazı durumlarda botoks tedavisi dahi uygulanabilir. Hastaların makat ile ilgili sorunları var ise hastanelerin genel cerrahi bölümünde makat rahatsızlıkları konusunda uzman bir doktora muayene olmaları gerekmektedir. Hastaların makat ameliyatı konusunda bilinçli olmaları ve sağlık kuruluşlarının da utanılacak bir şey olmadığı konusunda insanları bilinçlendirmeleri gerekmektedir.
      ]]>
      Göz Rengi Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/goz-rengi-ameliyati.html Sat, 21 Jul 2018 05:12:57 +0000 Göz Rengi Ameliyatı, Son yıllarda tekniğin ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan ve estetik amaçlı olarak uygulanan göz rengi ameliyatları yeni bir moda akımının da başlamasına neden oldu. Fakat estetik kaygı ile yapılan göz Göz Rengi Ameliyatı, Son yıllarda tekniğin ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan ve estetik amaçlı olarak uygulanan göz rengi ameliyatları yeni bir moda akımının da başlamasına neden oldu. Fakat estetik kaygı ile yapılan göz rengi ameliyatları ''ne kadar güvenilir'',''bu ameliyatların geri dönüşü var mı'' ve ''yan etkileri nelerdir'' gibi konular hala tartışma konusu. Bu makale sizlere kısaca ''göz rengi ameliyatı nedir'' ''nasıl yapılır'' ''riskleri nelerdir'' gibi konularda temel bilgileri vermeyi amaçlamaktadır. 

      Göz rengi ameliyatı nedir Göz rengi ameliyatı, göz rengini koyu renklerden daha açık renklere çevirmeyi amaçlayan ve temelinde İris'e rengini veren bazı pigmetleri yok ederek göz renginde değişiklik sağlayan bir tür lazer uygulamasıdır. Göze rengini veren tabaka retinanın hemen önünde yer alan Koroid tabakasıdır. Koroid tabakası pigmentlerden oluşur. Gözün renkli görünmesini sağlayan ise bu pigmentlerdir. Pigmentler ne kadar çok ise göz rengi o kadar siyaha yaklaşır, pigment sayısı azaldıkça ise göz rengi maviye döner. Göz rengi ameliyatı Koroid tabaka üzerinde yer alan pigment sayısını azaltarak göz rengini mavi ve tonlarına çevirebilir.   

      Göz rengi ameliyatı nasıl yapılır Göz rengi ameliyatı yaklaşık 10 sene önce Kaliforniya'da Dr. Gregg Homer ve ekibi tarafından geliştirilmiş ve hala geliştirilmekte olan bir ameliyattır. Ameliyat sırasında dalga boyu gizli tutulan lazer ışını 20 saniye de bir İris üzerinde gezdirilir. İşlem sırasında koyu göz rengini oluşturan melanin pigmentinin hücreleri terk etmesi sağlanır. Böylelikle Koroid tabaka üzerinde yer alan pigment sayısı azaltılır. Böylelikle daha açık renkli göz irisi meydana gelir. İşlem geri alınamaz. Açık renkli bir kişi bu operasyonla göz rengini koyulaştıramaz. Yeni göz rengi ameliyat gerçekleştikten sonraki 3 haftalık süreç içerisinde tam rengini alır.  

      Göz rengi ameliyatını herkes yaptırabilir mi Göz rengi ameliyatı şu anki teknoloji ile sadece koyu renk gözleri mavi ve tonlarına çevirebilmektedir. Açık renk gözler daha koyu renklere dönüştürülemez. 

      Ameliyat sonrasında göz rengi eski haline döner mi Hayır, bu ameliyatların geri dönüşü yoktur. Siz isteseniz bile eski rengi geri getirilemez. 

      Göz rengi ameliyatının bir yan etkisi var mı Göz rengi ameliyatları 10 senedir üzerinde çalışılan ameliyatlar olmalarına rağmen teknik olarak çok yeni ameliyatlardır ve yan etkileri tam olarak bilinmemektedir. Yan etkilerin çoğu teori aşamasında olup tartışmalar devam etmektedir.  Tespit edilen ama genel bir geçerliliği olmayan yan etkileri arasında, güneş ışığına karşı hassaslaşma, göz tansiyonu, katarakt, retina yüzeyinde bozulma ve bilinen 1 vakada ise tamamen körleşme tespit edilmiştir. Eldeki verilerin çoğu kısa vadede güvenli bir uygulama olduğu konusunda hemfikir olunmuş olunsa da şu an ki teknikle tamamen zararsız diyebileceğimiz bir uygulama değildir. 

      Göz rengi ameliyatı fiyatları nelerdir Göz rengi değiştirme ameliyatları yeni yeni uygulanan ameliyatlar oldukları için maliyetli ameliyatlardır. Fakat işlemin yaygınlaşması ile fiyatların zaman içinde daha makul seviyelere çekileceği de bir gerçektir. 
      ]]>
      Skolyoz Ameliyatı Sonrası https://www.ameliyatlar.gen.tr/skolyoz-ameliyati-sonrasi.html Sat, 21 Jul 2018 23:21:44 +0000 Skolyoz ameliyatı sonrası, Omurga bölgesinde görülen skolyoz eğriliği, omurganın sağa sola ve içeri doğru kıvrımlar oluşturmasından meydana gelen bir rahatsızlıktır. Normal bir kişinin omurgası, boyundan kalça Skolyoz ameliyatı sonrası, Omurga bölgesinde görülen skolyoz eğriliği, omurganın sağa sola ve içeri doğru kıvrımlar oluşturmasından meydana gelen bir rahatsızlıktır. Normal bir kişinin omurgası, boyundan kalça kemiğine kadar düz bir hat şeklinde iner. Bazı skolyoz hastalarında da omurga bakıldığında düz görünmesine rağmen ancak çekilen röntgenlerde skolyozun varlığı tespit edilir. Bu rahatsızlık ergenlik çağında ve gelişmekte olan çocuklarda daha fazla görülmektedir. Skolyoz hastalığı ilerlediği zaman bel ve sırt hastalıkları, kalp, akciğer ve karaciğerde bozukluklar gözlemlenir. İç organlar işlevlerini rahat gerçekleştiremediğinden farklı hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. yapılan müdahale ve fizik tedavilerde düzelme sağlanamaz ise ameliyat yapılır. 

      Skolyoz ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir

      Skolyoz ameliyatı sonrası, skolyoz eğriliğinin düzelmesi 1-3 yıllık bir zaman dilimini almaktadır. Bu süre içerisinde hasta doktorunun önermiş olduğu fizik tedavilerini kesinlikle aksatmadan düzenli olarak devam ettirmelidir. Ameliyat sırasında eğri olan bölgeye vücutla uyumlu sağ ve sol omurga bölgesine demir çubuk yerleştirilerek omurga eğriliği düzeltildiği için, uzman hekim ameliyat sonrası eğriliğin düzeldiği kanaatine varır ise hastanın sırt bölgesinde omurganın düz durmasını temin eden demirlerin çıkarılması için yeni bir operasyon düzenlenir. Çıkarılan demirlerden sonra hasta 1 aylık dinlenme süresi geçirerek normal hayatına geri döner.

      Skolyoz ameliyatı sonrası hastanın kendisini tam olarak toplaması zaman almaktadır. Skolyoz ameliyatı sonrası düzeltilmiş kemik dokusunun sağlamlığını elde etmesi ve sırta konulan demir ve platin çubukların doğru pozisyonunu kaybetmemesi için 6 aylık dönemde hastanın ağır egzersiz ve spor hareketlerinden uzak durarak belini çarpacak vuracak öne ve arkaya çok şiddetli eğecek hareketlerden kaçınması ve çok dikkat etmesi gerekir. Skolyoz ameliyatı sonrası hastanın özel bir korse giymesi gerekir. Bu korse ile normal hayatına devam edebilir. Hastanın yüksek enerji gerektiren işlerine geri dönmesi aşağı yukarı 3 ayı bulur. Belli bir süre ameliyat bölgesine su değdirilmemelidir. Çünkü skolyoz ameliyatı sonrasında mikropların etkisi ile ameliyatlı bölgede iltihaplar oluşabilir. Ağır kaldırmaktan kesinlikle kaçınılarak beklenmeyen bir durum gözlemlendiğinde derhal doktora başvurulmalıdır.

      ]]>
      Mesane Tümörü Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/mesane-tumoru-ameliyati.html Sun, 22 Jul 2018 00:54:36 +0000 Mesane tümörü ameliyatı, İçi boş ve adaleli bir yapıdan oluşan mesane, böbrekten süzülen idrarın depolanarak dışarı atıldığı yerdir. Mesane tümörü ise, mesanenin iç yüzeyini saran hücrelerde meydana gelir Mesane tümörü ameliyatı, İçi boş ve adaleli bir yapıdan oluşan mesane, böbrekten süzülen idrarın depolanarak dışarı atıldığı yerdir. Mesane tümörü ise, mesanenin iç yüzeyini saran hücrelerde meydana gelir. En sık görülen mesane tümörü tipi üroepiteliyal karsinomdur. Yassı epitel hücreli karsinom ise mesanenin uzun süreler boyunca infeksiyon ve iritasyonla karşı karşıya kalmasından sonra gelişen mesane tümörüdür. Adenokarsinom adı verilen mesane tümörü ise mesanede salgı yapan hücrelerden kaynaklanmaktadır. Mesane tümörü erkeklerde daha fazla görülmektedir. Mesane tümöründe kesin tanı koyulduktan sonra, uygun tedavi uygulanmadığında hasta için ölüm tehlikesi oluşturabilecek yüksek dereceli bir kanser türüdür.

      Mesane tümörü ameliyatı nedir nasıl yapılır

      Mesane tümörü adale tabakalarına bulaşmış ise (T2 ve T3) genç yaşta olan ve genel durumu iyi olan hastalarda mesanenin tamamen çıkarılarak, sonrasında bağırsak mesane yapılması en ideal yöntemdir. Mesane tümörü ameliyatı sonrası yapılan idrar yoluna bağlanan barsak mesane (ortotopik mesane) hasta konforu açısından son derece uygun bir yöntemdir. Bu uygulamanın yapılması mümkün olmayan hastalarda ise karında idrar torbası taşınan yöntem tercih edilmektedir. Mesane tümörü ameliyatları günümüz şartlarında laparoskopik yöntemler ile rahat bir şekilde yapılmaktadır.

      Mesane tümörü ameliyatı, hastanın durumuna göre genel yada lokal anestezi ile yapılabilmektedir. Mesane tümörü ameliyatında hastanın karnı aç olmalıdır. Ameliyatta idrar deliğinden girilerek mesaneye ulaşılır, tümörlü kısım elektrikli bir cihaz yardımı ile çıkarılır. Ayrıca mesanenin bütün tabakalarından da aynı anda örnekler alınır. Mesane tümörü ameliyatı sonrasında hasta ertesi gün ayağa kalkabilmektedir. Ameliyatı takiben 2. yada 3. gün idrar sondasının çıkarılmasıyla birlikte hasta taburcu edilebilmektedir. Mesaneden alınan örnekler ve tümörlü hücre patolojiye gönderilerek sonuçları beklenir.

      Patoloji raporu sonuçlarında tümörün özellikleri ve düşük yada yüksek dereceli olup olmadığı tespit edilir. Tümörün idrar kesesinin diğer kısımlarına ne kadar ilerleyip ilerlemediği de patoloji raporunda bildirilir. Mesane tümörünün tüm özellikleri detaylı bir şekilde incelenmiş olunur. Mesane tümörü ameliyatında kanserli dokunun tamamen çıkarılması bazı hastalarda yeterli bir tedavi şekli olabilmektedir. Boyutu 3 cm'den daha büyük olan mesane tümörü ameliyatlarında hem tümörü tamamen çıkarmak hem de mesaneyi delmeden derin katmanlardan örnek alabilmek çok ciddi bir cerrahi tecrübe gerektiren işlemdir.    


      ]]>
      Diz Protezi Ameliyatı Sonrası https://www.ameliyatlar.gen.tr/diz-protezi-ameliyati-sonrasi.html Sun, 22 Jul 2018 17:32:30 +0000 Diz protezi ameliyatı sonrası, dizin hareketlerini ve gücünü geri kazanması için düzenli egzersiz yapılması ve günlük aktivitelere kademeli bir şekilde tekrar başlanılması tam iyileşme için önemli bir süreç olacaktı Diz protezi ameliyatı sonrası, dizin hareketlerini ve gücünü geri kazanması için düzenli egzersiz yapılması ve günlük aktivitelere kademeli bir şekilde tekrar başlanılması tam iyileşme için önemli bir süreç olacaktır. Günde 2-3 kez yaklaşık 30 dakika kadar egzersiz yapmanız önerilmektedir. Bu egzersizler ile bacak ve ayaklarınızdaki kan dolaşımı artacak ve kan pıhtısı oluşumunu engelleyebileceksiniz. Bu hareketler aynı zamanda kas kuvvetini arttırmada, kalça hareketlerinin düzeltilmesinde de önemli bir yere sahiptir. Bu hareketlere diz protezi ameliyatından hemen sonra başlayabilirsiniz. İlk başta zor gelebilen bu hareketler iyileşmenizi hızlandıracak ve ameliyat sonrası ağrınız da azalma olduğunu göreceksiniz.

      Diz protezi ameliyatı sonrası yapılması gereken egzersizler

      Ayak Bileği Pompası; Ayağınızı yavaşça aşağı bastırıp yukarıya doğru çekin ve sonra biraz dinlenin. Bu egzersizi her 5-10 dakikada bir birkaç defa tekrarlayın. Bu egzersize ameliyattan hemen sonra başlayıp, tamamen iyileşene kadar yapmanızda fayda var.

      Ayak Bileği Döndürmesi; Ayağınızı, ayak bileğinden içe ve dışa doğru döndürülerek yapılan bir egzersizdir. Bu hareketi günde en az 3-4 defa yaklaşık 10 kez tekrar edin.

      Oturur Pozisyonda Destekli Diz Bükme; Sağlam ayak desteği ile ameliyatlı diz bükülüp düz hale getiren tekrarlı hareketlerin yapılmasıdır. Her zorlamada 10 saniye tutun ve gün boyunca yorulana kadar yapın.

      Oturur Pozisyonda Desteksiz Diz Bükme; Ameliyatlı dizin kendi kuvveti ile diz bükme hareketleri yapılmaktadır. Her zorlamada 10 saniye tutun ve gün boyunca yorulana kadar yapın.

      Yatak Destekli Diz Bükme; Topuğunuzu kalçanıza doğru kaydırarak, dizinizi kırın ve bunu yaparken topuğunuzu yataktan kaldırmayın ve dizinizin içeriye doğru dönmesine izin vermeyin.

      Kalça Kasma; Kaba etlerini kasıp 5 kadar bu şekilde durun.

      Açma Egzersizi; Bacağınızı dışarıya doğru açabildiğiniz kadar açın ve tekrar kapatın.

      Uyluk Set Egzersizi; Uyluk kasınızı kasarak dizinizi yatağa doğru bastırın ve 5-10 saniye kadar basılı tutun. Bu egzersizi 10 defa 10 dakikalık setler halinde uyluk kasınız yorulana kadar yapın.

      Düz Bacak Kaldırma; Uyluğunuzu, dizinizin arkasını yatağa tamamen değecek şekilde kasın. Topuğunuz yataktan 5 veya 10 cm yukarıya kalkacak şekilde, bacağınızı kaldırın ve 10 saniye tutup yavaşça indirin.

      Havlu veya Çarşaf Yardımlı Dizi Tam Kırma; Bu şekilde diz tam büküme zorlanır. Her zorlamada 10 saniye tutun ve gün boyunca yorulana kadar yapın.

      Diz protezi ameliyatı sonrası hedefler

      • Kendi kendinize yatağa girip çıkabilecek duruma gelmelisiniz
      • Dizinizi tam uzatmalı ve 90 dereceye kadar bükebilmelisiniz
      • Diz tam ekstansiyona getirilmeye çalışılmalıdır
      • Koltuk değneği veya yürüteç kullanılmayacak duruma gelinmelidir
      • Önerilen ev egzersizlerine mutlaka uyun

      Diz protezi ameliyatı sonrası ev aktiviteleri; 

      • Eğer eviniz 2 katlı ise yatak odanızın alt katta olması daha iyi olacaktır.
      • Yerdeki kilimleri kaldırın. Büyük halıların kenarlarına takılmamak için koli bandı ile zemine yapıştırmalısınız.
      • Yürüyüş alanlarınızdaki mobilyaları, elektrik veya telefon kablolarını ortadan kaldırın.
      • Evin içindeki merdivenlere tırabzan taktırın.
      • Karanlık koridorlara gece lambası koyunuz ve gece tuvalete kalkarken el feneri kullanınız.
      • Banyo ve tuvalete güvenlik barları veya destek alabileceğiniz aparatlar monte ettiriniz.
      • Duş sandalyesi ve tuvalet ihtiyacı için klozet kullanılması daha doğru olacaktır.
      • Yemek masasında yemek yiyiniz.

      ]]>
      Ameliyat Duası https://www.ameliyatlar.gen.tr/ameliyat-duasi.html Mon, 23 Jul 2018 04:07:43 +0000 Ameliyat Duası, Ameliyat esnasında yada ameliyat olacak kişi için okunacak duaların bütününe ameliyat duası denir. Ameliyat olacak kişinin üzerinde ki ağır stresi azaltmak ve ameliyat esnasında herhangi bir sorunla karşılaşma Ameliyat Duası, Ameliyat esnasında yada ameliyat olacak kişi için okunacak duaların bütününe ameliyat duası denir. Ameliyat olacak kişinin üzerinde ki ağır stresi azaltmak ve ameliyat esnasında herhangi bir sorunla karşılaşmamak için ameliyat duası okunur. Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sözlerinin yazdığı hadisi şerif kitaplarında hastalar için okunması gereken bir çok duadan bahsetmiştir. Bugün günümüzde Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hadisi şerif kitaplarından faydalanarak hastalarımızın ameliyatlarının sıkıntısız geçmesi için okumaktayız. Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalar için okuduğu dualar:

      Ameliyat İçin Okunacak Dualar:

      "Arş-ı Azimin Rabbi olan Allah-u Azimüşşan'dan sana şifa vermesini ve ihsan etmesini dilerim."

      Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayrıca aile fertlerinden bir rahatsızlandığında ve hastalandığında mübarek elini hasta olan kişinin alnına koyarak şu duayı ederdi:

      "Allahım! (Celle Celaluhu) Sen bütün insanlık aleminin Rabbisin. Bu hasta olan kişinin acısını dindir. Ona şifa ver. Şüphesiz şifayı veren ancak Sensin. Senden başka bir şifa verecek ve şifa yaratacak da yoktur. Ancak Senin şifan vardır. Bu kuluna da hastalığından hiç bir eser kalmayacak bir biçimde şifalar ihsan eyle."

      Ameliyat Duası, Bu duaları ameliyat olacak olan kişiye okumak o kişinin ameliyatının kolay geçmesini, ameliyat olacak kişinin de rahatlamasını sağlar. Bu nedenle duaların insan üzerinde çok güçlü bir etkisi vardır. Ayrıca ameliyata hazırlanırken de bir kere Ayet-el Kürsü duasını, 7 defa Fatiha duasını, 3 kere İhlas Suresini, 3 kere Felak Suresini ve 3 kere de Nas Suresini okumak çok etkilidir. Ameliyat boyunca her işin rast gitmesini ve ameliyatın rahat geçmesini sağlar. Dualar kişinin maneviyatını yükselten en tesirli ilaçtır. Bu nedenle dua eden kişiyi olumsuzluk kaplamaz. Her şeye olumlu baktığı için bütün işleri hayır ile sonuçlanır. 

      Ameliyat Esnasında Okunacak Dualar:

      "Alemlerin Rabbi Allah-u Teala'nın Adıyla. Allah (Celle Celaluhu) sana bütün hastalıklardan şifa versin. Haset eden hasetçilerin şerrinden ve bütün nazarı değmiş olan kişilerin şerrinden Allah-u Teala seni korusun."

      "Alemlerin Rabbi Olan Allah-u Teala'nın adıyla. Seni rahatsız eden her şeyin şerrinden her türlü kötü nefis den, bakan her türlü kem gözden sana Allah-u Teala tarafından bir korunma diliyorum. Allah-u Teala sana şifa versin. Sana Allah (Celle Celaluhu) adı ile koruma diliyorum. 
      ]]>
      Ses Teli Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/ses-teli-ameliyati.html Mon, 23 Jul 2018 19:54:10 +0000 Ses Teli Ameliyatı: Davranış tedavisi, ilaç tedavisi ve ses terapisi uygulanmasına rağmen düzelmeyen ses teli nodülleri veya ses teli polipleri bir mikroskop altında, ağız içerisinden salınan metal laringoskop denilen alet Ses Teli Ameliyatı: Davranış tedavisi, ilaç tedavisi ve ses terapisi uygulanmasına rağmen düzelmeyen ses teli nodülleri veya ses teli polipleri bir mikroskop altında, ağız içerisinden salınan metal laringoskop denilen alet yardımıyla eksize edilerek alınmaktadır. Geleneksel olarak mikro cerrahi araçları yardımıyla ve mikroskop altında ses teli ameliyatı yapılması şeklinde tanımlanan bu teknik Microlaryngeal Surgery (MLS) olarak bilinir.

      Ses Teli Ameliyatı Yapılması: Bu yapılan ses teli ameliyatı tekniğinde, boyundan ilave kesi yapılmasına gerek kalmadan, hastanın başı ameliyat masasında arkaya doğru yatırılıp, sonra, saplı metal boru şeklinde olan bir alet ağız içinden sokulur ve ses telleri görülür hale getirilir. Sonrasında bu metal alet sabitlenip, mikroskop altında ses tellerine müdahale yapılır.

      Son yıllarda ses telleri ameliyatı için mikrodebrider, radyo cerrahi (radyo frekans) ve karbondioksit aracılığıyla yapılan modifiye teknikler geliştirilmiştir.

      Ses Teli Ameliyat Riskleri: Bu uygulanan her iki teknik için de ses tellerinin alt tabakası olan lamina propria (lp)' nin hasara uğraması ve skar oluşumu riskleri vardır. İki tekniğin de yıkıcı vokal yan etkilerini önlemek için çok dikkatli ve yetenek isteyen bir cerrahi işlem gerektirir. Bundan ayrı olarak lazer sistemin hava yolunda potansiyel termal bir hasar oluşturabilme riski de vardır. Son 10 yıl içinde, ses teli ameliyatları için, termal hasar ve ses teli hasarı riskinin çok az olduğu, çelik aletlerin kullanıldığı klasik tekniğin kullanımının tercih edilme eğilimi ortaya çıkmıştır. Endolarengeal mikroşirürji veya Mls Ameliyatı için, mikro cerrahi aletleri kullanılır. Genel anestezinin altında ağız içinden sokulan ve hava yolunun mikroskop altında değerlendirilmesine imkan sağlayan Mls aletleri ile ses teli nodül ameliyatı ve ses teli polip ameliyatı yapılıyor.

      Ses Teli Ameliyatında Kullanılan Aletler: Ses teli ameliyatında, farklı boyut ve açıları olan, punç biyopsi, açılı makas ve diğer mikro cerrahi aletler kullanılması yardımıyla ses telleri üzerinde bulunan nodul, polip benzeri lezyonlar ve kansere çevirebilme özelliği olan kısımlar alınabilmektedir. Birçok kbb doktorunun sık karşılaştığı bir durum olan ses teli nodülü, davranış, ses terapisi ve ilaç tedavi seçenekleriyle tedavi olmazsa, yukarıda anlatılan klasik Mls ameliyat tekniği ile eksize yapılarak tedavi edilmektedir.

      Ses Teli Ameliyatı Sonrası: ses teli ameliyatı genel anestezi altında yapıldıysa, ameliyattan sonraki 4 saat süreyle ağızdan yenilip içilme yapılmamalıdır. Yemek borusu veya yutak bölgesine ameliyat yapılmadığından, ses teli nodül ve ses teli polibi ameliyatından sonra, sert sıcak gıda yenilip içilmesinde sakınca yoktur. Ameliyat öncesi reflü varsa, ameliyat sonrası diyet düzenleyip, anti­reflü tedaviye başlanması ve kilo kaybı planlanması yapılmalıdır. Sigara ve alkol kullanılmaması ses tellerindeki epitel iyileşmeyi hızlandırır.

      ]]>
      Lazerle Basur Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/lazerle-basur-ameliyati.html Tue, 24 Jul 2018 17:43:25 +0000 Lazerle basur ameliyatı, lazer tedavisi günümüzün en yaygın şekilde kullanılan tedavi yöntemlerden biridir. Bir çok hastalığın tedavisi için kullanılan lazer, basur ameliyatı içinde kullanılıyor. Makat bölgesinde oluşa Lazerle basur ameliyatı, lazer tedavisi günümüzün en yaygın şekilde kullanılan tedavi yöntemlerden biridir. Bir çok hastalığın tedavisi için kullanılan lazer, basur ameliyatı içinde kullanılıyor. Makat bölgesinde oluşan damar şişkinlikleri, tedavi etmede etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Basur tedavisinde diğer seçeneklere göre alternatif olarak kullanılan lazer yöntemi, hastalara bazı avantajlar sağlamaktadır. Lazer yöntemi bir tür ışık olarak kabul edilir ve yüksek ısıya sahip olan ışıkla basur memesine odaklanıp, memeyi ısıtır. Bu etki meme üzerinde 2-4 mm derinlikte ve 6-8 mm genişlikte olan hasarına sebep olur. Bu çalışma sinirlerinden bittiği yerde olduğu için, hastaların tedavi sürecinde hafif bir yanma hissediliyor. Basur memesinde oluşan yanmayla beraber, bölgede olan ve genişleyerek varisleşmiş damarları da yakmakta, bunların hacmini küçültür. Bu kontrollü yanık sayesinde, zayıflayan bölgenin yenide sağlıklı doku gelişimi meydana gelir.

      Lazer basur ameliyatı hastaların istirahat etmesine gerek kalmıyor. Bu yöntemle uygulanan ameliyat hastaların dinlenmesi yeterlidir. Diğer ameliyatlarda hastaların yaklaşık olarak 2-3 ay arasında dinlenmesi gerekebilir. Bunun sebebi ise ameliyatlarda hastaya uygulanan kesi yerinin iyileşmesinin çok zaman olmasından kaynaklanmaktadır. Basur ameliyatının makattan yapılması sebebiyle hastalarda sıkılma, utanma gibi duygular oluşabilir. Lazer tedavisi 10 dakika içerisinde kısa bir sürede tamamlandığı için hastalar bakımından daha rahatlatıcı etkiye sebep olur. Üstelik lazerle tedavi edilen basur memelerinin tekrarlama olasılığı da bulunmuyor. Lazerle basur ameliyatı olunca, kalın bağırsağın son bölümlerinde çevresel dokuların yapışmasından dolayı basurla birlikte görülen makat sarkması da düzelebilir. Kanayan basur memelerinden, damarlardan oluşan kan pıhtıyla birlikte kanama hemen kesilmektedir. Lazerle uygulanan basur tedavisi birçok hastaya avantaj sağlamaktadır.

      Lazerle basur ameliyatı avantajları nelerdir

      • Lazer tedavi sürecinde geniş bir doku çıkarılmadığı için, hastada makat bölgesinde darlığa sebebiyet vermez.
      • Bu tedavi sürecinde neşter tarzı kesici aletler kullanılmadığından bölgede bulunan kaslar da hasar söz konusu olmaz.
      • Lazerle yapılan tedavi yöntemi ağrısız bir yöntem olduğu için, hastalara narkoz verilmesine gerek kalmaz.
      • Lazerden sonra uygulanan tedavi ağrı meydana gelmediği için hasta hemen günlük yaşamına geri dönebilir ve işinde kaldığı yerinden işine devam edebilir, okula gidiyorsa okuluna da devam edebilir.
      • Makat bölgesinde olan kaslar kesilmediğinden hastada dışkı veya gaz tutamama gibi problemler görülmez. 
      ]]>
      Platin Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/platin-ameliyati.html Wed, 25 Jul 2018 07:06:13 +0000 Platin ameliyatı, diz mafsalında bariz kireçlenmesi olan hasta olanların ağrılarını gidermek ve gündelik hayatta  zorlandıkları merdiven inip-çıkma,  yürüme gibi fonksiyonları yeniden rahatça yapabilmelerini sağlar. Operasy Platin ameliyatı, diz mafsalında bariz kireçlenmesi olan hasta olanların ağrılarını gidermek ve gündelik hayatta  zorlandıkları merdiven inip-çıkma,  yürüme gibi fonksiyonları yeniden rahatça yapabilmelerini sağlar. Operasyon ardından gaye ağrının minimuma indirilmesi ya da yok edilmesidir. Kinematik diz protezi operasyonu ardından hastanın yürüyebilme kapasitesi artar ayrıca eskiden kullandığı baston, yürüteç benzeri desteklere de ihtiyacı kalmaz ya da kimi zaman gereklidir.

      Kinematik temele dayanan diz platin ameliyatları ya da başka bir isimle total diz protezi klasik diz protezi operasyonlarından daha farklıdır. Klasik mekanik total diz protezi ameliyatları ardından hasta kişilerde diz mafsal hareketlerinde katılık, süren ağrı ve dizde boşalma duygusu sık sık görülebilir. Kinematik total diz protezlerinde ise klasik diz protezlerine yönelik iyileşme daha acele, gündelik işlevlere dönüş daha kolay ve acele, buna bağlı olarak hasta memnuniyeti daha çoktur.

      Hangi Hastalara Diz Platini Gerekir


      Dizde artriti olan hastalar diz protezi için en ciddi adaylardır. Bu hasta olanlarda başlıca yakıntı ağrıdır. Vakit içersinde yavaş artan ağrı yer alır ancak kimi zaman hastayı yatağa düşürebilecek akut alevlenmeler görülebilir. Ağrı sonuçta hastayı gündelik aktivitelerinden alıkoyacak seviyesi artar. Birtakım hasta olanlarda sabahları sertlik görülür. Gün içersinde aktivite arttıkça diz yumuşar ve hareketleri artar. Bilhassa Romatoid artriti vaziyette olan hastalar için bu tipiktir. Vakit süre dizde şişlik ve ısı artışı olabilmektedir. Bu dönemlerde sık sık güçlü ağrı da tabloya eklenir ve iltihap tablosu ile karışabilir. Artritin iltihaptan ayırt edilmesi seçilecek olan cerrahi metoda karar verilmesi bakımından çok çok mühimdir. Son zamanlarda platin ameliyatı takma ömrünün 20-25 seneye uzadığı varsayılırsa yapım yaşı mahalline dünya standardı kavramı daha ciddi hale gelmiştir.

      Diz Platin Ameliyatı Riskleri

      Diz kısmında oluşabilen ciddiyeti yüksek kırılmalarda platin şıkça kullanılmaktadır. Kırığın acele kaynamasını gerçekleştiren güzel bir teknik gibi görülse de platin kullanımın da ciddi zararlı etkisi olabilmektedir.
      • Platin ve aynısı metallere alerjisi olan şahıslarda platin takılması sonunda ciddi alerjik tepkiler meydana gelebilir.
      • Platin ameliyatı ardından yanma, acı, dayanılmaz ağrılar meydana gelebilir.
      • Platin ameliyatı ardından iltihap gelişmesi de bireyin yaşayabileceği zorluklardan bir başkaidir.
      • Ameliyattan seneler atlattıktan ardından bireyin sağlığı iyi olsa dahi oradaki platinin alınması gerekebilir. Bu hal bireyin yine bir cerrahi müdahale geçirmesine ve yine iyileşme süreci yaşamasına sebep olmaktadır.
      • Platin ameliyatı birtakım hallerde (yine kaza geçirme, vurma, çarpma, vb) parçalanabilir. Parçalanan platin parçaları sinirlere zarar verebilir.
      ]]>
      Açık Prostat Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/acik-prostat-ameliyati.html Thu, 26 Jul 2018 06:16:21 +0000 Açık prostat ameliyatı, prostat erkeklerin korktuğu hastalıkların başında geliyor. İdrar kesesinin alt kısmında bulunan ve yaklaşık olarak 20 gram kadar ağırlığında olan ve erkeklere özgü bir hastalıktır. Prostat erkekler Açık prostat ameliyatı, prostat erkeklerin korktuğu hastalıkların başında geliyor. İdrar kesesinin alt kısmında bulunan ve yaklaşık olarak 20 gram kadar ağırlığında olan ve erkeklere özgü bir hastalıktır. Prostat erkeklerde spermlerin beslenmesini sağlar. Bu nedenle de döllenmenin gerçekleşmesine yardımcı olur. Yaklaşık olarak 18-20 yaşına kadar pek aktif olarak çalışmaz. Ancak bu yaşlardan sonra aktif olarak büyümeye başlar. 
      Açık prostat ameliyatı nedir;

      İyi huylu prostat büyümesi ameliyatı eski yapılan cerrahi yöntemlerden biridir. Yaşamımızda modern teknolojinin gelişmesiyle birlikte açık prostat ameliyatı nedenlerini sınırlı hale getirmiştir. Günümüzde bu operasyonun yapılış nedeni olarak modern teknolojik yöntemler ile ameliyat çok uzun sürecek, çok büyük (200-250) gramın üzerinde prostat bulunan hastalarda uygulanacak olan bir yöntemdir. Önceden 60 gramın üzerinde prostat bulunan hastaların ameliyatında klasik TUR yönteminin risk oluşturacağı kişilerde sıklıkla kullanılan bu uygulama günümüzde artık fazla tercih edilmemektedir. 

      Açık prostat ameliyatı, Karnın alt tarafından veya apışarasından yapılan ve yaklaşık 10-15 santimlik bir kesiden yapılan cerrahi bir yöntemdir. Bu operasyonda cilt kesilerek yapılır. Kestikten sonra cilt altında bulunan yağ depoları prostat ve mesanenin üzerini örten kas dokuları ayrıldıktan sonra yöntemine bağlı olarak prostat kapsülü veya mesane açılarak prostat kapsülü içeride bırakılacak şekilde prostatın büyümüş kısmı bir parmak ile ayrılarak alınır. Ve daha sonra yine yöntemine bağlı prostat kapsülü veya mesane kapatılır ve kaslar dikilir. Ardından cilt altı yağ dokuları ve kaslar dikilerek kapatılır. Kişiler operasyon sonrasında yaklaşık 7-10 gün arasında sonda takılarak izlenir. Bu süre boyunca ilk üç gün ağırlıklı olarak idrardan kan gelir ve kişiler hastanede yattıkları süre boyunca durumları da sondalı olarak takip edilir. Yara üzerinde yağ nekronu gelişmesi ve enfeksiyon durumunda açık yara pansumanı yapılması ve daha sonra tekrar dikilme ihtimali, uzun süre hastanede yatışı ve hastaları diğer yöntemlere göre daha uzun süre ve şiddetli ağrı hissetmesi bilinen bir dezavantajdır. Bu dezavantajın sonunda modern yöntemlere göre hızla popülerliğini yitirmekte olan bir operasyondur. Artık günümüzde dev prostatlı kişilerle karşılaşmadıkça açık prostat ameliyatı uygulanan bir yöntem değildir. 
      ]]>
      Apandisit Ameliyatı Sonrası Beslenme https://www.ameliyatlar.gen.tr/apandisit-ameliyati-sonrasi-beslenme.html Thu, 26 Jul 2018 18:41:11 +0000 Apandisit ameliyatı sonrasında beslenme, hastalarda görülen apandis sancılarının ile birlikte hastanın ameliyat edilmesi gerekir. Hasta ameliyat edildikten sonra 6 saat içinde ayağa kalkıp yürümeye başlayabilir. Bu süre içerisi Apandisit ameliyatı sonrasında beslenme, hastalarda görülen apandis sancılarının ile birlikte hastanın ameliyat edilmesi gerekir. Hasta ameliyat edildikten sonra 6 saat içinde ayağa kalkıp yürümeye başlayabilir. Bu süre içerisinde ağızdan yiyecekleri almaya başlar ve ağrı kesici ilaçlar ile hastanın ağrılarının azaltılması sağlanır. Apandisitin alınmasının ardından hastanın vücudunda herhangi bir bozukluk görülmezken ameliyat olan hastanın günlük yaşantısına dönmesinde herhangi bir problem görülmez. Bu ameliyat sonrasında hastayı herhangi sıkıntılı süreç beklemezken herhangi bir ağrı uyandıracak bir durumda gözlenmemektedir. Kimi apandisit ameliyatı olan hastaları ameliyat olduğu gün taburcu edilirken; bazı hastaların ise bir gün veya iki gün hastanede kalması gerekir. Kişide görülen apse yaradan gelen kan gibi problemlerde hastanın hastanede kalması tavsiye edilir. Herhangi bir şikayet görünmeyen hastaların ise ameliyat sonrasındaki gün taburcu edilmesi gözlenirken; antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar kullanması için gerekli reçeteye yazılır. Ancak apandisit patlamış olarak hastaneye gelen ve ameliyat olan kişinin uzun süre hastanede yatması, gerekli kontrollerinin ve bakımının yapılmasının ardından taburcu edilmesi sağlanır. Ameliyattan sonra hastanın yarısının 2 gün kapalı kalması üçüncü gün pansuman sökülüp atılarak kişinin banyo yapması ve yarıyı açık bırakılması gerekir. Yara üzerinde akıntı gibi problemler bulunur ise pansuman yapılması gerekir. Apandisit ameliyatında gizli dikişle bulunuyor ise dikiş alınmasına gerek yokken; iplikler görülüyor ise bir hafta sonra dikişlerinin alınması gerekir.

      Apandisit ameliyatı sonrasında beslenme şekli

      Apandisit ameliyatı olan kişilerin özel diyet yapmasına gerek yoktur. Kişinin günlük sağlıklı ve dengeli beslenmesi vücudun gerekli ihtiyaçlarının karşılanması açısından son derece önemlidir. Beslenme şekillerinde günlük sebze, meyve, doğal ürünler tercih etmesi iyileşme süreci açısından son derece önemlidir. Apandisit ameliyatı olan kişilerin günlük vücudun gerekli vitamin ve mineral ihtiyaçlarını, kalsiyum ihtiyaçlarını karşılayacak yiyecekler tüketmesi; et, balık ve beyaz et gibi ürünlere tercih etmesi vücudun ihtiyaçlarının karşılaması bakımından önemlidir. Bunun yanı sıra kalsiyum açısından önemli olan süt, peynir,, ayran yoğurt gibi ürünler tercih etmesi vücudun bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi açısından önemli olacaktır. Böylece ameliyat ile alakalı vücutta oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilmiş olur. Bazı hastalarda apandisit ameliyatı sonrasında mide bulantısı gibi şikayetler bulunur. Bu süreçte kişi bir şey yemek istemezken; sıvı şeylerle beslenmesi tavsiye edilir. Apandisit ameliyatı sonrasında beslenme açısından yasaklanacak herhangi bir ürün yoktur. Ancak hastanın dengeli ve sağlıklı beslenmesi, alkol sigara gibi olumsuz alışkanlıklardan uzak durması tavsiye edilir. Apandisit ameliyatı olan kişilerin bir hafta araç kullanmaması gerekirken; cinsel açıdan da ilişkiye girmekten kaçınması gerekir. Ayrıca apandisit ameliyatı olan kişinin 10 kilodan fazla ağırlık kaldırmaması, vücudu yoracak egzersizler yapmaması tavsiye edilir. Spor olarak kişilerin günlük kısa yürüyüşler yapması vücut için önemlidir.
      ]]>
      Basur Ameliyatı Sonrası https://www.ameliyatlar.gen.tr/basur-ameliyati-sonrasi.html Thu, 26 Jul 2018 22:00:58 +0000 Basur Ameliyatı Sonrası, Basur ameliyatı yaşın ilerlemesiyle beraber pek çok kişinin dışkılama esnasında bağırsağın dışarı sarkması nedeniyle artış gösteren bir ameliyat türüdür. Basur ameliyatı ne kadar kolay gibi z Basur Ameliyatı Sonrası, Basur ameliyatı yaşın ilerlemesiyle beraber pek çok kişinin dışkılama esnasında bağırsağın dışarı sarkması nedeniyle artış gösteren bir ameliyat türüdür. Basur ameliyatı ne kadar kolay gibi zannedilse de gerçekten çok zor bir süreç olan durumdur. Basur ameliyatı kısa sürse de basur ameliyatı sonrası çok şiddetli ağrılar ve kramplar ne yazık ki hayatınızı bir süre olumsuz etkileyecektir. Özellikle ilk 5 gün çok dikkat edilmesi gerekmektedir. 

      Basur Ameliyatı Sonrası Ne Yapmalıyız
      • Basur ameliyatı sonrasında ilk olarak hastaya bolca çay ve kahve içtirerek narkozun etkisinin geçmesi sağlanmalıdır. 
      • Ameliyat sonrasındaki ilk hafta kişinin katı yiyeceklerden uzak kalarak sıvı gıdalar tüketmesi gerekmektedir. 
      • Özellikle kişiye sebze çorbası gibi baharatsız ve bol vitaminli çorbalar, meyve suyu ve özellikle su tüketmesi konusunda sıkça ısrar edilmelidir. 
      • Kişiye acı ve baharatlı gıdalar asla verilmemelidir. 
      • Kişi tuvalete gittiğinde çok zorlanacaktır. Bu nedenle geniş bir leğene sıcak su doldurarak bir süre rahatlaması sağlanmalıdır. Bu sayede kişi sıcak suya oturma banyosu yaptırılmalıdır. Sıcak su damarların esneyerek boşaltımın daha rahat olmasını ve ağrı hissinin azalmasını sağlar. 
      • Aynı zamanda ameliyat sonrası verilen kremleri size tarif edildiği şekilde kullanmalısınız. Kremleri uygularken hijyenik olmasına ve işiniz bittikten sonra mutlaka ellerinizi yıkayın. 
      • Sık sık iç çamaşırınızı değiştirin. 
      • Muayene ve kontrol gününüzü ihmal etmeyiniz. 
      ]]>
      Açık Varis Ameliyatı https://www.ameliyatlar.gen.tr/acik-varis-ameliyati.html Fri, 27 Jul 2018 10:05:49 +0000 Açık varis ameliyatı, günümüzde yaşı ilerlemiş olan insanlarda yapılan en önemli tedavilerden biridir. Çok sık bir şekilde uygulanan bu ameliyat Türkiye'de hızla gelişen sağlık koşullarıyla birlikte oldukça rahat bir şek Açık varis ameliyatı, günümüzde yaşı ilerlemiş olan insanlarda yapılan en önemli tedavilerden biridir. Çok sık bir şekilde uygulanan bu ameliyat Türkiye'de hızla gelişen sağlık koşullarıyla birlikte oldukça rahat bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Birçok hastanın acı çekerek zor durumlar yaşamasına neden olan varisler başta diz bölgesi olmak üzere vücudun birçok yerinde ortaya çıkabilmektedir. Ortaya çıktığı günden itibaren çok ciddi ağrılara neden olan bu varislerin tedavi edilmesinde birçok farklı yöntem vardır. Bu yöntemlerden en önemlileri tabi ki açık varis ameliyatı ve kapalı varis ameliyatıdır. Açık varis ameliyatı, direk olarak damarlar üzerine yapılmaktadır. Çünkü varis hastalığı direk olarak damarları etkileyen bir hastalıktır. Açık olarak yapılan varis ameliyatında tabi ki birçok avantaj ve dezavantaj bulunmaktadır. Bu avantaj ve dezavantajlara göre insanlar ameliyat yöntemini seçebilmektedir. Fakat günümüzde birçok insan bu seçimi direk olarak doktoruna bırakmaktadır. Aslında bilinmesi gerekir ki varis tedavisinin tek yöntemi açık varis ameliyatı değildir. Bu nedenle birçok zaman açık varis ameliyatı yerinde diğer ameliyat yöntemlerinin seçilmesi çok daha iyi olacaktır. 

      Açık varis ameliyatı nasıl yapılır

      Aslında ameliyatın yapılmasında en önemli şey doktorun kalitesidir. Çünkü işinde iyi olan doktorların yapmış oldukları ameliyat çok daha iyi olacaktır. Açık varis ameliyatı birçok zaman lokal anestezi altında yapılmaktadır. Anestezi lokal olarak yapıldığı için kişinin narkoz etkisinde kalması ve ameliyat sonrasında bu etkiyi üzerinden atması çok zor olmayacaktır. Bu nedenle kesinlikle narkoz açısından tereddüt edilmemelidir. Fakat bazı hastaların durumuna göre doktorlar kişide genel anesteziyi önerebilmektedir. Bu ameliyat anestezi altında yaklaşık olarak yarım saat ile iki saat arasında değişiklik göstermektedir. Direk olarak yapılan açık varis ameliyatı, varislerin durumuna göre bu süreç uzayabilir ya da daha da kısalabilir. 

      Ameliyat sonrasında ne gibi durumlar görülür
      • Açık varis ameliyatı aslında çok zor ameliyatlardan biridir. Bu nedenle aslında bu ameliyata iyi bir şekilde hazırlanmanız gerekir. Çünkü verilen lokal ya da genel anestezinin etkileri tam olarak geçmeye başladığında yaklaşık 24 saat sonrasında ağrılar başlayabilir. Bu ağrılar sizler belli bir derecede zorlayabilir. 
      • Meydana gelen açık varis ameliyatı sonrasında bir diğer problem ise yaklaşık olarak 45 güne kadar iş gücü kaybının yaşanmasıdır. Özellikle açık varis ameliyatının yapıldığı bölgeye bağlı olarak bu süre uzayabilir ya da kısalabilir. Örneğin diz kapağı arkasında yapılan bir varis ameliyatı 45 gün kadar iş gücü kaybı yaşamanıza neden olacaktır.
      • Ameliyattan hemen sonra varisli bölgede şişlikler ve morluklar ortaya çıkar. Siz kendinizi zorladıkça şişlik ve morluklar artış gösterecektir. Bu nedenle biraz daha istirahat taraftarı olmanız sizler için çok daha iyi olacaktır.
      • Tekrarlama riski yapılan açık varis ameliyatı sonrasında ortaya çıkan en ciddi sorunlardan biridir. bu nedenle özellikle birkaç ay sonra sorun tekrardan ortaya çıkabilmektedir.
      • Ameliyat sonrasında gerekli olan doktor kontrolleri aksatılmadan yapılmalıdır. Aksi durumlarda ters giden bir durum olduğunda müdahalede geç kalınabilmektedir. Bu nedenle kesinlikle gerekli olan müdahaleler yapılmalıdır.
      ]]>